Rüyapedia
Eylemler

Rüyada Uçmak

Güncellendi ·


Genel anlamı

Uçmak, insanın uyanınca en çok anlatmak istediği rüyadır ve anlatan hep aynı şeyi vurgular: hafiflik, serbestlik, yerin bırakılması. Klasik sözlükler maddeyi başka bir yerden açar.

Sözlüklerde uçmanın ilk karşılığı özgürlük değil yoldur: uçmak rüyada seferdir. Yükselmek değil, gitmek. İki ayrı eser maddeyi neredeyse aynı lafızla kurar ve karşılığı dolaysızdır: bir tayin, iş için şehir değiştirmek, uzun bir yola çıkmak, taşınmak, bir işi bırakıp başkasına geçmek.

Ama aynı cümlenin ikinci yarısı bütün sayfayı yönetir: yolcu olmayan için uçmak batâlettir. Yani boşta durmak, elin işe varmaması. Aynı uçuş yolda olan için rahat bir sefer, yerinde duran için aylaklıktır. Türkçe bunu zaten bilir; boşta duran adam için “sırtüstü yatıyor” denir.

Bu yüzden ilk soru “ne kadar yükseldiniz” değildir. “Yolda mısınız, yoksa duruyor musunuz?”

İslami rüya tabiri

Uçuşunuz hangisiydi

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Enine, yeryüzüne paralel uçtunuz Kaynakların beğendiği uçuş: yol açılır
Göğe doğru dikine yükseldiniz Beğenilmez; ayrı ve ağır kaydedilir
Aşağıyı seçebilecek kadar alçaktan uçtunuz Gidiş ve gidilen yerden dönüş
Başınız yukarı, ayaklarınız aşağıydı Yükseldiğiniz ölçüde itibar
Başınız aşağı, ayaklarınız yukarıydı Yön ters döner, okuma da ters döner
Kanatlarınız vardı İzzetle ve dayanakla yol almak
Kanatsız uçtunuz Nakil var, rahat az; yorucu bir gidiş
Kendi isteğinizle uçup istediğinizde bıraktınız Maddenin en kuvvetli hayrı: işlerin kolaylaşması
Uçmak istediniz, yerden kalkamadınız Ağır kaydedilir; ayrı ele alınır
Bulutun ya da rüzgârın üstünde gittiniz Sizi tutan bir şey var mıydı, ona bakılır
Düşmanınızı geride bırakarak uçtunuz Kurtulmak ve üstün gelmek
Biriyle yarıştınız, uçarak geçtiniz Onu alt etmek; adınızın yükselmesi
Yerle gök arasında asılı kaldınız Kalbin meşguliyeti, kararsızlık
Yerle gök arasında uçup durdunuz Kuruntu: olmayacak şeyi çok kurmak
Havadan düştünüz Mertebeden düşmek; kederliyse tersi
Evlerin ve sokakların üstünde uçtunuz Çalkantı; işlerin oturmamış olması
Güzel bir yerden kalkıp kötü bir yere kondunuz Aleyhe bir yer değiştirme
Kötü bir yerden kalkıp iyi bir yere kondunuz Lehe bir yer değiştirme
Bir şeyin üstüne kondunuz O şeye sahip olmak
Damdan dama uçtunuz Yüksek birinden yüksek birine geçmek
Bildiğiniz evden bilmediğiniz bir eve uçtunuz Kaynaklarda en ağır kayıt; aşağıda
Kadınsanız, tanıdığınız bir adamın evine uçtunuz Nikâh bahsi
Kuşlarla birlikte uçtunuz Yabancılarla yol arkadaşlığı
Bir dağın üstünde uçtunuz Söz geçirmek, işin başına geçmek
Yatar hâlde, yataktayken uçtunuz Kaynaklarda ağır kayıt; ayrı tutulur
Bağlıydınız ya da kapalıydınız, uçtunuz Bağın çözülmesi
Kuruntusu ve hayali çok olan biriyseniz Rüya elenir, tabir edilmez
Uçmadınız, sıçradınız Ayrı madde: sıçramak kuvvettir

Sözlüklerin ölçtüğü şey yükseklik değil, yön

Maddenin en sabit kaidesi budur ve Türkçe rüya sitelerinin hiçbirinde geçmez. Beğenilen uçuş enine olandır: yüzükoyun ya da sırtüstü, yeryüzüne paralel, bir yerden bir yere. Göğe doğru dikine, saplanırcasına yükselmek beğenilmez. Bir eser bunu düpedüz kaideye çevirir: uçuşların hepsi tevilde methedilmiştir, göğe düz olarak yükselmek müstesna.

Mantığı zor değil: enine uçmak bir yere gitmektir, dikine uçmak hiçbir yere.

Hayattaki karşılığı da bu ayrımı tutar. Enine uçuş yer değiştirmedir: yeni bir şehir, yeni bir iş, yeni bir ev, biten bir dönemin ardından açılan başkası. Dikine yükseliş ise varılacak yeri olmayan bir yükselme isteğidir: basamak atlamak, sermayesi olmadan büyük bir işe girişmek, iki yıllık tecrübeyle on yıllık bir sorumluluğu istemek.

Kaynaklar dikine yükselişi en ağır tarafta kaydeder. O kayıt burada bir haber olarak verilmez; ecel bahsi tabircinin işi sayılmaz. Alınacak olan şudur: yükseklik tek başına hayır değildir, yön hayırdır. Ayrıntısı rüyada gökyüzünde uçmak sayfasındadır.

Yerden ne kadar yükseldiniz

Kaynaklar burada beklenmedik derecede ölçülü bir kayıt düşer. Ne havaya saplanmış ne yere yapışmış, aşağıyı seçebilecek bir yükseklikte uçmak: gidiş ve gidilen yerden dönüş. Açık uçlu bir gidiş değil, tamamlanan bir yolculuk.

Karşılığı çok nettir: gidilip gelinen bir yol. Şehir dışında biten bir iş, kısa bir gurbet, tedavi için gidilip dönülen bir yer, sezonluk çalışma, birkaç aylık bir görevlendirme. Rüyanın söylediği “gidiyorsun” değil, “gidiyorsun ve dönüyorsun.”

Yükseklik arttıkça ölçü değişir ama yine yönle okunur: başı havaya, ayakları yere dönük olarak yükselen kimsenin, yerden ne kadar yükseldiyse sığındığı çevre içinde kadri o kadar yüksek olur. Ölçülebilir bir karşılığı vardır: mahallede, iş yerinde ya da ailede sözünüzün ne kadar geçtiği.

Aynı satırın hemen yanında tersi durur: başı yere, ayakları havaya dönük uçmak. Sahne aynı, yön ters, okuma da ters. Uçmak isteyip hiç kalkamamak da ayrı ele alınır: rüyada uçamamak.

Kanadınız var mıydı, sizi tutan bir şey var mıydı

Kaynaklar uçuşu ikiye ayırır ve ayrımı kanada bağlar. Kanatla uçmak seferdir ve izzetle, arkasında bir güçle yapılan bir yolculuktur. Kanatsız uçmak bir hâlden hâle ya da bir yerden yere nakildir; aynı yerde bunun meşakkatli ve rahatı az bir gidiş olduğu da yazılır.

Gerekçeyi bir eser doğrudan yazar: uçmak ancak kişiyi tutan bir şeyin üstünde değilse kötü olur, çünkü rüzgâr da bulut da cisim değildir, üstüne binen tehlikededir. Aynı eserde bir vakası da kayıtlıdır: adam bulutun üstünde gittiğini, bulutun sarsıldığını ve ortasına düştüğünü anlatır; muabbir ona bir deniz yolculuğuna niyetlendiğini, orada korkulacak bir şey yaşayacağını ama kurtulacağını söyler ve öyle olur.

O yüzden asıl soru şudur: sizi ne tutuyordu? Kanadın bugünkü karşılığı bellidir: kefil olacak biri, sermaye, arkanızdaki kurum, elinizdeki belge ya da ruhsat, sizi tanıtan bir isim, ortağınız. Türkçenin “başkasının kanadıyla uçmak” sözü tam bu yeri gösterir; sözlüklerde kanadın itibar tarafında okunması da bu deyime bağlanır.

Kanat ayrıca kendi başına bir maddedir ve evlada bağlanır: iki kanadı olduğunu gören iki evlat sahibi olur. Kanat ağır gelip kişiyi kaldıramıyorsa okuma değişir, çünkü Arapçada kanat ile vebal aynı harflerle yazılan iki kelimedir. Ayrıntısı rüyada kanatlanıp uçmak sayfasındadır.

İsteyerek mi uçtunuz

Maddenin en kuvvetli hayır kaydı burada ve şaşırtıcı derecede sadedir: kendi iradesiyle uçtuğunu, canı istediğinde de uçmayı bıraktığını gören kimse. Karşılığı çok hayır ve yaptığı işlerin kolaylaşmasıdır.

Dikkat edilecek yer uçmakta değil, bırakabilmektedir. Ölçü ne hız ne yükseklik: durabilmek. Bir işi istediğiniz an durdurabilmek, hayır diyebilmek, girdiğiniz bir ortaklıktan çıkabilmek, atmadan önce imzayı geri çekebilmek.

Aynı ekseni başka bir eser kafes üzerinden kurar: kafesteki kuş kadına, hastaya, mahpusa ve esire karşılık gelir, çünkü tasarruftan ve girip çıkmakta dilediğini seçmekten menedilmiştir, üstelik masrafı da başkasınadır. Aynı eserde “rüyamda kuş oldum” diyen birine verilen cevap da bu şarta bağlanır: dilediği gibi uçan kuşlardan mısın?

Karşı tarafı da kayıtlıdır ve bugün en sık görülen sahnelerden biridir: korktuğu bir düşmanı olan kimse uçtuğunu ve onu geride bıraktığını görürse kurtulur ve üstün gelir. Buradaki fark incedir ama belirleyicidir: kaçmak başka, geride bırakmak başkadır. Birinde uçmak korkunun kendisidir, ötekinde korkuya verilen cevaptır. Bir insanla yarışıp uçarak onu geçmek de aynı hatta okunur: geçenin şânı, uçuşu sebebiyle yükselir.

Yerle gök arasında kaldıysanız

En çok anlatılan hâllerden biri de budur: ne yükselebilmek ne inebilmek. Sözlükler bu sahneyi ayrı tutar ve iki kayıt düşer.

Birincisi asılı kalmaktır: yerle gök arasında durup kalanın kalbi meşguldür ve ne yapacağını bilmez. Karşılığı tanıdıktır; verilmemiş bir karar, iki işten hangisinin tutulacağının bilinememesi, bitirilmemiş ama bırakılmamış bir mesele.

İkincisi uçup durmaktır ve okuması serttir: çok kuruntu yapmak. Bu metinlerde İbn Sîrîn’e nispetle kayıtlı bir vaka olarak geçer; adam yerle gök arasında uçtuğunu anlatır, aldığı cevap “sen kuruntuyu çok yapıyorsun” olur. Nispetin sahih olmadığını da söylemek gerekir: naklin kaynağı sonraki bir derlemedir.

Buna bağlı bir eleme kuralı var: gurur ve emel sahibi bir kimse uçtuğunu görürse rüyası bâtıldır. Sözlük, sözlüğü işletmeden önce görene bakıp rüyayı eliyor. Gün boyu hayalini kurduğunuz şeyi gece uçarak yaşadıysanız kaynaklar o rüyaya tabir açmaz.

Havadan düşmek ayrı bir kayıttır: mertebesi olan mertebesinden düşer, olmayan umduğu işten ümidini keser. Aynı satırda ters ihtimal de durur, çünkü düşen kimse kederliyse okuma kederin giderilmesine döner: rüyada uçarken düşmek.

Keskin bir ayrım da burada. Aynı noktaya sıçramak ayrı bir maddedir ve kuvvet olarak okunur; gerekçesi yazılıdır, insanın kuvveti ayaklarındadır. Uçmakla sıçramak aynı yerde bile aynı okunmaz.

Nereden kalkıp nereye kondunuz

Maddenin kapanış kaidesi bu ve pratikte en çok işe yarayanı: hükmü kalkış yeri değil, iniş yeri verir. Güzel bir yerden kötü bir yere konmak aleyhe okunur; çirkin bir yerden daha iyisine (denize, güzel bir dağa, ekinliğe, mescide) konmak lehe. Bir şeyin üstüne konan ona sahip olur.

Karşılığı fazlasıyla somuttur: teklif edilen işin bırakılandan iyi olup olmadığı, taşınılacak evin eskisinden iyi olup olmadığı, gidilen şehrin gelinenden iyi olup olmadığı. Aynı yerde bir söz de aktarılır: bulunduğun yer sana dar geliyorsa taşın.

Damdan dama uçmak ayrı kaydedilir: yüksek bir adamdan yüksek bir adama geçmek, iki damdan hangisi yüksekse kadri o kadar yüksek. Aynı yerde “dam kadındır” görüşü de nakledilir ve o okumada sahne eş değiştirmeye bağlanır. Karşılığı çoğunlukla bir hamiden başkasına geçmektir: referans değiştirmek, işveren değiştirmek, bir ortaklıktan çıkıp başkasına girmek.

Bir tabir vakası bu bahsi tek başına anlatıyor. Bir kadın kendi evinden, tanıdığı bir adamın evine uçtuğunu görür; adamın örtüsünün yarısını alır, yarısını bırakır. Muabbir o adamla evleneceğini, malını, barınağını ve rızkını hanımıyla yarı yarıya paylaşacağını söyler ve öyle olur. Yorumun nereden geldiğine dikkat edin: uçmaktan değil, örtünün yarısından.

Bildiğiniz bir evden hiç bilmediğiniz, uzak bir eve uçmak ise kaynaklarda en ağır tarafta durur ve gerekçesi yazılıdır: o ev âhiret yurdudur. Bu kayıt burada haber olarak verilmez; ayrımın evde değil, tanınıp tanınmadığında olduğunu görmek yeter.

Aynı uçuş, ayrı hayatlar

Maddenin en değerli tarafı burada: kaynaklar tek bir uçuş sahnesini görene göre bölüp her biri için ayrı cevap veriyor.

Kapalı olan için okuma bağın çözülmesidir: mahpus uçtuğunu görürse çıkar, bağlı ve esir olanlar serbest kalır. Köle uçarsa azat olur ve gerekçe metinde yazılıdır: kuşa havada hüküm yürümez, dilediği gibi uçar. Karşılığı hapishane olmak zorunda değil; süresi dolan bir sözleşme, biten bir taahhüt, kapanan bir dosya, nihayet çıkılabilen bir iş.

Aynı kişinin nereden çıktığı okumayı çeviriyor: kapıdan uçarak çıkmak satılması, pencere deliğinden çıkmak kaçması olarak kaydedilir. Aynı uçuş, ayrı delik, ayrı sonuç.

Gurbetteki için memlekete dönüş. Aynı cümlede ters ihtimal de duruyor ve kaynak ikisini yan yana veriyor.

Fakir için kazanacağı çok mal; zengin ve iş başındaki için eline geçecek bir riyaset, yani söz sahibi olmak. Sürekli hareket hâlindeki için hareketinin iyi olması ve bir yerde durmaması. Kuşlarla uçan yabancılara arkadaş olur: yeni bir şehir, tanımadığınız bir ekip, bilmediğiniz bir çevre.

Madde kapanırken uçmayı niyete de bağlar: ilim talibi için ilim talebi, giriştiği bir işte ciddiyet, öfke hâlinde ondan çıkan bir hafiflik. Ve en tanıdığı sevinçtir; gerekçesi doğrudan bir deyimdir ve Türkçede birebir vardır: “sevinçten uçmak.”

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır sizin ya da bir yakınınızın ömrü, sağlığı ya da başına gelecekler hakkında bilgi değildir. Kaynakların ağır tarafta kaydettiği satırlar burada bilinçli olarak haber hâline getirilmemiştir. Yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm ya da fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir. Nasıl okunacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasındadır.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada uçmak, kişinin kendi hayatı üzerindeki denetimini ölçtüğü sahnedir. Anlatanın hatırladığı ayrıntı da genellikle manzara değil, yönetip yönetemediğidir: istediği yere gidebiliyor muydu, inebiliyor muydu.

Bu rüya iki dönemde sıklaşır. Birincisi bir kısıtın yeni kalktığı ya da kalkmak üzere olduğu dönem: bir işten ayrılmak, uzun bir sorumluluğun bitmesi, bir borcun kapanması. İkincisi tam tersi; yükün taşınamaz göründüğü, kişinin yerden kopmak istediği dönem.

İki okumanın buluştuğu yer de burası. Klasik kayıt en hayırlı uçuşu isteyince bırakabilene veriyor, psikolojik okuma aynı yeri gösteriyor: mesele yükselmek değil, durabilmek.

Olumlu anlamları

  • Enine, yeryüzüne paralel uçtuysanız: kaynakların beğendiği uçuş budur
  • İsteyerek uçup istediğinizde bıraktıysanız: işlerin kolaylaşması
  • Aşağıyı seçebilecek yükseklikteyseniz: gidiş ve gidilen yerden dönüş
  • Kanadınız ya da sizi tutan bir şey varsa: dayanağı olan bir yol
  • Kalktığınız yerden daha iyisine kondunuzsa: lehinize bir yer değiştirme

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Yolcu değilseniz ve uçtuysanız: boşta durmak, elin işe varmaması
  • Göğe dikine, saplanırcasına yükseldiyseniz: kaynakların beğenmediği yön
  • Yerle gök arasında uçup durduysanız: olmayacak şeyi çok kurmak
  • Sizi tutan hiçbir şey yoksa: rahatı az, yorucu bir gidiş
  • İyi bir yerden kötü bir yere kondunuzsa: aleyhinize bir yer değiştirme

Rüyanın detaylarına göre yorumu

Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.

Nerede gördünüz?

Hangi haldeydi?

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Sık sorulan sorular

Rüyada uçmak Diyanet'e göre ne anlama gelir?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımlanmış bir rüya tabiri sözlüğü yoktur; kurum rüyayı dinî bir hüküm kaynağı olarak sunmaz. İnternette "Diyanet'e göre uçmak" diye aktarılan yorumların kaynağı klasik tabirnâme külliyatıdır. Diyanet yayınlarında geçen ölçü şudur: rüyalar delil değildir, onlarla amel edilmez.

Rüyada uçmak neden yolculuk olarak yorumlanır?

Çünkü klasik sözlükler maddeyi tek cümleyle açar ve o cümlede uçmak doğrudan sefer olarak kaydedilir. İki ayrı eser bunu neredeyse aynı lafızla verir. Okunan şey yükselmek değil yer değiştirmektir: bir tayin, iş için şehir değiştirmek, taşınmak, bir hâlden başka bir hâle geçmek. Aynı cümle uçmayı yolcu olmayan kimse için ise batâlet, yani boşta durmak olarak ayırır.

Rüyada gökyüzüne doğru yükselerek uçmak kötü müdür?

Kaynaklar bu maddede yüksekliği değil yönü ölçer. Beğenilen uçuş enine olandır: yüzükoyun ya da sırtüstü, yeryüzüne paralel, bir yerden bir yere. Göğe doğru dikine, saplanırcasına yükselen uçuş beğenilmez ve bir eserde bu düpedüz kaideye çevrilir. Mantığı basittir: enine uçmak bir yere gitmektir, dikine uçmak hiçbir yere. Sitede o kayıt bir haber olarak verilmez.

Rüyada uçarken kendini durdurabilmek ne anlama gelir?

Bu, maddenin en kuvvetli hayır kaydıdır. Kendi iradesiyle uçtuğunu ve canı istediğinde uçmayı bıraktığını gören kimse için karşılığı çok hayır ve yaptığı işlerin kolaylaşmasıdır. Belirleyici olan uçmak değil bırakabilmektir: bir işi istediğiniz an durdurabilmek, hayır diyebilecek durumda olmak, girdiğiniz bir ortaklıktan çıkabilmek.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü't-tı, tayerân maddesi; ayrıca hevâ, cenâh, semâ ve nesr maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    et-tayerân bahsi; ayrıca el-hevâ, el-cenâhân, el-vesb ve el-kuvve bahisleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    bâbü't-tayerân ve'l-vesb

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    55. bâb (sefer, sıçrama, yürüyüş ve uçma) ve en-nesr bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    55. fasıl (bulut ve rüzgârda uçmak) ve 114. fasıl (kafesteki kuşlar)

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)