Rüyapedia
Yiyecekler

Rüyada Zeytin Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Zeytin, dalından koparıldığı hâliyle ağza atılmaz. Bir kere deneyen bir daha denemez; tane ağaçtan indiği anda acıdır ve bu acılık yıkamakla, silkelemekle, öylece bekletmekle geçmez. Ya haftalar süren bir tuzlu su işi vardır ya da değirmen.

Buradan çıkan sonuç zeytini sofradaki öbür mahsullerin dışına taşır: zeytinde hasat bir bitiş değil, bir başlangıçtır. Ağaç ile ağız arasında her zaman üçüncü bir aşama durur ve rüya sahneleri de çoğunlukla o aşamanın içinde geçer; dalın altına serilen bez, küpün ağzına konan taş, şişenin dibinde duran tortu.

Sofradaki ölçüsü de aynı yerden gelir. Zeytin bir öğünü doldurmaz, bir öğünü yeterli kılar. Üç beş tane ekmeğin yanına konur ve kahvaltı kurulmuş sayılır. Bu yüzden zeytin sahnelerinde çokluk aranmaz; azın iş görüp görmediğine bakılır.

Ağaç tarafına geçildiğinde ölçü büsbütün değişir. Zeytin ağacı geç verir, sonra da insan ömrünü aşacak kadar uzun yaşar; diken kişi çoğu zaman ağacın en verimli yıllarını görmez. Bir zeytinlik bu sebeple tek bir mahsulden çok bir devri anlatır.

Sahnenizde tane, küp ya da yağ varsa doğru sayfadasınız. Aklınızda kalan şey elden ele geçen bir ikramsa rüyada hurma görmek bahsine, mahsulün hâli ve mevsimiyse rüyada meyve görmek bahsine, hazır bulunmuş bir tatlılıksa rüyada bal görmek bahsine bakın. Zeytini bu üçünden ayıran nokta tektir: faydası ortada durmaz, çıkarılır.

İslami rüya tabiri

Tabirnâme geleneği zeytini ve zeytinyağını bereket ile şifa tarafında kaydeder; ağacı ise ayrı bir başlık sayar. Aşağıdaki okumalar İbn Sîrîn’e nispet edilen külliyattan, Nablusî’nin Ta’tîru’l-enâm’ından, Halîl b. Şâhîn ez-Zâhirî’nin el-İşârât’ından ve Seyyid Süleyman el-Hüseynî’nin Kenzü’l-Menâm’ından oluşan literatürün zeytin çevresinde tekrar eden karşılıklarından derlendi. Kaynak listesindeki eserler bu literatürü topluca temsil eder; buradaki cümlelerin karşısına tek tek madde numarası konmaz.

Sıralama sembolün kendi güzergâhını izliyor: önce dal, sonra küp, sonra yağ. Renk en sona bırakıldı, çünkü zeytinde renk bir cins değil bir vakit bilgisidir.

Rüyanızı bulun

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Dalında, ağacın üstünde zeytin gördünüz Vakti gelince alınacak, sabır isteyen bir kaynak
Zeytin topladınız, dalını silktiniz Karşılığı işlendikten sonra çıkacak emek
Zeytin ağacı diktiniz Meyvesini sonraki kuşağın göreceği bir iş
Yaşlı, gövdesi kalın bir zeytin ağacı gördünüz Sizden önce kurulmuş, hâlâ veren bir düzen
Zeytin ağacı kesildi, kökünden söküldü Devralınan bir bağın koparılması
Zeytin yediniz, tadı hoştu Azıyla iş gören, oturmuş bir geçim
Zeytin ağzınıza acı geldi Tamamlanmamış işlem; henüz hazır olmayan iş
Küpte ya da kavanozda zeytin gördünüz Bekletildiği hâlde eksilmeyen bir hak
Zeytin küflenmişti, küpün suyu bozulmuştu Kurulduktan sonra bakılmayan bir düzen
Sofrada zeytin paylaştınız, ikram ettiniz Az olanın bölüşülmesi
Zeytin satın aldınız İşlemi başkasınca tamamlanmış, hazır gelen pay
Zeytinyağı gördünüz, şişeye doldurdunuz Bereket ve şifa tarafında okunan hâl
Zeytinyağını yemeğe kattınız Az miktarın bütünü çevirmesi
Yağ suyun üstünde ayrı duruyordu Karışmayan, kaybolmayan bir hak
Zeytinyağı yere döküldü Çıkarılmış ama kullanılmamış fayda
Yağ üstünüze bulaştı, çıkmadı Sıyrılamadığınız bir mesele
Yeşil zeytin gördünüz Erken toplanmış olan; vakit okuması
Siyah zeytin gördünüz Beklenmiş ve olgunlaşmış olan; vakit okuması

Dalda: geç veren ağaç

Zeytin ağacının tabirdeki yerini belirleyen özellik ömrüdür. Ağaç yavaş büyür, ilk mahsulünü yıllar sonra verir, sonra da insan ömrünü aşacak kadar uzun süre ayakta kalır. Zeytinliklerin bir kuşaktan öbürüne devredilmesi bundandır.

Bu yüzden dalda geçen sahneler kişinin kendi kazancından çok devraldığı ya da devredeceği şeye bakar: babadan kalan bir dükkân, uzun zamandır aynı yerde duran bir ortaklık, bugün kurulup karşılığı yıllar sonra alınacak bir düzen. Ağaç dikmek de bu tarafta okunur.

Ağacın genel okumaları, yani kök, gölge, kuruma ve devrilme, rüyada ağaç görmek sayfasında toplanmıştır. Zeytin ağacını oradaki tablodan ayıran şey takvimdir: burada konuşulan hayrın kesilmesi değil, vadesinin uzaklığıdır.

Ne demek değil: Ağacın geç vermesi hayrın hiç gelmeyeceği anlamına gelmez. Tabir âdâbında rüyanın korku veren tarafa çekilmemesi esastır; buradaki gecikme bir mahrumiyet değil, bir vade okumasıdır.

Küpte ve sofrada: acısı alınmış tane

Zeytinin sofraya çıkması için önce acısının alınması gerekir. Tane suda ya da tuzlu suda haftalarca bekletilir ve bu bekleme olmadan yenmez. Türkiye’de zeytinin evde küpe basılması, kışa hazırlanan düzenin bir parçasıdır.

Rüyada tat hoş geliyorsa okuma oturmuş bir geçim tarafındadır: büyük gelmeyen ama süren bir gelir, bir kere kurulduktan sonra kendiliğinden yürüyen bir düzen. Zeytin sofrada tek başına da durmaz; yanında ekmek olur ve az miktarı bütün bir öğünü karşılar. Rüyada ekmek görmek sayfası geçimin kendisine bakar, zeytin ise o geçimin yanında durup onu yeterli kılan şeydir.

Tadın acı gelmesi ayrı kaydedilir. Acılık bozulma değil, işlemin tamamlanmamış olmasıdır: vaktinden önce açılan bir küp, henüz konuşulmamış bir mesele, üzerinden geçilmeden kapatılmış bir dargınlık. Karşılığı da bu yöndedir; iş kötü değildir, yeterince bekletilmemiştir.

Küflenmiş zeytin ya da suyu bozulmuş küp bundan farklıdır. Orada bekleme olmuş ama bakım olmamıştır; kurulduktan sonra sahipsiz bırakılan bir düzen olarak ele alınır.

Ne demek değil: Acı zeytin, kısmetin kapanması diye okunmaz. Klasik metinlerde yiyeceğin hâli rızkın hâline yorulur ve acılık rızkın gitmesi değil, henüz elverişli hâle gelmemesidir.

Yağda: sıkılarak çıkan fayda

Zeytinin en çok bilinen hâli tane değil yağdır ve yağ ancak ezilerek çıkar. Klasik metinlerin zeytinyağını bereket ile şifa yanında anmasının zemini budur: fayda meyvenin içinde hazır durmaz, ondan çıkarılır.

Gündelik karşılığı zahmetten sonra gelen genişliktir: zor bir dönemin ardından oturan iş, uzun bir uğraşın sonunda elde kalan tecrübe, sıkıntısı çekilmiş bir meselenin arkasında kalan fayda. Yağın az miktarının koca bir tencereyi değiştirmesi de aynı tarafta okunur; küçük görünen bir imkânın işin tamamını çevirmesi.

Yağın döküldüğü sahneler ise olumsuz tarafta kaydedilir: çıkarılmış ama kullanılmamış fayda, elde tutulamayan bir karşılık.

Ne demek değil: Zeytinyağının şifa ekseninde okunması bir sağlık iddiası ya da tedavi tavsiyesi değildir. Buradaki şifa bir tabir eksenidir; sayfa hastalık, teşhis ve tedavi hakkında hiçbir şey söylemez.

Yağın karışmaması: dilin verdiği ipucu

TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Rüya” maddesi muabbirin ehliyetini sayarken dilin iştikakını, atasözlerini ve deyimlerini bilmeyi şart koşar. Türkçenin zeytinyağı için yerleşik bir deyimi var: “zeytinyağı gibi üste çıkmak.” Deyimin dayandığı gözlem fizikseldir; yağ suya karışmaz, ayrı durur ve yüzeye çıkar.

Bu gözlem rüyaya iki yönden girer. Suyun üstünde ayrı duran yağ, kalabalığın içinde kaybolmayan bir hak ya da eninde sonunda görünür olan bir emek tarafında okunabilir. Deyimin gündelik kullanımındaki ikinci yön ise olumsuzdur: hesabı başkasına bırakıp sıyrılmak. Yağın üste bulaştığı ve çıkmadığı sahneler bu tarafa yakın durur.

Ne demek değil: Bu bir klasik tabir maddesi değil, dilin kaydıdır. Deyim yorumu destekler; tek başına hüküm vermez.

Yeşil ve siyah: renk değil, vakit

Renk, arama kutusuna en çok yazılan ayrıntılardan biri, ama tabirdeki ağırlığı sanıldığı kadar yüksek değil. Yeşil ve siyah zeytin ayrı cinsler değildir; aynı meyvenin farklı olgunluk hâlleridir. Yeşil erken toplanır, siyah dalında bekletilir.

Bu yüzden renk burada bir karakter değil, bir vakit bilgisi verir. Yeşil taraf vaktinden önce girişilmiş bir işe, siyah taraf beklenmiş ve olgunlaşmış bir işe yakın durur. Rengin tek başına hayır ya da şer hükmü vermesi beklenmez; tabir âdâbı zaten rüyanın mevsime, mekâna, şahıslara, görene ve görülene göre farklı yorumlandığını söyler.

Rüyanın hayra yorulması da bu geleneğin kendi kaidesidir: Diyanet İşleri Başkanlığı yayını Hadislerle İslâm, Hz. Peygamber’in rüyaların daima hayra yorulmasını istediğini kaydeder. Ehl-i Sünnet âlimlerinin ortak kabulüne göre de rüya zannî bilgi verir, kat’î bir delil sayılmaz ve rüya ile hüküm alınmaz. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada zeytin sahnelerini bir arada tutan şey bekleyişin kendisi değil, bekleyişin bir işleme bağlanmış olmasıdır. Kişi boşuna beklemediğini bilir; küp doludur, süreç yürümektedir, ama tarih verilmemiştir. Sahne bu yüzden en çok sonucu başkasının takvimine bağlı dönemlerde anlatılır: dosyası mahkemede duran, savunması ertelenen, atama listesi açıklanmayan kişilerde.

Acı tat bunun içinde ayrı bir yerde durur. Genellikle konuşulmamış bir mesele hatırlanarak bildirilir ve anlatan kişi meselenin henüz konuşulacak kıvamda olmadığını çoğu zaman kendisi söyler. Rahatsızlık işin kötü gitmesinden değil, kıvamın ne zaman geleceğinin bilinmemesinden gelir.

Yağ sahneleri daha çok bir dönem kapandıktan sonra görülür. Sıkıntı geçmiştir ve muhasebe başlamıştır: bunca yıldan geriye ne kaldı, ne işe yaradı.

Ağacın kesildiği ya da söküldüğü sahneler devir konusuyla birlikte gelir; miras, aile işi, memlekette kalan bir mülk. Bu okumalar rüyanın karşılığını vermez; rüyayı anlatan kişinin o sırada hangi sorunun cevabını beklediğini gösterir.

Olumlu anlamları

  • Zeytin yediniz ve tadı hoş geldiyse: azıyla iş gören, oturmuş bir geçim
  • Zeytin topladıysanız: karşılığı işlendikten sonra çıkan emek
  • Zeytinyağı gördüyseniz ya da yemeğe kattıysanız: bereket ve şifa tarafında okunan hâl
  • Küpte, kavanozda zeytin durduysa: bekletildiği hâlde eksilmeyen bir hak
  • Yaşlı ve yüklü bir zeytin ağacı gördüyseniz: sizden önce kurulmuş, hâlâ veren bir düzen
  • Sofrada paylaştıysanız: az olanın bölüşülmesi

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Zeytin acı geldiyse: işlemi tamamlanmamış, ham bırakılmış bir mesele
  • Küflenmiş zeytin ya da suyu bozulmuş küp gördüyseniz: kurulduktan sonra bakılmayan bir düzen
  • Zeytinyağı yere döküldüyse: çıkarılmış ama kullanılmamış fayda
  • Yağ üstünüze bulaşıp çıkmadıysa: sıyrılamadığınız bir mesele
  • Zeytin ağacı kesildiyse ya da söküldüyse: devralınan bir bağın koparılması

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada zeytin yemek ne anlama gelir?

Bu sahnede tat bir lezzet bilgisi değil, bir işlem bilgisi verir: zeytinin ağızdaki hâli acısının alınıp alınmadığını söyler. Tadı hoş gelen zeytin, azıyla iş gören ve bir kere kurulduktan sonra kendiliğinden yürüyen bir geçim tarafında okunur. Ağızda acı kalması bozulma sayılmaz; vaktinden önce açılmış bir küp gibi, henüz hazır olmama sayılır.

Rüyada zeytin toplamak ne anlama gelir?

Toplamak bu sembolde işin sonu değil ortasıdır. Toplanan zeytin doğrudan yenmez; suya konur ya da değirmene gider. Bu yüzden sahne, karşılığı elde edilmiş bir emek olarak değil, karşılığı bir işlemden sonra çıkacak emek olarak okunur. Gündelik hâli tanıdıktır: iş bitmiştir ama ödeme, onay ya da sonuç henüz gelmemiştir.

Rüyada zeytinyağı görmek ne anlama gelir?

Yağ ancak ezilerek çıkar ve klasik metinlerin zeytinyağını bereket ile şifa yanında anmasının zemini budur: fayda meyvenin içinde durmaz, ondan çıkarılır. Gündelik karşılığı zahmetten sonra gelen genişliktir. Yağın az miktarının bütün bir yemeği değiştirmesi de aynı tarafta ele alınır. Yere dökülen yağ ise kullanılmadan giden bir imkân sayılır.

Rüyada siyah zeytin ile yeşil zeytin arasında fark var mıdır?

İkisi ayrı cins değil, aynı meyvenin farklı olgunluk hâlleridir; yeşil erken, siyah geç toplanır. Bu yüzden renk burada bir karakter değil vakit bilgisi verir. Yeşil taraf erken davranılmış bir işe, siyah taraf beklenmiş ve olgunlaşmış bir işe yakın durur. Renk tek başına hayır ya da şer hükmü vermez.

Rüyada zeytin görmek Diyanet'e göre ne demektir?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bir rüya tabiri sözlüğü yoktur ve kurum yayınlarında rüyaların delil sayılmadığı, onlarla amel edilmediği belirtilir. İnternette "Diyanete göre zeytin" başlığıyla aktarılan yorumlar bir kurum görüşü değildir; klasik tabirnâme geleneğinden gelen okumalardır.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
  • Kitapel-İşârât fî ilmi'l-ibârâtHalîl b. Şâhîn ez-Zâhirî
  • KitapKenzü'l-MenâmSeyyid Süleyman el-Hüseynî
  • AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi

    Muabbirde aranan şartlar arasında dilin iştikakını, atasözlerini ve deyimlerini bilmenin sayılması

  • AkademikTasavvufta Rüya TabiriA. Demir

    Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 1/9 (2017), s. 41-49: tabir âdâbı; rüyanın korku veren tarafa çekilmemesi ve mevsime, mekâna, şahıslara, görene ve görülene göre farklı yorumlanması

  • KitapHadislerle İslâmDiyanet İşleri Başkanlığı

    c. 1, s. 467: rüyaların daima hayra yorulmasının istenmesi

  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı): "rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez"