Rüyapedia
Doğa

Rüyada Kuru Ağaç Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Kuru ağaç rüyası genellikle bir eksiklik duygusuyla hatırlanır: dallar duruyor, gövde yerinde, ama ağaçta hayat yok. Klasik tabir bu sahneye iki ayrı kapıdan bakar ve bu iki kapı birbirinin zıddı değildir.

Birinci kapı verimin kesilmesidir. Bu bahsin temel kaidesi kök sayfada duruyor: gördüğünüz ağaç bir insana karşılık gelir. Kuruluk da o insanda bir şeyin bittiğini söyler; artık meyve vermiyor, gölge tutmuyor, yaprak taşımıyor. Bir eserde bu tek cümleyle geçer: mevsimi dönmüş ağaç artık kuru bir değnektir.

İkinci kapı odundur. Ağaç kuruyunca ortadan kalkmaz, verdiği şey değişir. Bu yüzden aynı ağaç, yakacak arayan biri için hayır tarafında kaydedilir. Kaynaklarda kuru ağaç doğrudan hidayet ve rızık diye geçer, gerekçesi de yazılıdır: yakacak ondan çıkar.

Rüyayı hatırlarken sorulacak soru bu iki kapıdan hangisinde durduğunuzdur: ağaca neyi umarak yaklaştınız. Meyve ya da gölge mi beklediniz, yoksa zaten kesip taşımaya mı geldiniz.

İslami rüya tabiri

Kuru ağacı ne hâlde gördünüz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Yeşil bildiğiniz bir ağacı kurumuş buldunuz Yürüyen bir işin durması
Ağaç zaten kuruydu, siz odun için gelmiştiniz Kolayına gelmiş bir rahatlık
Kurumuş hurma ağacı gördünüz Dışı duran, içi bitmiş bir kişi
Kurumuş ağaçtan taze meyve devşirdiniz Hoşlanmadığınız birinden gelen gerçek fayda
Biri o kuru odunu yontuyor, işliyordu Islah tarafı; birine çekidüzen verilmesi
Yanınızda odun vardı Görülen bir ihtiyaç; atıl duran bir maldan gelen pay
Odunu kırmanız, biçmeniz gerekiyordu Yorularak gelen karşılık
Odun kesilmiş ve düzgün hazırlanmıştı Zorun kolaylaşması, bir kapının açılması
İki üç odunu ateşe koydunuz Orada çıkıp büyüyen sert bir söz
Odunu tutuşturdunuz Birini bir mercie şikâyet etmek
Sırtınızda odun taşıdınız Arkadan konuşulan, canı acıtan söz
Odun meyve veren bir ağaçtan çıkmıştı Bir gelirin kesilmesi
Bir bağ odununuz vardı Çeşit çeşit, dağınık bir mal
İşsizdiniz ve yanınızda odun gördünüz Kadri yüce birinin yanında iş
Odunu yediniz Girmemesi gereken bir kazanç
Kesilmiş bir kütüğün üstünde iş görüyordunuz Düzgünse geçim, değilse faydanın durması
Kuru ağaç yeşerdi, meyveye durdu Bir yerdeki sıranın değişmesi

Kurumak ile kuru bulmak aynı şey değil

İki eserde birden duran kısa bir kayıt bu ayrımı kurar: yeşil bildiği arazisinin kuruduğunu gören kişi için okuma ağırdır ve doğrudan başa gelen bir sıkıntı tarafındadır. Burada mesele kuruluk değil kurumadır; işleyen bir şeyin durmasıdır.

Gündelik karşılığı somuttur: dönen bir dükkânın kepenginin inmesi, düzenli ödeyen bir müşterinin susması, senelerdir gelen bir kiranın kesilmesi, sık uğranan bir kapının artık çalınmaması. Rüyanın söylediği şey bir felaket değil, bir kalemin kapanmasıdır.

Zaten kuru bir ağaç görmek ise başka bir sahnedir. Orada bir şey durmuyor; duran şey çoktan durmuştur ve mesele geriye ne kaldığıdır. Yöntem üzerine yazılmış bir eser bu sahne için tâbircinin ağzına verilecek cevabı harfiyen yazar: odun için gelene denecek söz **“yaklaşan, kolaylaşmış bir rahatlık”**tır.

Kuru ağacın kendisi kimdir

Bu bahsin en açık ve en az bilinen kaydı burada. İki eser birden kurumuş hurma ağacını iki yüzlü bir adam diye okur. Kesilmiş kuru kereste için de aynı karşılık verilir ve gerekçesi metnin içine yazılmıştır: kereste, ağacından kesildiği andan beri ölüdür. Ayakta duruyor, yük taşıyor, iş görüyor gibi görünüyor; ama canlılığı yok.

Bugünkü karşılığı tanıdıktır: sözü hâlâ dinlenen ama arkasında bir şey kalmamış bir isim; kâğıt üzerinde duran, fiilen işlemeyen bir ortaklık; toplantıda konuşan ama karar yetkisi çoktan alınmış biri; selamı sıcak, kapısı kapalı bir tanıdık. Aynı hat bir adım daha gider ve o keresteyi işleyen kişiyi insanları terbiye eden, dünya işlerinde onlara çekidüzen veren biri sayar. Yani sahnede biri kuru odunu yontuyorsa, okuma ıslah tarafına geçer.

Maddenin en güzel sahnesi de burada: kurumuş bir ağaçtan taze meyve devşirmek. Kaynak bunu tek bir karşılıkla verir; hâlini onaylamadığınız birinden gerçekten işinize yarayan bir şey öğrenmek. Ağzı bozuk bir ustadan zanaat öğrenmek, hiç sevmediğiniz bir yöneticiden iş yürütmeyi öğrenmek, güvenmediğiniz birinin verdiği bilginin doğru çıkması. Sıkıntı içinde olan biri için aynı sahne ferahlama tarafında da kaydedilir.

Odun tarafı: geriye ne kaldı

Kuruyan ağacın verdiği şey değişince tabir de değişir. Odun kaynaklarda ayrı bir maddedir ve iki yönü vardır.

Hayır tarafı ölçülüdür. Yanında odun bulunması ihtiyaçların görülmesi, eline geçen bir rızık ve atıl duran bir maldan gelen pay olarak geçer: yıllardır kapalı duran bir dükkândan, kimsenin uğraşmadığı bir tarladan, bölüşülmemiş bir hisseden gelen para. Odun kırılıp biçilmeyi bekliyorsa karşılık yorgunlukla gelir; kesilmiş ve düzgün hazırlanmışsa okuma zorun kolaylaşması ve bir büyüğe yakınlık tarafındadır. İşsiz biri kendini odunla görürse kaynak bunu kadri yüce birinin yanında iş bulmak diye kaydeder.

Şer tarafı ise tek bir yere bakar: söze. Odun bahsi doğrudan söz taşımaya bağlanır ve sahneler bunu adım adım açar. İki üç odunu ateşe koymak, orada sert bir sözün çıkıp büyümesidir; odunu tutuşturmak birini yukarıya, bir mercie şikâyet etmektir; sırtta odun taşımak insanların arkasından konuşulan, canını acıtan sözdür. Aynı madde bir de dil bağı verir: cimri ya da kalın kafalı biri için “filan bir odundur” denildiği için odun bazen elindekini vermemek diye de okunur. Bu hattın devamı rüyada kavga etmek sayfasındadır.

Bir kayıt daha var ve ölçü verir: odun meyve veren bir ağaçtan çıkmışsa, o meyvenin malının bozulması tarafında okunur. Yani kesilen ağaç değil, gelirdir: kiraya verilen yerin boş kalması, satan bir ürünün tutmaz olması.

Ateş bahsinin bu maddeye niçin bağlandığı da yazılıdır. Kaynaklar ateşi hem yol gösterici hem geçim sayar; karanlıkta onunla yol bulunur, yolcunun da evdekinin de işi onunla görülür. Kuru ağacın hidayet ve rızık tarafında kaydedilmesinin sebebi budur: kuruluk ağacın sonu değil, başka bir işe yarar hâle gelmesidir.

Aynı hattaki bir sahne bunu iyice somutlaştırır: odunu ateşe sunmak. Kaynak bunu Rabbine yaklaşmak diye okur ve hemen ardından üç gündelik karşılık sıralar; çocuğunu bir hocaya teslim etmek, hasmını hâkimin önüne çıkarmak, hastayı hekime götürmek. Odun tutuştuysa çocuğun yolu açılır ve dava lehe döner.

Kurunun kendi başına hayır sayıldığı yer

Kaynaklar kuru meyveyi yaş meyveden ayırır ve gerekçesini de yazar: yaş olan çabuk bozulduğu için kalıcı olmayan bir rızık, kurusu ise çok ve kalıcı bir rızık sayılır. Kuru üzüm, hurma ve tahıllar bu fasılda hep aynı tarafta durur.

Karşılığı bellidir ve bugün de aynen işler: bir kerede eline geçen para değil, aylara bölünmüş, saklanabilen, bozulmadan duran bir gelir. Kuruluk burada yoksunluk değil dayanıklılıktır. Ayrıntısı rüyada meyve görmek sayfasında, hurmanın kendi bahsi ise rüyada hurma görmek sayfasındadır.

Kuru ağacın yeniden meyveye durması için de ayrı bir madde vardır ve bu madde ağaç bahsinde değil, eşyanın hâl değiştirmesi bahsindedir. Okuması şudur: bir yerdeki makam sahiplerinin değişmesi ya da çalışan kişinin hâlinin şerden hayra dönmesi. Kaide iki yönlü kurulur; hayırdan şerre dönüş de aynı maddede durur ve hangisi olduğunu rüyanın kendi ayrıntıları söyler.

Ne demek değil: Kaynaklarda kuru ağaç için bir de ecel okuması vardır; bu sitede o okuma bir haber olarak verilmez. Bir rüyaya bakarak kimsenin ömrü, hastalığı ya da akıbeti hakkında hüküm verilmez; tabir bir tahmin değildir ve gaybı bildirmek tâbircinin işi sayılmaz. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Psikolojik açıdan

Kuru ağaç rüyası çoğunlukla bir şeyin bittiğinin kabul edilmeye başlandığı dönemde görülür. Kişi hâlâ eski işleyişe göre davranır: aynı numarayı arar, aynı kapıya uğrar, aynı sonucu bekler. Rüyadaki ağaç yerinde durur ama vermez.

İkinci sık geldiği yer, birinin ya da bir bağın gerçekte ne olduğunu görmeye başlamaktır. Dışarıdan sağlam duran ama içi boşalmış bir ilişki, bir kurum, bir vaat.

İki okuma burada buluşur. Klasik kaynak “geriye ne kaldı” diye sorup odunu gösterir; psikolojik okuma da aynı yere gelir: bitmiş olanı kabul etmek, elde kalanı işe yarar hâle getirmenin ilk şartıdır.

Olumlu anlamları

  • Odun için geldiniz ve ağacı kolay kırılır buldunuz: kolayına gelmiş bir rahatlık
  • Yanınızda kesilmiş, düzgün hazırlanmış odun vardı: zorun kolaylaşması
  • Kurumuş ağaçtan taze meyve devşirdiniz: hoşlanmadığınız birinden gelen gerçek fayda
  • Kuru ağaç yeşerip meyveye durdu: bir yerdeki sıranın değişmesi
  • İşsizdiniz ve yanınızda odun gördünüz: kadri yüce birinin yanında iş

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Yeşil bildiğiniz ağacı kurumuş buldunuz: yürüyen bir işin durması
  • Kurumuş hurma ağacıydı: dışı duran, içi bitmiş bir kişi
  • Odunu ateşe koydunuz: orada çıkıp büyüyen sert bir söz
  • Sırtınızda odun taşıdınız: arkanızdan konuşulan, canınızı acıtan söz
  • Odun meyve veren bir ağaçtan çıkmıştı: bir gelirin kesilmesi

Ağaç rüyasının diğer ayrıntıları

Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.

Ne oldu, ne yaptınız?

Hangi haldeydi?

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Ana yoruma dön

Bu rüyanın genel anlamı ve tüm ayrıntıları için.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada kurumuş ağacın yeşerdiğini görmek ne anlama gelir?

Bunun için kaynaklarda ayrı bir madde vardır ve madde ağaç bahsinde değil, eşyanın hâl değiştirmesi bahsindedir. Kurumuş bir ağacın meyveye durması, bir yerdeki makam sahiplerinin değişmesi ya da çalışan kişinin hâlinin şerden hayra dönmesi olarak okunur. Kaide iki yönlüdür; aynı maddede hayırdan şerre dönüş de kayıtlıdır ve hangisi olduğunu rüyanın kendi ayrıntıları söyler. Gündelik karşılığı kapanmış sanılan bir dosyanın yeniden açılması, el değiştirip canlanan bir dükkân ya da uzaklaşılmış bir akrabayla yeniden görüşülmesidir.

Rüyada odun görmek ne demektir?

Odun kaynaklarda ağaçtan ayrı bir maddedir ve iki yönü vardır. Yanında odun bulunması ihtiyaçların görülmesi, eline geçen bir rızık ve atıl duran bir maldan gelen pay olarak geçer; odun kırılıp biçilmeyi bekliyorsa karşılık yorgunlukla gelir, kesilip düzgün hazırlanmışsa zorun kolaylaşması tarafında okunur. Şer tarafı ise söze bakar: odunu ateşe koymak orada çıkıp büyüyen sert bir söz, odunu tutuşturmak birini bir mercie şikâyet etmek, sırtta odun taşımak ise insanların arkasından konuşulan sözdür.

Rüyada kurumuş hurma ağacı görmek ne anlama gelir?

Bu, kuru ağaç bahsinin en açık kaydıdır ve iki eserde birden aynı karşılığı taşır: kurumuş hurma ağacı iki yüzlü bir adamdır. Kesilmiş kuru kereste için de aynı okuma verilir ve gerekçesi metnin içinde yazılıdır; kereste, ağacından kesildiği andan beri ölüdür. Bugünkü karşılığı sözü hâlâ dinlenen ama arkasında bir şey kalmamış bir isim, kâğıt üzerinde duran ama fiilen işlemeyen bir ortaklık ya da yetkisi çoktan alınmış olduğu hâlde toplantıda konuşan biridir.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    şecere maddesindeki kuru ağaç kaydı; hatab maddesinin tamamı; tahvîlü'l-eşyâ maddesi; nahle maddesi

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    el-haşebü'l-yâbis bahsi ve oradaki gerekçe; en-nahletü'l-yâbise kaydı; el-hatab bahsi

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    hatabın yaşı ve kurusu hakkındaki kayıt; haşeb ve neccâr maddeleri; yeşil arazinin kuruması kaydı

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    nahle bahsindeki kuru hurma ağacı ve ondan taze devşirme kaydı; 42. bâb (ateş ve odun); neccâr, haşşâb ve hattâb kayıtları; kuru meyve faslı. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    ağacın ikbal vakti faslı ve odun isteyene verilen cevap; kuru meyveler ve tahıllar faslı

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)