Rüyapedia
Doğa

Rüyada Ağaç Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Korunmuş en eski tabir kitabında ağaç bahsi tek bir cümleyle açılır ve o cümle bugünkü rüya sitelerinin hiçbirinde geçmez: ağaçların hepsi adamdır. Devamı da yazılıdır; kişinin insanlar arasındaki hâli, ağacın tabiatı, faydası, kokusunun hoşluğu ve verimi neyse odur. Meyvesinden bir şey elde eden, adamlardan mal elde eder.

Gerekçesini bir başka eser açıkça yazar ve bütün bahsi ayakta tutar: ağaç kendisinden faydalanılan şeydir. Kimi zaman meyvesi, kimi zaman yaprağı, kimi zaman gölgesi, kimi zaman odunu için istenir. Bu yüzden rüyadaki ağaç bir manzara değil, kendisinden fayda umduğunuz bir kişidir.

İkinci sabit karşılık kadındır, gerekçesi de yazılıdır: ağaç sulanır, yük tutar ve meyvesini doğurur.

Üçüncüsü dilden gelir. Arapçada ağaç ile çekişmek aynı kökten türer; bu yüzden tanımadığınız bir ağaç, hele geceleyin görüldüyse, doğrudan çekişme ve sıkıntı tarafında okunur.

Rüyayı hatırlarken sorulacak ilk soru “ne ağacıydı” değil şudur: o ağacın neyine ihtiyacınız vardı ve ağaç hangi mevsimdeydi.

İslami rüya tabiri

Ağacı ne hâlde ve ne için gördünüz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Yemyeşil, meyve yüklü bir ağaç gördünüz Yardımı dokunacak, eli açık biri
Ağaç baharındaydı, içinde su yürüyordu Beklenen fayda yakın
Yaprak dökümündeydi, meyvesi bitmişti Aynı fayda var ama vakti uzak
Sıcaktan gölgesine sığındınız Sırtınızı dayadığınız, sözü geçen biri
Yağmurdan ya da bir tehlikeden korunmak için altına girdiniz Araya girip sizi koruyan biri
Meyvesinden yediniz O kişiden gelen elle tutulur bir karşılık
Gölgesine sığındınız ama ağaç meyvesizdi Yanında durulan ama eli boş biri
Tanımadığınız bir ağaçtı, hele geceleyin Çekişme; içinize sinmeyen bir gerginlik
Ağaç sizindi, bahçenizdeydi Yakınlarınızdan biri: eş, evlat, hoca, usta
Bekârsınız ve bir ağaca sahip oldunuz Nikâh bahsi
Bir şeyden kaçarken ağaca tırmandınız Aradığınız yardımın gelmesi
Ağacın tepesine çıktınız Bir kişinin önüne geçmek, onu durdurmak
Ağaç diktiniz ve tuttu Yetiştirdiğiniz, arkasında durduğunuz biri
Bahçenize birden çok ağaç diktiniz Evlat bahsi; ömürleri diktiğiniz ağaç kadar
Susuz, kurak bir yere fidan diktiniz Tutmayacak bir yere verilen emek
Ağaç kestiniz Kesilen ağaç kimi gösteriyorsa onunla arayı kesmek
Zarar veren, dikenli bir ağacı kestiniz Bir sıkıntıyı ortadan kaldırmak
Ağaç kurumuştu Odun tarafında okunur; odun arayan için ikbal vakti
Kışın da yazın da yaprağını dökmüyordu Süreklilik: mevsimle değişmeyen bir bağ
Fırtına devirdi ya da kökünden söktü O kişiyle aranızdaki şeyin dağılması
Dalını kırdınız Bir hakkı vermemek, bir işi yarıda bırakmak
Asa yapmak için meyvesiz ağaçtan dal kestiniz Dayanak edinmek; sevinç tarafında
Ağaçta kendi meyvesinden başkası vardı Yerinde durmayan bir bağ, karışan bir hesap
Kışın meyve yüklü bir ağaç gördünüz Zengin sandığınız birinden gelen zarar
Kabuklu ya da çekirdekli meyve topladınız Yorularak gelen rızık
Ağaç sizinle konuştu Kadrin yükselmesi; ayrıca bir çekişme

Ağaç kimi gösteriyor

Bir ağaca sahip olmak, gölgesinde gölgelenmek ya da meyvesinden faydalanmak tek bir yere bağlanır: o ağaç bir kişidir ve siz ondan fayda göreceksinizdir. Kimden olduğu da sayılır; kadri yüce biri, anne baba, eş, evlat, hoca, usta, geçim, mülk. Rüyayı gören bekârsa okuma nikâha döner.

Ölçü de gözle görülür: ağacın güzelliği, faydası ve öteki ağaçlar arasındaki yüksekliği kadar. Dikkatinizi çeken şey boyuysa belirleyici olan o kişinin çevresindeki yeri, meyvesiyse size ne verdiğidir.

Denklem kurulunca sahneler kendiliğinden okunur. Bir şeyden kaçarken ağaca tırmanmak ve ağacı yüksek, güçlü, sağlam bulmak muradına ermektir; kaynak buna bir de kayıt düşer, bu kurtuluş o ağacın gösterdiği kişinin eliyle olur. Ağacın tepesine yükselmek bir adamı men etmek, ağaçtan inmek ise bir adamdan ayrılmaktır. Karşılığı dolaysızdır: araya giren bir tanıdık, size kefil olan biri, ya da tersine, artık uğramadığınız bir kapı.

Mevsim, bu bahsin saatidir

Kaynakların en açıklayıcı vakası burada geçer ve tâbircinin kendi gerekçesini söylediği ender yerlerden biridir.

Bir adam İbn Sîrîn’e gelir, rüyasında kırk hurma bulduğunu söyler. Aldığı cevap ağırdır: “Kırk değnek yersin.” Bir süre sonra aynı adam gelir ve bu kez sultanın kapısında kırk hurma bulduğunu anlatır. Cevap tersine döner: “Kırk bin dirhem elde edersin.” Adam itiraz eder, aynı rüyayı niçin başka tabir ettiğini sorar. İbn Sîrîn şunu söyler: “Çünkü ilk seferinde rüyanı bana ağaçlar kurumuş ve sene arkasını dönmüşken anlattın; bu sefer ise ağaçlara sular yürümüşken geldin.”

Kaide bugün de aynen işler: mevsim iyi ya da kötü değil, zamanlama ölçüsüdür. Ağaç mevsiminin ikbalindeyse, yaprağı taze ve içinde su yürüyorsa, o kişiden gelecek fayda yakındır. Yaprak dökümündeyse aynı fayda vardır ama uzaktır; ölçüsü de kendi içindedir, meyvesinin görünmesine ne kadar kaldıysa o kadar.

Gündelik karşılığı tanıdıktır: “olacak ama bu sene değil” ile “haftaya imzalıyoruz” arasındaki fark. Rüyanın söylediği, işin olup olmayacağı değil ne kadar bekleyeceğinizdir.

Kaynaklar aynı mevsim ölçüsünü ağır bir yerde de kullanır ve eşi hasta olan kişi için hayat alameti sayarlar. Sitede o okuma bir haber olarak verilmez; ecelin ve şifanın bilgisi tâbircinin işi sayılmaz.

Ağaca niçin yaklaştınız

Bu bahsin en ince kaidesi budur ve kaynak açıkça yazar: ağacın ikbal vakti, rüyayı görenin ona duyduğu ihtiyaç ölçüsündedir. Ağaca not veren şey ağacın kendisi değil, sizin ondan ne istediğinizdir.

Sahneler bu ölçüyle bölünür. Şiddetli sıcaktaydınız ve ağacı hoş gölgeli buldunuz; yağmurdaydınız ve altına sığındınız; bir tehlikeden kaçıyordunuz ve ağaç sizi taşıdı; meyve için geldiniz ve meyveli buldunuz. Hepsi aynı tarafta okunur. Odun için gelen kişinin ağacı kuru ve kolay kırılır bulması da öyle, çünkü onun aradığı şey zaten kuruluktur. Kuru ağacın hidayet ve rızık olarak da kaydedilmesinin sebebi bu: yakacağın kaynağıdır.

Aynı kaide niyeti de hesaba katar. Ağacı dikenli, meyvesini acı ya da zor ele gelir bulmak, gösterdiği kişiyi cimri, huysuz ya da kazancı karışık gösterir. Fakat dikeni bir duvarı çevirmek ya da bir zararı savmak için istediyseniz ve aradığınızı bulduysanız okuma tersine döner. Tersi de kayıtlıdır: acı çıkmasından korkarken tatlı bulmak, bozuğun düzelmesi ve korku yerinde emniyet olarak okunur.

Meyveyi elde ettiğiniz sahnede kabuk ve çekirdek de yoruma girer, çünkü aramızda perde olan her şeyde perdesi ölçüsünde zorluk vardır. İncir, üzüm ve elma gibi kabuksuz meyveler başı da sonu da sıkıntısız rızıktır. Ceviz ve nar gibi kırılmadan yenmeyenler başı yorgunluk, sonu hoş olan rızık; kayısı ve şeftali gibi sonunda çekirdek bırakanlar ise başı kolay, sonu yorucu okunur. Ayrıntısı rüyada meyve görmek sayfasındadır.

Yaprak, dal, kabuk: o kişinin neyi

Ağaç bir kişiyse, ağacın her parçası o kişinin bir vasfına düşer. Kaynaklar bunu bir şema hâlinde verir ve şemanın kendi içinde tartışıldığını da kaydeder.

Yaprak ahlaka, güzelliğe ve giyime düşer. Gerekçesi yazılıdır: yaprak, meyveyi güneşten koruyan perdedir; güneşe çıkmış meyvede güneşin izi belli olur ve tadı hoş olmaz. Dallar nesebe, kardeşlere ve kişinin amellerinden gizlediklerine; kabuk dışına ve amellerinden süslendiği her şeye; öz suyu ise imanına, mülküne ve hayatına düşer.

Ağacın kime karşılık geldiği değişince parçalar da değişir: yöneticide yapraklar ordusunun görüntüsü ve meyvesi malı, âlimde kitapları ve ilmi, kadında çeyizi ve evlatları, ticarette meyvesi sermayesidir.

Yaprağın ikinci hattı doğrudan paradır ve dayanağı dildedir: Araplar deveyi, koyunu ve mal çeşitlerini ağaç yaprağına benzeterek adlandırmıştır; aynı kökten gümüş para da gelir. Bir kaynakta ağaç yaprakları için doğrudan “sağlam dirhemler” yazar.

Bir ayrım daha var ve en çok işe yarayanı bu: yaprağını döken ağaç zenginlik ile fakirliğe, sevinçler ile hüzünlere, hatırlamak ile unutmaya düşer; yani dönemlik olana. Yaprağını dökmeyen ağaç ise uzun ömre, rızkın devamına ve sebata düşer. Gerekçe mersin ağacı üzerinden verilir: mersin diken sağlam bir bina kurar ya da üzerinde devam edeceği bir iş yapar, çünkü mersin kışın da yazın da durur.

Ağaç dikmek

Kaynakların ölçüsü diken kişi değil, tutup tutmadığıdır. Ağaç tuttuysa okuma açıktır: bir kavimle dünür olur, şeref elde eder ve iki eserde birden geçen ifadeyle kendisi için bir adam edinmiştir, cevheri de o ağacın cevheri kadardır. Bugünkü karşılığı bir çırağı yetiştirmek, bir gencin arkasında durmak, bir ortaklığın altına imza atmaktır.

Bahçesine ağaçlar dikmek için okuma evlada geçer ve kaynak ömür ölçüsünü de verir: uzunlukta çınar gibi, kısalıkta şeftali gibi.

Ters tarafı da vakalarıyla kayıtlıdır. Susuz bir toprağa fesleğen ektiğini gören ayrı kişilere ayrı cevaplar verilmiştir: birine “bir adamı himayene almışsın, helak olmasından korkulur”, birine “yanında tutunamayacak bir kadından çocuk istiyorsun”. Dayanağı tek cümlede toplanır: bir şeyi, benzerinin telef olduğu bir yere koymuştur.

Fiilin kendi fasılları, tutmayan dikimin karşılığı ve dikenin mesleğine göre bölünmesi ayrı sayfadadır: rüyada ağaç dikmek.

Ağaç kesmek

Arapçada kesmek ile ilişkiyi kesmek aynı kökten gelir ve kaynaklar ağaç kesmeyi doğrudan buraya bağlar: ağaç kime nispet ediliyorsa onunla aranızda bir kopma. Nar ağacını kesmenin sıla-i rahmi kesmek sayılması da buradandır.

Ama kaide tek yönlü değil ve asıl bilgi burada: kesilen ağacın vasfına bakılır. İnsanlara faydalı bir ağacı kesen, insanların zarar göreceği bir iş yapmıştır. Ağaç onlara zarar veriyorsa kesmek bir şiddeti kaldırmaktır: bir zalimin görevden alınması, bir haksızlığın giderilmesi, sürüp giden bir kötü âdetin bitirilmesi.

Bu bahiste yaşanmış vakalar da kayıtlıdır. Rüyada secde ettiği üzüm asmasını kestiğini söyleyen kişiye “içki içiyordun ve ondan tövbe ettin” denmiş, adam doğrulamıştır. Bir hastada ise okuma tabir olmaktan çıkıp tavsiyeye dönmüştür: elma ağacının altında gölgelenirken onu kestiğini anlatan kişiye “afiyet elma şerbetindeydi, onu nasıl kestin” denmiş, adam şerbete dönünce iyileşmiştir.

Kesilen ağacın odun olarak neye döndüğü, hangi aletle kesildiği ve kökünden sökmekle arasındaki fark ayrı sayfadadır: rüyada ağaç kesmek. Ağaç kesilmemiş ama kurumuşsa okuma bambaşkadır: rüyada kuru ağaç görmek.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır belirli bir kişinin ömrüne ya da sağlığına dair bir bilgi değildir. Rüyada görülen ağaç bir kişiyi gösteriyor olabilir ama o kişinin kendisi değildir; bir ağaç rüyasına bakarak kimse hakkında hüküm verilmez. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Ağacın cinsi kimi tarif eder

Kaynaklarda kayıtlı yöntem üç adımlıdır: cins, sınıf, tabiat. Cins ağacın adam olduğunu söyler. Sınıf hangi tür olduğuna bakar ve o kişinin nereden geldiğini verir; gerekçe coğrafyadır, ceviz acem beldelerinde biter, hurma Arap beldelerinde. Tabiat ise ağacın kendi huyunu adama yükler: ceviz sert ve zor kırılırsa o kişiyle muamele de zor olur.

Türkiye’de oturan bir okur için bu doğrudan işler: gördüğünüz ağaç memleketinizde bilinen bir ağaçsa yorum yakın çevrenize, hiç görmediğiniz bir iklimin ağacıysa uzaktan gelen birine kayar. Kaynakta vakası da vardır; Aden’de yalnız Mısır’da yetişen bir ağaç gördüğünü anlatan kişiye “ardından sana Mısır’dan bir elçi geldi” denmiş ve doğrulanmıştır.

Tür karşılıkları da bu mantıktan çıkar. Hurma hasepli, şerefli, insanlara yumuşak bir kişidir; kökü aşireti, dalları ailesindeki artıştır. Zeytin ağacı ailesine faydalı, mübarek biri; nar din ve dünya sahibi biri, dikeni onu günahtan alıkoyandır. İncir düşmanlarının bile sığındığı biri; badem yabancı, garip biri; söğüt dost olduğuna muhalefet eden biri. Ne yenen ne koklanan kavak, servi ve ılgın ise cimrilik tarafında kaydedilir.

Ağacın türünü bilmiyorsanız yöntem yine durur: kaynakların tavsiyesi delaletleri birbiriyle kıyaslamaktır, çünkü tabirde hüküm ancak kıyasla verilir. Nasıl yapılacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasındadır.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada ağaç, kişinin kime yaslandığını gösteren sahnelerde çıkar. Anlatanın hatırladığı ayrıntı da ağacın kendisi değil altında durup durmadığıdır: gölgesine girildi mi, tırmanıldı mı, uzaktan mı bakıldı.

Ağaç rüyaları en çok iki dönemde sıklaşır: bir yükün tek başına taşınmaya başladığı dönemde ve birine güvenip güvenmemeye karar verilen dönemde. Ağacın hâli de genellikle kişinin o kişiye dair sessiz değerlendirmesiyle örtüşür.

İki okumanın buluştuğu yer burasıdır. Klasik kaynak ağacı bir insana, psikolojik okuma bir dayanağa bağlar; ikisi de sonuçta aynı soruyu sorar: arkanızda kim duruyor.

Olumlu anlamları

  • Meyvesini yediyseniz: o kişiden gelen elle tutulur bir karşılık
  • Sıcakta gölgesine sığındıysanız: sırtınızı dayadığınız, sözü geçen biri
  • Baharındaysa, içinde su yürüyorsa: beklenen faydanın yakın olması
  • Diktiğiniz ağaç tuttuysa: arkasında durduğunuz, yetiştirdiğiniz biri
  • Yaprağını dökmeyen bir ağaçsa: sözünde duran, mevsimle değişmeyen bir bağ

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Tanımadığınız bir ağaçsa: çekişme; içinize sinmeyen bir gerginlik
  • Gölgesine sığındınız ama meyvesizse: yanında durulan, eli boş biri
  • Susuz toprağa fidan diktiyseniz: tutmayacak bir yere verilen emek
  • Kışın meyve yüklü gördüyseniz: zengin sandığınız birinden gelen zarar
  • Ağaç kestiyseniz: kesilen ağaç kimi gösteriyorsa onunla arayı kesmek

Rüyanın detaylarına göre yorumu

Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.

Ne oldu, ne yaptınız?

Hangi haldeydi?

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada meyveli ağaç görmek ne anlama gelir?

Klasik kaynaklarda ağaç bir kişidir, meyvesi ise o kişiden size dönen paydır. Meyvesinden bir şey elde eden, kaynakların ifadesiyle adamlardan mal elde eder: bir tanıdığın araya girip işi bağlaması, beklenen bir ödemenin gelmesi, birinin size gerçekten faydasının dokunması. Meyvenin kabuğu ve çekirdeği de yoruma girer; kabuklu ve çekirdekli meyve yorularak gelen rızık, ne kabuğu ne çekirdeği olan meyve ise karışıksız ve kolay gelen rızık olarak kaydedilir.

Rüyada ağaç dikmek ne anlama gelir?

Kaynaklar diktiğiniz ağacın tutup tutmadığına bakar. Tuttuysa okuma açıktır: kendinize bir adam bağlamışsınızdır, cevheri de diktiğiniz ağacın cevheri kadardır. Bugünkü karşılığı bir kişiyi yetiştirmek, arkasında durmak, bir aileyle dünür olmaktır. Bahçesine ağaçlar diken için okuma evlada geçer ve kaynak ömür ölçüsünü de verir: uzun ömürde çınar gibi, kısa ömürde şeftali gibi. Susuz bir toprağa ya da mevsimi dışında dikmek ise ayrı kaydedilir ve tutmayan emek tarafında okunur.

Rüyada ağaç kesmek ne anlama gelir?

Arapçada kesmek ile ilişkiyi kesmek aynı kökten gelir; kaynaklar ağaç kesmeyi doğrudan buraya bağlar. Ağaç kime karşılık geliyorsa onunla aranızdaki bağın kesilmesi olarak okunur. Ama kesilen ağacın vasfı okumayı çevirir: insanlara faydalı bir ağacı kesmek insanların zarar göreceği bir iş yapmak, zarar veren dikenli bir ağacı kesmek ise bir sıkıntıyı ortadan kaldırmaktır. Kaynaklarda kayıtlı bir vakada üzüm asmasını kestiğini gören kişiye içkiden tövbe ettiği söylenmiş ve adam bunu doğrulamıştır.

Rüyada kuru ağaç görmek kötü müdür?

Tek başına değil. Kuru ağaç kaynaklarda yakacağın kaynağı sayıldığı için hidayet ve rızık tarafında da kaydedilir. Belirleyici olan ağaca niçin yaklaştığınızdır: odun için gelip ağacı kuru ve kolay kırılır bulmak, kaynağın ifadesiyle o kişi için ikbal vaktidir. Gölge ya da meyve umarak gelip kurumuş bulmak ise aynı sahneyi tersine çevirir. Bir kaide daha var: hayra delalet eden bir ağacı kurumuş görmek zarar tarafında, şerre delalet eden ağacı kurumuş görmek ise hayır tarafında okunur.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    bâbü te'vîli'l-eşcâr ve's-simâr ve'n-nebât; ayrıca mukaddimedeki cins, sınıf ve tabiat faslı

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    şecere maddesi; ayrıca semere, varaku'ş-şecer, cevz, zeytûn, tîn ve bustân maddeleri

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    el-eşcâr ve simâruhâ fasılları

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    43. bâb ve en-nahl bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    eş-şecer bahsi; ayrıca el-âs ve el-kerm bahisleri

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)