Rüyapedia
Eylemler

Rüyada Uyumak

Güncellendi ·


Genel anlamı

Rüyada uyumak tuhaf bir sahnedir: insan zaten uyurken, bir kez daha uyuduğunu görür. Klasik sözlükler bu sahneyi atlamaz; maddeyi tek kelimelik bir tarifle açarlar: uyku rüyada gaflettir. Bir başka eser aynı maddeyi baştan üçe ayırır: gaflet, temekkün (yerleşmek, imkân bulmak) ve batâlet (işin durması, aylaklık).

Asıl bilgi bundan sonra geliyor. Türkçede “uyumak” tek kelimedir; klasik metinlerde iki ayrı maddedir ve ikisi birbirinin tersine okunur. Biri uykunun kendisidir ve ağır tarafta durur. Öteki, insanın üzerine çöken ağırlıktır: oturduğunuz yerde dalmak, göz kapaklarının düşmesi, ayakta uyuklamak. O ikinci maddenin karşılığı doğrudan korkudan emin olmaktır. Türkçeye ikisi de “uyku” diye geçtiği için ayrım kaybolmuş, kaynakta ise yazılı durmaktadır.

Bunun pratik sonucu şudur: burada sorulacak ilk soru “uyudum mu” değildir. Uyku sizi neyin ortasında yakaladı, nasıl yattınız, nerede uyudunuz. Kaynakların tarttığı şey uykunun kendisi değil, uykunun yerine geçtiği iştir.

İslami rüya tabiri

Sözlükler bu maddede alışılmadık biçimde cömert davranır: çoğu satırın gerekçesini de yazarlar. Gerekçeyi görmek hükmü ezberlemekten daha çok işe yaradığı için sayfa boyunca “niçin” de veriliyor.

Nasıl uyudunuz, nerede uyudunuz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Kendinizi uyur gördünüz, korku içindeydiniz Korktuğunuzdan emin olmak
Kendinizi uyur gördünüz, korkunuz yoktu Dinde gevşeme, fark edilmeyen bir ihmal
Uyumak istediniz, henüz uyumamıştınız İşin durması; ara verme ihtiyacı
Üstünüze ağırlık çöktü, dalıp gittiniz Ayrı bir madde: korkunun kalkması
Oturduğunuz yerde uyukladınız Aynı taraf: sıkışmış bir hâlin gevşemesi
Sırtüstü yattınız Yere yaslanmak: işin kuvvetlenmesi
Yüzükoyun uyudunuz Methedilmeyen hâl: önünü görmemek
Karın üstü uyudunuz Toprağa, mala ve evlada nail olmak
Ağzınız açık uyudunuz, ağzınızdan ekmek çıktı Tedbirin eksilmesi, işi başkasının çevirmesi
Yan üstü uyudunuz Kısa bir kayıt: haber ya da rahatsızlık
Yatakta uzandınız ama uyku tutmadı İstediğiniz şeyin o sırada olmaması
Kendinizi çok uykusuz gördünüz Sevdiğinizden ayrılık; ya da borç ve hırs kaygısı
Uykudan uyandınız İşe ve harekete kalkmak
Bir şeyden dehşete kapılmışken uyandınız Yalnız bu hâl için ağır okunur
Yatağınızda uyanık yattığınızı gördünüz Eli darsa hayır, eli genişse kaygıların çokluğu
Mezarlıkta, yol üstünde ya da kabir üzerinde uyudunuz İşin durması, aylaklık
İbadet yerinde uyudunuz Hastaya iyileşme, bedeni sağlama yorgunluk
Size yakışmayan bir yerde uyudunuz Sıkıntı tarafında okunur
Çok ağacın altında uzandınız Neslin ve evladın çoğalması
Yün üzerinde uyudunuz Kadınlar tarafından gelen mal
Kar üzerinde uyudunuz Ayağa vurulan bağ: kısıtlanma
Köşkte, yüksek bir yerde uyudunuz Sizinse yücelme, başkasınınsa ondan gelen fayda
Bir büyüğün yatağında uyudunuz Yatak tanıdıksa bedel, meçhulse velayete ortaklık
Onunla aynı yorganda uyudunuz, siz sonra kalktınız Girilmemesi gereken bir ortaklık
Onunla aynı yorganda uyudunuz, siz önce kalktınız Attığınız riskten kurtulmak
Halkı uyur gördünüz Umumi durgunluk; sıkıntı zaten varsa kalkışı
Ölmüş birini uyur gördünüz Onun âhiretteki rahatı
Ölmüş biriyle aynı yatakta uyudunuz Ömrün uzaması
Birini horlarken gördünüz Gaflet ve saklananın açığa çıkması
Gündüz uyurken önünüzde ezan okundu Kalkmak için bir işaret

Türkçede tek kelime, sözlüklerde iki ayrı madde

Uyku maddesi şu cümleyle açılır: kim kendini uyur görür ya da uyumak isterse bu batâlettir, yani işin durmasıdır; ve bu, bütün insanlar için ağır tarafta okunur. Sonra tek bir istisna yazılır ve o istisna maddeyi kurtarır: korku içinde olan yahut üzerine gelmekte olan bir sıkıntıyı bekleyen kimse müstesnadır. Gerekçe hemen yanındadır: çünkü uyku bütün kaygıları ve gamları giderir.

Aynı harf sırasında, hemen ardından ikinci bir madde gelir ve ilkinin tersini söyler. Üzerine ağırlık çökmek, göz kapaklarının düşmesi, ayakta uyuklamak: bunun karşılığı korkudan emniyettir. Aynı yerde üç kayıt daha vardır: günahta ısrar eden için tevbe, uzak düşmüş için hidayet, fakirlikten sonra zenginlik. İnsanlar bir pahalılık ya da düşman sıkıntısı içindeyken onları uyuklarken görmek de aynı tarafta okunur.

Korkusu olmayan birinin kendini uyur görmesi ise dinde gevşeme diye kaydedilir. İki eser bu satırın yanına aynı sözü koyar: insanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar. Fakat biri sözü doğrudan Hz. Peygamber’e nispet eder, öteki yalnızca “böyle rivayet edilmiştir” demekle yetinir; iki kaynak burada ayrıştığı için bu sayfada söze hadis künyesi iliştirilmiyor.

Sözlüğün kendisi de bu bahiste tek ses değildir ve bunu gizlemez. Aynı maddede üç “denilmiştir ki” kaydı yan yana durur: uyku günahın gitmesidir (çünkü uyuyandan meleklerin kalemleri kaldırılır), uyku aklı örten bir sarhoşluktur, uyku bir hastalıktır.

Uykunun ölçüsü: o sırada duran iş

Bir yöntem kitabı uykuyu bayılmayla aynı fasla koyar ve maddeyi tek cümlede toplar: uyku, yorgun olanın rahatı ve sıkıntıda olanın kurtuluşudur. Sonra listeyi açar ve her satırın gerekçesini yazar:

  • Yolcu için yolundan alıkonmaktır. Yola çıkacakken uyuyan adam yolda değildir.
  • İbadet ehli için ibadetinden alıkonmak.
  • Bekçiler için doğrudan sıkıntı; gerekçe metinde yazılıdır, çünkü onların işi uyanık kalmaktır, uyurlarsa cezalandırılırlar.
  • Korkan için emniyet.
  • Kendisine yakışmayan bir yerde uyuyan için sıkıntı.

Sonuncu satır bu sayfanın en beklenmedik bağını açıyor: uyku bazen sefere de karşılık gelir, çünkü uyuyanın ruhu bulunduğu mekânın dışındaki yerlerde dolaşır. Aynı bağ karyola bahsinde tekrarlanır: uyuyan, ruhu evinden yola çıkarken ona biner. Taat ehlinin uyuması da bu yüzden makbul bir sefer ve dünyadan el çekme diye okunur. Bu komşuluk için rüyada yol görmek ve rüyada uçmak sayfalarına bakılabilir.

Nöbetçi olduğunuz gece uyumakla izin gününüzde uyumak aynı rüya değildir. Sınav sabahı uyuyakalmakla kırk gün uykusuz kaldıktan sonra nihayet dalmak da öyle. Kaynağın söylediği şu: uykuyu değil, uykunun durdurduğu işi tartın.

Nasıl yattığınız ayrı ayrı yazılıdır

Maddenin en somut tarafı burasıdır ve sözlükler burada gerekçe vermeyi hiç ihmal etmez.

Sırtüstü uyumak temekkündür: yerleşmek, imkân bulmak, işin kuvvetlenmesi. Gerekçe açıktır: yer, dayanılacak en kuvvetli şeydir; sırtüstü yatan yerleşmiştir, dilerse sağa dilerse sola bakar. Hayattaki karşılığı kendi ayağının üstünde durmaktır: kirası ödenmiş bir dükkân, imzalanmış bir sözleşme, arkanızdaki güvence. Bu maddede kayıtlı bir tabirci hâdisesi de buradadır: bir adam İbn Sîrîn’e gelip birini sırtüstü uyurken gördüğünü söyler, aldığı cevap tek cümledir: bu, rahata ermiş bir adamdır.

Yüzükoyun uyumak methedilmez. Görevi olan için yerinin elden gitmesi, olmayan için azlık ve darlık tarafında okunur. Gerekçeyi iki eser birbirinden bağımsız yazar: çünkü yüzükoyun uyuyan ne dünyayı görür ne önündekini, yüzünü yere koymuştur, arkasında olanı bilmez. Bugünkü karşılığı bilgisizlik değil bilmeyi bırakmaktır: hesabına bakmamak, gelen yazıyı açmamak, sonucu duymamak için telefonu sessize almak.

Karın üstü uyumak ise toprağa, mala, ehle ve evlada nail olmak diye geçer. Dikkat çeken şey şu: bu, pratikte yüzükoyun yatmakla neredeyse aynı vaziyettir ve kaynaklar ikisini zıt okur. Bir eser ikinci okumayı adıyla başka bir muabbire nispet eder; yani çelişki bir hata değil, kaynak farkıdır. Aynı ayrışma sırtüstü yatışta da vardır: o muabbir sırtüstü yatmayı dağılma ve zillet tarafında okur ve tek şart koyar, kişi Allah’a hamdediyorsa okuma hüzünlerden kurtulup rahata ermeye döner.

Yan üstü uyumak kuru bir satırdır: haber ya da rahatsızlık. Yanında üçüncü bir karşılık daha yazılıdır; bu sayfa ecel ve sağlık haberi vermediği için o satır buraya hüküm olarak alınmıyor. Aynı bahse komşu ve bambaşka bir kayıt ise rüyanın kendisini ölçer: sağ yanı üzerine uyuyup rüya görenin gördüğü müjde yahut uyarı sayılır, sol yanı üzerine uyuyanınki karışık rüyalar tarafında kaydedilir ve bazen tokluktan sayılır.

Nerede uyuduğunuz hükmü çevirir

Mezarlıkta, yol üstünde ya da bir kabrin üzerinde uyumak işin durması tarafındadır ve gerekçe sahnenin içindedir: böyle yerlerde durmanın kendisinde zaten atalet vardır. Aynı satırda hasta bir kimse için ayrı bir okuma yazılıdır; bu sayfa o bahse girmez. Mezarın kendi maddesi rüyada mezar görmek sayfasındadır.

İbadet yerinde uyumak tam ters uçta kaydedilir ve gerekçesi yazılıdır: hasta için iyileşme, çünkü insan uyuduğunda yorgunluğundan istirahat eder, tıpkı hastanın hastalığından kurtulup rahat etmesi gibi; bedeni sağlam olan için yorgunluk ve büyük kaygılar, çünkü sahne ona arız olacak bir yorgunluğu gösterir. Mekânın kendi bahsi rüyada cami görmek sayfasındadır.

Kendisine yakışmayan bir yerde uyumak genel bir kaide olarak yazılıdır: masa başında, yolun ortasında, misafirlikte, hastane koridorunda. Kimse orada uyumayı seçmez.

Geri kalanı nesnenin kendi ölçüsünden çıkar. Yün üzerinde uyumak kadınlar tarafından gelen mal diye kaydedilir; gerekçesi tek cümledir, çünkü uyku çoğunlukla döşekler üzerinde olur, döşekler ise tabirde kadınlardır. Kar üzerinde uyumak ayağa vurulan bir bağ, yani kısıtlanmadır. Çok ağacın altında uzanmak neslin ve evladın çoğalmasıdır. Köşkte uyumak köşk sizinse yücelme, başkasınınsa sahibinden gelen fayda diye ayrılır.

En ağır sahne bir büyüğün yatağı bahsindedir ve gerekçesi bu maddenin en sert cümlesidir: uyuyan ölü gibidir, ölünün bulunması malın bulunmasıdır. Bir büyükle aynı yorganda, arada perde olmaksızın uyumak kendini onunla eşitlemek sayılır ve tehlikeye atılma diye okunur; o kalkıp siz uyumaya devam ederseniz mal onun tarafına geçer. Fakat yataktan ondan önce kalkarsanız okuma tersine döner: attığınız riskten kurtulur, arkasından hayır bulursunuz. Bugünkü karşılığı bellidir: sözleşmeden vaktinde çekilmek, imzayı atmadan kalkmak.

Uyku tutmadıysa, uyanık yattıysanız ya da uyandıysanız

Sözlükler uykusuzluğu ayrı bir maddede tutar ve ilk karşılığı nettir: en sevdiğinden ayrılmak. Kim kendini çok uykusuz, uyku tutmaz görürse sevdiklerinden ayrı düşer diye yazılıdır. İkinci kat hemen ardından gelir ve bugünkü okuyucunun sorduğu soruyu tam karşılar: bazen uykusuzluk uykuyu kovan bir rahatsızlıktır, bazen de borçtan, iflastan yahut dünya talebindeki hırstan gelen bir kaygıdır. Gelenek uykusuzluğu tek kapıya bağlamamış.

Yatakta olup uykunun tutmaması ayrıca kaydedilmiştir ve orada okuma eş bahsine bağlanır: istenen şeyin o sırada müyesser olmaması. Döşeğin kendi ölçüleri rüyada yatak görmek sayfasındadır.

Uykudan uyanmak bu bahisle aynı bâbda tutulur ama ayrı okunur: bedenin hareketi ve ikbali, yani işe kalkmak, duran işin yeniden yürümesi. Tek istisnası yazılıdır ve dar tutulur: bir şeyden dehşete kapılmış olan kimse için, yalnız onun için ağır tarafta okunur.

Tabir literatürünün erken katmanında kayıtlı bir ayrım daha var ve bugün de aynen işler: yatağında uyurken kendini uyanık görmek. Eli geniş olan için çok ve galip gelen kaygılar, eli dar olan için hayır. Gerekçesi de yazılıdır: darda olanın işinden alıkoyacak bir şeyi yoktur; eli geniş olan ise meşguliyetinin ve düşüncesinin çokluğundan istediğine ulaşamaz.

Başkasını uyur gördüyseniz

Halkı uyur görmek iki yönlü okunur ve kaynaktaki en temiz bağlam çevirme örneklerinden biridir. Ortada bir sıkıntı yokken insanları uyur görmek umumi bir durgunluk, kapanan işler ve pahalılık tarafındadır. Ama insanlar zaten böyle bir hâlin içindeyken onları uyur görmek tersine döner ve o hâlin üzerlerinden kalkması diye kaydedilir. Aynı mantık çarşı bahsinde de görünür: çarşı ehlini uyuklarken görmek kesat ve durgunluk tarafındadır.

Ölmüş birini uyur görmek bu maddenin en teselli veren satırıdır ve üç eserde birbirinden bağımsız durur: onun uykusu âhiretteki rahatıdır. Ölmüş biriyle aynı yatakta uyumak ise ömrün uzaması diye yazılır. Bu bahsin bütünü rüyada ölmüş birini görmek sayfasındadır.

Horlamak ayrı bir maddedir ve iki uçta birden okunur: bir yanda gaflet ve saklananın açığa çıkması, öte yanda korkudan emniyet. Çeviren şey uykunun derinliğidir; gerekçe metinde yazılıdır, horlamak uykuya dalmaktır, uyku ise rahat ve emniyettir.

Gündüz uyurken önünüzde ezan okunduğunu görmek kısa bir satırdır ve doğrudan bir çağrı diye kaydedilir: kalkmak için bir işaret.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır kimsenin ömrü, sağlığı ya da âhiret hâli hakkında bir bilgi değildir; uyku rüyası bir hastalık ya da ecel işareti olarak okunmaz. Uyku düzeniniz gerçekten bozuksa ya da uykuda nefes, kâbus, felç türü bir şikâyetiniz varsa onun muhatabı bir rüya sayfası değil hekimdir. Buradaki karşılıklar klasik tabir metinlerinden derlenmiştir; dinî bir hüküm ya da fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve onlarla amel edilmediği belirtilir. Sahnenin nasıl tartılacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasında anlatılıyor.

Psikolojik açıdan

Rüyada uyumak, insanın kendi dinlenme ihtiyacını sahneye koyduğu ender anlardan biridir. Bu sahneyi anlatanlarda iki dönem sık tekrarlanır: uzun süre tetikte kalınan haftalar ve verilmesi gerekip ertelenen kararlar. Uyanınca geride kalan his de genellikle ikisinden biri olur, ya derin bir rahatlama ya da kalkamama. Tekrar eden bir ayrıntı daha var: insan çoğunlukla kendi yatağında değil, olmaması gereken bir yerde uyurken görür kendini.

Klasik metinlerin maddeci açıklamayı reddetmediğini de söylemek gerek: bir yöntem kitabı uykuyu doğrudan bedenin istirahati diye tarif eder, yorgun bedenin onunla dinlendiğini yazar ve uykusuzluğun bedeni nasıl tükettiğini ayrıca anlatır. Yani buradaki iki okuma çatışmıyor. Biri uykunun neyi durdurduğunu, öteki bedenin neden durmak istediğini gösteriyor.

Olumlu anlamları

  • Korku içindeyken uyuduysanız: korktuğunuz şeyin üstünüzden kalkması
  • Üstünüze ağırlık çöküp daldıysanız: ayrı bir maddedir, doğrudan emniyet tarafında
  • Sırtüstü yattıysanız: yere yaslanmak; işin kuvvetlenmesi, ayağın yere basması
  • Uykudan uyandıysanız: işe ve harekete kalkmak, duran işin yeniden yürümesi
  • Sıkıntı içindeki insanları uyur gördüyseniz: o hâlin üzerlerinden kalkması

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Korkunuz yokken kendinizi uyur gördüyseniz: dinde ve işte gevşeme
  • Yüzükoyun uyuduysanız: önünü görmemek; görevi olan için yerin elden gitmesi
  • Kendinizi çok uykusuz gördüyseniz: sevdiğinizden ayrılık, yahut borç ve hırs kaygısı
  • Size yakışmayan bir yerde uyuduysanız: sıkıntı tarafında okunur
  • Bir büyükle aynı yorganda uyuyup siz sonra kalktıysanız: girilmemesi gereken bir ortaklık

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada uyuduğunu görmek kötü müdür?

Tek başına iyi ya da kötü değildir; kaynaklar cevabı sizin o sıradaki hâlinize bağlar. Sözlüklerin açılış cümlesi kendini uyur görmeyi işin durması tarafında okur ve bunu çoğu kimse için ağır sayar. Hemen ardından tek bir istisna yazar: korku içinde olan ya da başına gelecek bir sıkıntıyı bekleyen kimse müstesnadır, çünkü uyku bütün kaygıları ve gamları giderir. Yani aynı sahne, tetikte bekleyen biriyle işini savsaklayan birinde iki ayrı şey anlatır.

Rüyada uyuyamamak ne anlama gelir?

Uykusuzluk klasik metinlerde ayrı bir maddedir ve ilk karşılığı ayrılıktır: kendini çok uykusuz, uyku tutmaz gören kimse için sevdiklerinden ayrı düşmek yazılıdır. Aynı maddede ikinci bir kat daha vardır ve bugünkü okuyucunun aradığı cevabı da karşılar: bazen uykusuzluk uykuyu kovan bir rahatsızlıktır, bazen de borçtan, iflastan yahut dünya talebindeki hırstan gelen bir kaygıdır. Yatakta olup uykunun tutmaması ise eş bahsine bağlanır ve istenen şeyin o sırada müyesser olmaması diye okunur.

Rüyada ölmüş birini uyurken görmek ne demektir?

Bu, uyku bahsinin en teselli veren satırıdır ve birbirinden bağımsız üç klasik eserde aynı şekilde durur: ölmüş bir kimseyi uyur görmek, onun âhiretteki rahatı olarak kaydedilir. Aynı bahiste ölmüş biriyle aynı yatakta uyumak da ömrün uzaması diye yazılır. Buradan vefat etmiş bir yakının âhiret hâli hakkında hüküm çıkarılmaz; bu sayfa öyle bir hüküm vermez. Böyle bir rüyanın ardından geleneğin önerdiği şey yorum aramak değil, dua ve sadakadır.

Rüyada sırtüstü uyumak ne anlama gelir?

Sözlükler bunu temekkün, yani dünyada yerleşmek ve imkân bulmak diye okur: işin kuvvetlenmesi, ikbalin yönelmesi. Gerekçe de yazılıdır ve sahnenin içinden gelir: yer, dayanılacak en kuvvetli şeydir; sırtüstü yatan yerleşmiştir, dilerse sağa dilerse sola bakar. Aynı maddede bir tabirci hâdisesi kayıtlıdır: bir adam İbn Sîrîn'e gelip birini sırtüstü uyurken gördüğünü söyler, aldığı cevap tek cümledir, bu rahata ermiş bir adamdır. Kaynaklar burada tek ses değildir; bir muabbir aynı yatışı dağılma tarafında okur.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü'n-nûn, nevm ve nuâs maddeleri; ayrıca sehr, firâş, gatîtu'n-nâim ve sultan maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    en-nevm bahsi; ayrıca es-sehr, es-sûf, el-ezân ve âdâbü'n-nâim bahisleri

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    ellinci bâb (nevm, istilkā ale'l-kafâ ve intibâh); ayrıca el-firâş, el-imâm ve es-serîr bahisleri. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    hey'etü'l-menâm faslı ve iğmâ ile nevm faslı

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    el-meyyit bahsindeki uyuyan ölü kaydı

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)