Rüyada Yolculuk Yapmak
Güncellendi ·
Genel anlamı
Yolculuk rüyasından uyanan insan çoğu zaman varılan yeri değil, yola nasıl çıktığını hatırlar: yanında kim vardı, hazırlık yapılmış mıydı, geri döndü mü. Klasik sözlükler de maddeyi oradan açar.
Üç ayrı eser birbirinden bağımsız olarak aynı çekirdeği yazar: yolculuk rüyada bir hâlden başka bir hâle, bir mekândan başka bir mekâna geçmektir. Biri bunu iki kelimeyle söyler (dönüşüm ve taşınma), biri “hâlden hâle intikal” diye açar. Sözlüğün ölçtüğü şey kat edilen mesafe değil, değişen hâldir.
Maddenin ilk cümlesi bundan da beklenmedik: yolculuk, insanların ahlâkının açığa çıkmasına delildir. Karşılığını herkes bilir; kimin nasıl biri olduğu en çok uzun yolda, ortak bir seyahatte, taşınmada ve sıkışılan bir işte belli olur.
Bir kayıt daha var ve kaynak onu saklamaz: yolculuk bazen gerçekten yolculuktur. İki eser bu cümleyi ayrı ayrı düşer. Yani sahne her zaman mecaz değildir; bazen çıkacağınız yolun kendisidir.
Bunu en iyi bâbın kendisi gösterir. Eserlerden birinde yolculuk tek başına bir bab değildir; aynı bâbın içinde sıçramak, yürümek, uçmak, binmek ve seferden dönmek durur. Bahis yer değiştirmenin değil, hareketin bahsidir.
Sorulacak üç soru da buradan çıkar: neyle gittiniz, nereye gittiniz, döndünüz mü. Yolun kendisi ayrı bir bahistir; orada ölçülen şey gidiş değil, uyduğunuz usûldür: rüyada yol görmek.
İslami rüya tabiri
Sözlükler bu maddede kısa yazar ama satırların çoğunun sebebini de verir. Aşağıda hüküm kadar “niçin” de aktarılıyor, çünkü asıl işe yarayan taraf orasıdır.
Neyle gittiniz, nereye gittiniz, döndünüz mü
| Rüyanızda ne oldu? | Kısaca nasıl okunur |
|---|---|
| Yolculuk ettiğinizi gördünüz | Hâlin bir hâlden başkasına geçmesi |
| Eliniz darken yola çıktınız | Darlığın kalkması, elin açılması |
| Ayaklarınız üzerinde, yaya gittiniz | Altından kalkamadığınız bir borç |
| Bineğiniz vardı ve rahat yürüdü | Yol, bineğin hâli kadar kolay |
| Eşeğe binmiştiniz | Hayır var, hız yok |
| Katıra bindiniz | Uzun sürecek yol; ondan ayrılmak yolu bırakmak |
| Gittiğiniz yer genişti, orayı tanımıyordunuz | Uzak bir yolculuk |
| Gittiğiniz yerin sınırı görünüyordu | Yakın bir yolculuk |
| Tanımadığınız bir eve ya da odaya taşındınız | Sağlam kimse için yolculuk |
| Bir yeri adımladınız, ölçtünüz | Ölçtüğünüz miktar kadar yolculuk |
| Yolculuktan döndünüz | Yanlıştan dönüş; üstlenilen hakkın ödenmesi |
| Dönerken içiniz ferahlamıştı | Gamın gitmesi, kötülükten kurtulma |
| Yol azığınızı aldınız | Önden gönderilmiş hayır |
| Yanınıza yolcular geldi | O taraftan gelecek bir haber |
| Ayakkabınızı giyip yürüdünüz | Karadan bir yolculuk |
| Ayakkabınızın bağı koptu | İstemediğiniz hâlde yoldan kalmak |
| Ayağınıza bağ ya da bukağı vuruldu | Sizi yoldan alıkoyan bir iş |
| Uzağa sıçradınız | Uzun bir yolculuk |
| Bulunduğunuz yerden daha iyisine sıçradınız | Daha yüksek bir hâle geçmek |
| Sıçrarken bir asaya dayandınız | Kuvvetli birine dayanmak |
| Üzerinizde toz vardı | Doğrudan yolculuk |
| Akan bir su, ark ya da nehir gördünüz | Sabit olmayan şey: yolculuk |
| Göl gibi durgun bir su gördünüz | Yolcu için yolun imkânsızlaşması |
| Dönen bir çark, dolap ya da değirmen gördünüz | Dönüyorsa yol ve ticaret, durursa iptal |
| İplik eğirdiniz, ağırdan alıyordunuz | Yolculuk: sizin ya da yakınınızın |
| İğin ağırşağı koptu | Yoldan vazgeçmek |
| Teyemmüm ettiniz | Yolculuk; kumla ise yolun imkânsızlaşması |
| Meçhul bir hana ya da kuyuya vardınız | Yolcuların konağı: yolculuk |
| Leylekleri dağınık gördünüz | Yolcunun dönüşü; yerleşiğe yola çıkmak |
Yaya mı gittiniz, bineğiniz var mıydı
İki eser aynı satırı yazar ve ikincisi ağırlaştırır: ayakları üzerinde yolculuk ettiğini gören, üzerine galebe çalmış bir borcun altındadır, ödemekten âciz kaldığı bir borcun. Metin sebebini yazmaz ama bağ görünürdedir: bineği olmayan, yükü kendi sırtında taşır.
Karşılığı bugün gayet somuttur: her ay yalnız asgarisi ödenen bir kart borcu, biri kapanmadan ötekinin eklendiği taksitler, kefil olduğunuz için sizde kalan bir ödeme, işi yürütsün diye alınıp işten önce büyüyen bir kredi. Yol bitmiyordur, çünkü yürüyen sizsinizdir.
Binek varsa okuma bineğe geçer ve ölçü açıkça verilir: yolculuktaki hâlleriniz bineğinizin hâli kadar olur. Eşek için satır daha da nettir: yolcu için hayırdır ama yavaşlıkla. Katır uzun yol tarafındadır; ondan ayrılmak yolculuğu terk etmektir.
En ince kayıt dizdedir: diz, yolcu için onun bineği, üzengisi ve hayvanıdır; dizde ne olursa onu bunlara nispet et. Yani rüyada bir araç görmeseniz de bedeniniz bir araç verir. Aracın kendi bahsi rüyada araba görmek, yük tarafı rüyada kamyon görmek sayfasındadır.
Uzağı ve yakını ayıran şey mesafe değil, tanıdıklıktır
Bu, sayfanın en pratik bilgisi ve bugün hiçbir yerde aktarılmıyor. Ölçü kilometre değil, gördüğünüz yerin bilinirliğidir. Bir eser bunu tek satırda verir: yer geniş ve meçhulse yolculuk uzaktır; ucu görünen, sınırı bilinen yer ise yakın bir yolculuktur.
Aynı mantık başka maddelerde tekrarlanır ve her birinde sebep de yazılır. Meçhul han yolculuktur, çünkü orası yolcuların konağıdır. Meçhul kuyu yolculuktur, çünkü yolcular ona sığınır. Bir evden tanımadığınız bir eve, bir odadan bilmediğiniz bir odaya taşınmak da buraya konur.
Bunun bugünkü karşılığı şudur: tarihi belli, süresi belli, dönüşü belli bir gidiş yakındır; ne kadar süreceği, nerede biteceği, geri dönülüp dönülmeyeceği bilinmeyen gidiş uzaktır. Aradaki fark bilette değil, ucun görünüp görünmemesindedir. Yolunu tamamen kaybettiğiniz bir sahne gördüyseniz ayrıntısı rüyada kaybolmak sayfasındadır.
Aynı satırların devamında hasta bir kimse için ağır bir karşılık da yazılıdır. Bu sayfa onu bir haber olarak vermez: ecelin bilgisi tabircinin işi sayılmaz. Sağlığınıza dair gerçek bir kaygınız varsa muhatabı bir rüya sayfası değil hekimdir.
Yolculuk, ölçülen bir şeydir
Maddenin en şaşırtıcı satırı burada ve çift yönlü işler: yolculuk ettiğini gören bir yer ölçer; bir yeri ölçtüğünü gören de yolculuk eder. Bir eser bunu oranlı bir kurala çevirir: arşın, karış ve ölçme yolculuktur, yolculuk da ölçülen miktar kadar olur, azlığıyla çokluğuyla.
Bağ zorlama değildir, fiilin içindedir: bir yeri ölçmek onu adımlayıp kat etmektir. Bir yöntem kitabı aynı bağı bir ismin içinden gösterir ve Hz. Îsâ’nın “Mesîh” adını, yeri çok dolaşıp arşınlamasıyla açıklar.
Buradan çıkan bilgi bir müjde değil, bir ölçüdür: rüya size gideceğinizi değil, gidişin ne kadarlık bir gidiş olduğunu söyler. İki günlük bir iş mi, bir mevsim mi, temelli taşınma mı. Aynı kitapta kayıtlı bir tabir de tam buraya oturur: “rüyada nakliyeci olduğumu gördüm” diyen kişiye verilen cevap tek cümledir: arazi ölçme ilmini öğreneceksin. Nakliyeciyi ölçmeye bağlayan sebep de yazılıdır: çok gidip gelmeleri.
Dönüş, gidişten ayrı yazılır
Bu maddeyi ayırt eden yer gidiş değil dönüştür; üç eser de ona ayrı satır açar. Yolculuktan dönmek tevbedir, yanlıştan ve günahtan dönüştür. Sebebi de metnin kendisindedir: tevbenin mânası zaten dönmektir. İkinci karşılık üstlenilmiş bir hakkın ödenmesidir ve nüshalar burada ayrışır; biri “üzerine vacip olanın edası”, öteki “bir hâcetin görülmesi” yazar. Üçüncüsü dönüşe gamdan ferah, kötülükten kurtuluş ve nimete kavuşmayı ekler.
Somut karşılığı bellidir: sürüklenilen bir alışkanlığın bırakılması, küsülen biriyle konuşulması, üstünüzde kalmış bir emanetin sahibine verilmesi, aylardır ertelenen bir özrün nihayet dilenmesi.
Aynı maddede kısa bir satır daha var ve dönüşün tersinden bakar: rüyada yanınıza yolcular gelirse bu, onların tarafından size ulaşacak haberlere delalet edebilir. Bugünkü karşılığı uzaktaki birinden gelen telefon, aylardır cevap vermeyen bir yerden dönen yazı, memleketten gelen bir haberdir.
Dönüş sahnesi başka maddelerin arkasından da çıkar ve hepsinde ortak nitelik aynıdır: geri gelmek. Merdivenden inmek yolcu için yolculuktan dönüştür; aynı madde basamakları yolculuğun merhalelerine, yolcuların menzil menzil konakladığı duraklara bağlar. Dağınık uçan leylekler yolcunun vatanına gelişidir. Suya atılıp geri çekildiği için balık ağı da yolcunun dönüşü diye kaydedilir. En beklenmedik olanı şudur: başının ters çevrildiğini gören kimse, gurbetteyse gecikmeden sonra ve umut kalmamışken memleketine döner.
Yolcu olan kimse için sözlük baştan değişir
Kaynakların en sistemli yaptığı iş budur: bir sembolü yazarken “ya rüyayı gören yolcuysa” diye ayrı bir satır açmak. Bu yüzden yola çıkmış ya da çıkmak üzere olan biri, aynı rüyayı bambaşka okur.
- Bağ ve bukağı. Ayağa vurulan bağ yolcu için yolculuktan alıkonmadır; tâcir için elde kalan kesat mal, gamlı için gamın sürmesi, hasta için hastalığın uzaması. Sebep tek cümlede toplanır: çünkü bunlar hareketi engeller. Aynı kitapta yaşanmış bir kayıt da durur: “ayağımda altından bir bukağı gördüm” diyen kişiye verilen cevap, senden gidecek bir şey seni yolculuğundan alıkoyar olmuştur. Bugünkü karşılığı dolaysızdır: elden çıkacak bir para yüzünden ertelenen gidiş.
- Duran su ve akan su. Akan her su yolculuktur, çünkü akış yerinde durmamaktır; buna karşılık göl yolcu için yolculuğun imkânsızlaşmasıdır. Aynı sembol ailesi hareketli hâliyle yolu açar, durgun hâliyle kapatır. Suyun kendi bahsi rüyada su görmek sayfasındadır.
- Hava. Gök gürültüsü, şimşek ve yağmur yolcu için korku, yerleşik için umuttur; ayrıntısı rüyada yağmur görmek sayfasında. Vaktinde olan şiddetli soğuk hiçbir şey göstermez; vakti dışındaki soğuk ise yolcu için yolun tamamlanmaması diye yazılır.
- Sık ağaçlık ve çalılık. Öteki insanlar için boş durmaya yorulan bu manzara, yolcu için yolculuğun zorlaşmasıdır ve sebebi de yazılıdır: çünkü oralarda yollar kesilir.
- Küçük ayrıntılar. Çok ayaklı olmak yolcu için hayır ve menfaattir. Soğan yolcu için sıhhat ve yoldan selâmetle dönüştür. İğin ağırşağı doğrudan yolcunun delili sayılır. Uykunun kendisi bile bu bahse bağlanır, çünkü uyuyanın ruhu bulunduğu mekânın dışında dolaşır; ayrıntısı rüyada uyumak sayfasındadır.
Aynı ayrımın en tuhaf örneği ayvadadır; tabircinin dil bilmesinin niçin şart sayıldığını da o gösterir. Bir yöntem kitabı aynı meyvenin Farsça bilen için izzet, güzellik ve rahat; Arapça konuşan ve onlarla oturup kalkan için yolculuk ve ayrılık diye okunduğunu yazar. Sebep meyvede değil isimdedir: meyvenin Arapça adının içinde “sefer” geçer. Başka bir eserde ayva sıktığını gören kimse kârlı bir ticaret yolculuğuna çıkar.
Yol azığı: yola çıkmadan önce gönderilen şey
Kaynak yol azığını ayrı bir satırda tutar ve okuması güzeldir: yolculuk azığını aldığını gören, önden hayır göndermiştir. Başka bir maddede de şöyle yazılır: yolculukta azık taşımak takvâya delildir; fakir için zenginliğe, borçlu için borcun ödenmesine.
Buradaki bilgi incedir. Azık yolun kendisi değil, yola çıkmadan önce yapılan şeydir. Bugünkü karşılığı da öyle: kenara konmuş birikim, vaktinden önce kapatılmış bir borç, kimseye söylenmeden yapılmış bir iyilik, çocuğun okulu için erken verilmiş bir karar. Azığını almış olmak “gideceksiniz” demekten çok, gidilecek yolun hazırlığı yapılmış demektir.
Aynı rüya her ayda aynı okunmaz
Tabir literatürünün bugün hiç aktarılmayan taraflarından biri de vakit kaydıdır. Bir eserin mukaddimesinde aylar tek tek sayılır ve ikisi doğrudan bu sayfayı ilgilendirir: zilkade ayında görülüp yolculuğa delalet eden bir rüyada yola çıkılmaması, zilhicce ayında görülüp yolculuğa delalet eden rüyada ise yola çıkılması yazılıdır. İkincinin sebebi de kayıtlıdır: o ay mübarektir ve uzağı yakınlaştırır. Günler arasında pazartesi yolculuk, evlilik ve ihtiyaçların görülmesi için hayırlı sayılır.
Bu kayıt maddenin en ilginç yeridir, çünkü tabiri doğrudan tavsiyeye çevirir. Sayfa onu bir karar ölçüsü olarak vermez; gelenekte böyle bir kaydın bulunduğunu gösterir. Rüyaya bakarak yola çıkmak ya da çıkmamak bu sitenin ölçüsü değildir.
Ne demek değil: Bu sayfadaki satırların hiçbiri çıkacağınız bir yolun nasıl biteceği, birinin dönüp dönmeyeceği ya da kimsenin sağlığı hakkında bilgi vermez. Buradaki okumalar klasik tabir metinlerinden derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir. Sahnenin nasıl tartılacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasında anlatılıyor.
Gidilen yer başka bir şehirse ve arkada bıraktığınız bağ tartışmalıysa okuma ayrı bir bahse geçer: rüyada şehirlerarası yolculuk yapmak.
Psikolojik açıdan
Psikolojik okumada yolculuk rüyası iki dönemde sıklaşır: kararı verilmiş ama henüz uygulanmamış değişikliklerde (iş değiştirme, taşınma, ayrılma) ve uzun bir bekleyişin ortasında.
Anlatan kişinin hatırladığı ayrıntı da çoğu zaman manzara olmaz, hazır olup olmadığıdır: çanta toplanmış mıydı, bilet var mıydı, yanında kim vardı. Klasik kaynakla modern okuma burada ayrışmıyor. Biri yolculuğu hâlin değişmesine bağlar, öteki kişinin değişime ne kadar hazır olduğuna bakar. Rüya varılacak yeri bildirmez; yola çıkmaya hazır olup olmadığınızı gösterir.
Olumlu anlamları
- Yolculuktan döndüyseniz: mâsiyetten dönüş, gamın gitmesi, üstlenilen bir hakkın ödenmesi
- Eliniz darken yola çıktıysanız: kaynaklarda doğrudan elin açılması
- Yol azığınızı aldıysanız: önden gönderilmiş hayır; borçlu için borcun kapanması
- Bineğiniz rahat yürüdüyse: yolun bineğin hâli kadar kolay geçmesi
- Yanınıza yolcular geldiyse: o taraftan gelecek bir haber
Dikkat edilmesi gerekenler
- Ayaklarınız üzerinde yürüdüyseniz: altından kalkamadığınız bir borcun altında olmak
- Ayağınıza bağ ya da bukağı vurulduysa: elden çıkacak bir şey yüzünden ertelenen gidiş
- Ayakkabınızın bağı ya da iğin ağırşağı koptuysa: istemediğiniz hâlde yoldan kalmak
- Durgun bir su, göl gördüyseniz: yolcu için yolculuğun imkânsızlaşması
- Vakti dışında şiddetli soğuk gördüyseniz: yolun tamamlanmaması
Rüyanın detaylarına göre yorumu
Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.
Sizin durumunuz neydi?
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
İlgili rüyalar
Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.
Bağlantılı semboller
Sık sorulan sorular
Rüyada yolculuk yapmak ne demektir?
Klasik sözlüklerin üçü de maddeyi aynı çekirdekle açar: yolculuk bir hâlden başka bir hâle, bir mekândan başka bir mekâna geçmektir. Yani ölçülen şey kat edilen yol değil, değişen hâldir. Maddenin ilk satırı bir adım daha ileri gider ve yolculuğu insanların ahlâkının açığa çıkmasına bağlar. Aynı yerde dürüst bir kayıt daha vardır: yolculuk bazen gerçekten yolculuktur, yani sahne her zaman mecaz değildir.
Rüyada uzak bir yere yolculuk yapmak ne anlama gelir?
Uzak ile yakını ayıran ölçü kaynaklarda mesafe değil tanınırlıktır. Gördüğünüz yer geniş ve meçhulse yolculuk uzak, sınırı görünen bir yerse yakın sayılır. Bugünkü karşılığı şudur: süresi, dönüşü ve sonu belli olan gidiş yakın, ucu görünmeyen gidiş uzaktır. Aynı satırların devamında hasta bir kimse için ağır bir karşılık da yazılıdır; bu sayfa onu bir haber olarak vermez, çünkü ecelin bilgisi tabircinin işi sayılmaz.
Rüyada yolculuktan dönmek ne anlama gelir?
Dönüş bu bahiste gidişten ayrı bir madde olarak yazılır ve ilk karşılığı tevbedir: günahtan ve yanlıştan dönmek. Gerekçesi de metinde durur, çünkü tevbenin mânası zaten dönmektir. İkinci karşılık üstlenilmiş bir hakkın ödenmesidir; nüshalar burada ayrışır, biri üzerine vacip olanın edası, öteki bir hâcetin görülmesi der. Üçüncü bir eser dönüşe gamdan ferah ve kötülükten kurtuluş ekler.
Rüyada yaya yolculuk yapmak ne anlama gelir?
İki eser bu satırı birbirinden bağımsız yazar ve ikincisi ağırlaştırır: ayakları üzerinde yolculuk ettiğini gören, üzerine galebe çalmış bir borcun altındadır, ödemekten âciz kaldığı bir borcun. Metin gerekçe vermez ama bağ görünürdedir, bineği olmayan yükü kendi sırtında taşır. Bugünkü karşılığı her ay asgarisi ödenen bir borç, kapanmadan yenisi eklenen bir taksit, kefalet yüzünden sizde kalan bir ödemedir.
Rüyada yola çıkamamak ya da yolda kalmak ne anlama gelir?
Kaynaklar yolculuğu engelleyen sahneleri ayrı ayrı kaydeder ve hepsinin ortak niteliği hareketin durmasıdır. Ayağa vurulan bağ yolcu için yolculuktan alıkonma, tâcir için elde kalan kesat maldır; gerekçe tek cümledir, çünkü bunlar hareketi engeller. Göl gibi durgun bir su yolcu için yolculuğun imkânsızlaşması, ayakkabı bağının kopması ise istemediği hâlde kişiyi yoldan alıkoyan bir iş olarak yazılır.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
bâbü's-sîn, sefer maddesi; ayrıca zâd, sicn, rükbe, derc, teyemmüm, humâr, bahîre, berd, basal, gazl ve re's maddeleri
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm
es-sefer bahsi; ayrıca el-arz, el-bi'r, ez-zer' ve'l-mesâha, el-gubâr, el-kamer, es-sâkıye, en-nehr, ed-dûlâb, el-bağl, eş-şebeke, el-ecame ve el-lakālık bahisleri ile aylar ve günler faslı
- KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
55. bâb (sefer, sıçrama, yürüme, uçma, binme ve seferden dönüş), 31. bâb (kayd) ve el-hân bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.
- KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî
mükârî ve taşıyıcılar faslı; bağ ve bukağı faslı; dil farkına dair yedinci fasıl; İsâ aleyhisselâmın sıfatları faslı
- İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
- WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?
Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)