Rüyapedia
Doğa

Rüyada Su Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Klasik sözlükler su maddesini “bereket” diye açmaz. İki ayrı eserin açılış cümlesi bugünkü rüya sitelerinin hiçbirinde geçmez ve ikisi de daha dar, daha kullanışlı bir şey söyler.

Birincisi suyu hoş bir hayat diye tanımlar ve hemen ardından evliliğe bağlar; evde görülen suyu ise saadet, toplanmış mal ve hayrın artması sayar. İkincisi suyu İslam, ilim, hayat, bolluk ve ucuzluk diye açar ve gerekçesini de yazar: her şeyin hayatı onunladır. Aynı satırda ikinci bir karşılık gelir, mal; onun gerekçesi tek kelimedir, onunla kazanılır. Üçüncüsü nesildir.

Sayfanın asıl bilgisi ise sözlükte değil. Klasik metinler ağırlığı üç yere koyar: suyun hâli (berrak mı, durgun mu, tuzlu mu, sıcak mı), sizin ne yaptığınız (içtiniz mi, yıkandınız mı, karşıya geçtiniz mi) ve sizin kim olduğunuz. En çok iş göreni üçüncüsüdür: tek bir bardak su, altı ayrı insanda altı ayrı yere çıkar.

İslami rüya tabiri

Suyun hâli ve sizin fiiliniz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Su berrak ve boldu Fiyatların düşmesi, işin ucuzlaması, hakkın yerini bulması
Tatlı suyu sonuna kadar bitirmeden içtiniz Hâlinize göre altı ayrı okuma
Uyandığınızda gerçekten susamıştınız Bu rüyaya hüküm verilmez
Kandınız, susuzluğunuz tamamen geçti Zorluktan sonra kolaylık, ihtiyacın görülmesi
Susadınız ve su bulamadınız Dinde bir eksiklik olarak kaydedilir
Sıcak su içtiniz Sıkıntı; kaynar su daha ağır okunur
Bir kap içinde su taşıdınız Fakire mal, bekâra evlilik, evliye çocuk
Suyu bohçada ya da elbisede taşıdınız Koruduğunu sanmak: aldanış
Abdest aldınız Suyun hâlinden güçlü; hayır tarafında
Yıkanıp yeni elbise giydiniz Hâlinize göre sekiz ayrı okuma
Yıkandınız ama eski elbise giydiniz Sıkıntı gider, el daralır
Yıkanmaya başladınız, bitiremediniz İstediğinize ulaşamamak
Bulanık suda yıkanıp çıktınız Sıkıntıdan çıkmak
Bulanık su içtiniz Zahmet; geçimde daralma
Su durgundu, hiç akmıyordu Akan sudan her hâlükârda zayıf okunur
Su tuzluydu ya da acıydı Kazanç var, tadı yok
Su sarı ya da yeşildi Rahatsızlık; yeşili uzun sürene yorulur
Kuyuya kova sarkıttınız, dolu çıktı Hâlinize göre yedi ayrı okuma
Kuyu kazdınız ve su çıktı Varlıklı biriyle kurulan, içinde hile olan bağ
Evinizde pınar fışkırdı Ev halkını ağlatan bir mesele
Pınar kanalını aşmadan akıyordu Ardınızdan işlemeye devam eden bir iyilik
Su üstünde yürüdünüz Yakîn ve tevekkül; şartı var
Derin suya daldınız, dibi bulamadınız Çok dünyalık; büyük birinin işine düşmek
Boğulur gibi oldunuz ama çıktınız Bir dünya işine gömülmek
Nehri karşı yakaya geçtiniz Kesilip arkada bırakılan bir korku
İnsanlara su dağıttınız En hayırlı amellerden; şartı var
Umumi yağmur yağıyordu Ölmüş bir işin yeniden yürümesi
Yağmur yalnız sizin evinize yağdı Ayrı ve ağır okunur
Sel geldi Gücü ölçüsünde bir düşman ya da kalabalık
Kuyular ve pınarlar kurumuştu Kazancın durması

Aynı bardak su, altı kişiye altı ayrı çıkar

Bu bahsin en kuvvetli kaydı budur ve sözlük mantığını baştan bozar. Kaynak tek bir sahneyi alır: kuyudan ya da tulumdan tatlı ve berrak su içmek, sonuna kadar bitirmeden. Sonra o sahneyi içene göre bölüyor.

Hastaysanız hastalığınızdan kalkarsınız. Hasta değilseniz ve bekârsanız evlenirsiniz; gerekçesi metne yazılmıştır, içmenin lezzeti ve suyun yukarıdan aşağı inmesi. Evliyseniz o gece eşinizle buluşursunuz. İlim istiyorsanız aradığınız ilme ulaşırsınız. Ticaretle uğraşıyorsanız helal bir dünyalık elde edersiniz. Aynı kayıt, İslam’a girenin sahnesini de buraya koyar.

Bir kayıt daha var: suya onu bozan bir şey karıştıysa okuma haram tarafına döner. Suyu nereden ve hangi kapla içtiğiniz de hesaba katılır.

Bir kapta su taşımak benzer biçimde bölünür: fakirseniz mal, bekârsanız evlilik, evliyseniz eşinizin hamile kalması. Suyu bohçada, elbisede ya da su tutmayacak bir şeyde taşıdıysanız okuma tersine döner ve gerekçesi açıktır: koruduğunuzu sanırsınız, korumamışsınızdır. İçmenin ayrıntısı rüyada su içmek sayfasındadır.

Yorumdan önce sorulan soru: uyandınız, susamış mıydınız

Klasik metinlerin en şaşırtıcı maddesi bu ve modern bir itiraz gibi durur; oysa geleneğin kendi içinden gelir.

Bir eserin musannifi tabirciye doğrudan seslenir: biri “rüyamda su içtim” derse ona uyandığında kendini susamış bulup bulmadığını sor; susamışsa o rüyanın hükmü yoktur. Bedenden gelen sahne tabir edilmez.

Susamamışsanız ve içmekten lezzet aldıysanız okuma rahat, ilim ya da hastalıktan kurtuluş tarafındadır. Aynı fasıl bunu mevsime kadar indirir: aç karnına su içmek sonbahar ve kışta hafif bir rahatsızlık, ilkbaharda zararsız, yazda baş ağrısı tarafında okunur. Gerekçe sembolde değil bedendedir: o fiilin o mevsimde yaptığı şey.

Bir kaide daha var ve bugün en çok işe yarayan budur: âdetin hükmü yoktur. Hep sıcak su içmeye alışkın biri rüyada soğuk su içerse, herkes için hayır sayılan o sahne onda okunmaz, çünkü o su onun tabiatı değildir. Her gün yaptığınız bir şeyi rüyada görmeniz tabir malzemesi sayılmaz.

Fiil, suyun niteliğini bastırır

Su tabirinde en yanlış bilinen şey şudur: bulanık su her sahneyi bozmaz.

Kaynaklar bunu bir usûl maddesi olarak yazar. Pınardan abdest alan hayır görür; su ister berrak ister bulanık, ister sıcak ister soğuk olsun. Şart tektir, namaza yetecek kadar temiz olması. Gerekçe de metne yazılıdır: abdest tevilde suyun çıktığı yerden ve niteliğinden daha güçlüdür. Aynı kural başka maddelerde de işler; yeraltı geçidinde abdest alan hırsızına galip gelir, çünkü orada da abdest mekândan güçlü sayılır. Ayrıntısı rüyada abdest almak sayfasında.

Abdest alanın hâline göre karşılıklar da sayılır: sıkıntıdaysanız ferahlarsınız, korkuyorsanız emin olursunuz, borçluysanız borcunuz ödenir, günahınız varsa örtülür.

Aynı mantık yıkanmakta daha da açıktır. Yıkanıp yeni elbise giymek sekize bölünür: görevden alınan geri döner, fakir zenginleşir, mahpus salıverilir, hasta afiyet bulur, ticareti durmuş tacirin ya da işi tıkanmış zanaatkârın işi düzelir, gamlının gamı gider, borçlunun borcu ödenir. Küçük bir ayrıntı okumayı çevirir: yıkanıp eski elbise giymek, sıkıntı gider ama el daralır diye kaydedilir. Yıkanmaya başlayıp bitirmemek istenene ulaşamamaktır.

Bulanık suda yıkanıp çıkmak da hayır tarafındadır: sıkıntıdaysanız çıkarsınız, hastaysanız şifa bulursunuz, hapisteyseniz kurtulursunuz. Aynı suyu içmek ise ayrı okunur ve zahmet tarafına düşer. Su aynı sudur; ayıran şey fiildir.

Suyun kendi hâli

Fiil devreye girmediğinde belirleyici olan suyun niteliğidir ve kaynaklar bunu tek cümlede toplar: su ne kadar berraksa içenin yaşayışının berraklığı o kadardır.

Berrak ve bol su en açık hayırdır; bir kayıt bunu doğrudan fiyatların düşmesine ve adaletin yayılmasına bağlar. Durgun su hapis diye kaydedilir ve akan sudan her hâlükârda zayıf sayılır; durgun suya düşmek sıkışma tarafındadır. Tuzlu su geçimde daralma, acı su tadı çıkmayan bir hayat, kokmuş su darlık ve eksiklik, bulanık ve kokmuş su haram maldır. Sarı su rahatsızlık, yeşil su uzun süren bir rahatsızlıktır; gerekçesi yazılıdır, uzun süre durduğu için.

Sıcak su ayrı bir başlıktır. Gündüz kullanılan kaynar su şiddet ve ceza, gece kullanılan cin korkusu tarafında okunur; farkında olmadan üzerinize sıcak su dökülmesi sıcaklığı ölçüsünde bir sıkıntı sayılır.

Bir kayıt da göreni ayırır: birinin hizmetinde çalışan kimse bulanık akan su görürse, bu üstünden gelecek bir çıkışma diye okunur.

Kuyu, kova ve pınar

Bu bahsin en somut malzemesi burada.

Kuyuya kova sarkıtıp dolu çekmek yediye bölünür: evinizde hamile varsa erkek çocuk müjdesi, ticaret malınız yoldaysa malın ulaşması, yanınızda hasta varsa iyileşmesi, hapisteyseniz kurtuluş, uzakta bir yakınınız varsa dönüşü, bekârsanız evlilik; bunların hiçbiri yoksa bir merciye başvurup işinizin görülmesi. Şart, kovanın sağlam ve dolu çıkmasıdır. Dilsel gerekçe de yazılıdır: Arapçada kova sarkıtmak başvurmak, aracı koymak demektir. Kuyunun kadına delaleti ise Hz. Yûsuf’un kuyudan kova ile çıkarılışına bağlanır. Ayrıntısı rüyada kuyu görmek sayfasında.

Aynı bahiste kayıtlı bir vaka, tabirin nasıl işlediğini iyi gösterir. Bir adam İbn Sîrîn’e gelir: bir testiye ip bağlayıp kuyuya sarkıtmış, testi dolunca ip çözülmüş ve testi düşmüştür. İbn Sîrîn sahneyi parçalarına ayırır; ip verilen söz, testi kadın, su fitne, kuyu hiledir. Çıkan yorum şudur: bu adam arkadaşı adına dünürlüğe gönderilmiş ve kadını kendisi almıştır.

Kuyu kazıp su bulmak varlıklı biriyle kurulan bir bağdır ve gerekçesi tek kelimedir, kazmak hiledir. Su çıkmazsa o kişinin malı yoktur.

Evde pınar fışkırması ev halkını ağlatan bir mesele diye okunur. Gerekçe kelimenin kendisidir: Arapçada aynı kelime hem pınar hem gözdür, kaynak da bunları ağlayan gözler diye yazar. Odanın içinde fışkırdıysa bir kadından, duvardan fışkırdıysa evdeki bir erkekten gelen bir sıkıntıdır; evden çıkıp gittiyse sıkıntı gitmiştir. Tersi de kayıtlıdır: kanalını aşmadan akan bir pınar, sahibi için ardından işlemeye devam eden bir iyiliktir.

Suyun içinde olmak

Su üstünde yürümek iman kuvveti ve yakîn diye okunur, ama şartıyla: rüyada iyiliğe ve hikmete delalet eden bir söz varsa. Yoksa aynı sahne gurur ve sebat etmeyen bir iş sayılır. Bir görüşe göre tevekküle dayanarak tehlikeli bir yola girmektir; oradan çıkarsanız bütün ihtiyaçlarınız görülür.

Derin suya dalıp dibini bulamamak çok dünyalık elde etmektir; gerekçesi yazılıdır, dünya derin bir denizdir. Başka bir eser aynı sahneye ayrı bir gerekçe verir: dibini arayıp bulamayan yer değiştirir, çünkü dünyanın kararı yoktur. Deniz ve yüzmek ayrı sayfalarda ele alınır.

Boğulur gibi olup çıkmak bir dünya işine gömülmektir. Buradaki gerekçe, tabircinin dili bilmesi şartının en temiz örneğidir: Arapçada “filan nimete gark oldu” denir, muabbir deyimi bilir ve sahneyi oraya bağlar. Ayrıntısı rüyada boğulmak sayfasında.

Nehri karşı yakaya geçmek bir gamı, bir dehşeti ya da bir korkuyu kesip geçmektir; suyun içinde çamur olsa bile selamet tarafında okunur.

Yağmur, sel ve ölçüyü aşan su

Kaynaklar yağmurda bir ayrım yapar: umumi yağmur rahmet, ilim ve berekettir; yalnız bir eve ya da bir mahalleye inen yağmur ayrı ve ağır okunur. Umumi yağmuru görenin ölmüş bir işi dirilir, sıkıntısı varsa ferahlar.

Aynı yağmur herkese aynı çıkmaz. Çiftçi için müjde, yola çıkacak olan için seferin durmasıdır. Bir saçağın altında yağmurdan korunmak işten, seferden ya da bir hastanın yanından ayrılamamak diye kaydedilir. Yağmurda temizlenmek ise tevbe, genişleme ve ihtiyacın görülmesi tarafındadır.

Sel gücü ölçüsünde bir düşmandır. En açık gerekçeyi başka bir eser verir: sel garip bir adam, bir kervan ya da bir ordudur, çünkü selin kaynadığı bir aslı yoktur, oradan buradan toplanmıştır. Ayrıntısı rüyada sel görmek sayfasında.

Suyun evlere girecek kadar taşması kavga ve karışıklık tarafındadır; taşkınlığın kendisi zaten ölçüyü aşmanın adıdır. Bunun tersi olan kuruma kazancın durmasıdır ve bir eser sonuçlarını tek tek sayıp her birinin sebebini yazar: yolların kesilmesi gemiler yürümediği için, elbisede bir afet yıkanacak su kalmadığı için, hayvanların telefi içtikleri gittiği içindir.

Kaynakların ters düştüğü sahne

Su bahsinde iki hat bir noktada ayrılır ve bunu gizlemek doğru olmaz. Berrak suya bakıp yüzünü aynadaki gibi görmek iki eserde çok hayır diye kaydedilir; yüzünü güzel gören ev halkına ve komşularına iyilik eder. Üçüncü bir eser aynı sahneyi ağır tarafta yazar. O okuma bu sayfada haber olarak verilmez: ecelin bilgisi tabircinin işi sayılmaz, bir rüyaya bakarak kimsenin ömrü hakkında cümle kurulmaz.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır sağlık, ömür ya da kazanç hakkında bir haber değildir. Yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada su, duygunun kendisinden çok duyguyla aranızdaki mesafeyi gösterir: içinde miydiniz, kıyıdan mı bakıyordunuz, üstünde mi yürüyordunuz.

Bedensel taraf da atlanmaz. Akşam tuzlu bir şey yediyseniz, ateşiniz varsa ya da uyurken gerçekten susadıysanız beyin bunu sahneye taşır. Bu modern bir itiraz değildir; klasik metinler de aynı elemeyi yapar ve bedenden geleni tabir edilecek olandan ayırır.

İki okuma aynı yere varıyor. Su rüyası bir haber getirmez; o gün neyin aktığını, neyin durduğunu ve sizin akıntının neresinde durduğunuzu gösterir.

Olumlu anlamları

  • Abdest aldıysanız ya da yıkandıysanız: su bulanık olsa bile okuma hayır tarafında kalır
  • Kova dolu çıktıysa: uzaktaki malın gelmesi, yoldakinin dönmesi, başvurunun sonuçlanması
  • Berrak ve bol suysa: fiyatların düşmesi, işin ucuzlaması, hakkın yerini bulması
  • Nehri karşıya geçtiyseniz: kesilip arkada bırakılan bir korku
  • Umumi yağmur yağdıysa: ölmüş bir işin yeniden yürümesi

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Durgun suysa: akan sudan her hâlükârda zayıf okunur; yerinde duran bir mesele
  • Tuzlu ya da acıysa: kazanç var, tadı yok; geçimde daralma
  • Suyu elbisede ya da bohçada taşıdıysanız: koruduğunuzu sanmak, korumamış olmak
  • Evinizde pınar fışkırdıysa: ev halkını ağlatan bir mesele
  • Su evlere girecek kadar taştıysa: ölçüyü aşan bir kavga ve karışıklık

Rüyanın detaylarına göre yorumu

Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.

Ne oldu, ne yaptınız?

Nerede gördünüz?

Hangi haldeydi?

Sizin durumunuz neydi?

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada su görmek Diyanet'e göre ne anlama gelir?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımlanmış bir rüya tabiri sözlüğü yoktur ve kurum rüyayı dinî bir hüküm kaynağı olarak sunmaz. İnternette "Diyanet'e göre su" diye aktarılan cümlelerin kaynağı klasik tabirnâme külliyatıdır. Diyanet yayınlarında geçen ölçü şudur: rüyalar delil değildir, onlarla amel edilmez. Bu sayfadaki okumalar da klasik metinlerden derlenmiştir ve fetva niteliği taşımaz.

Rüyada bulanık su görmek her zaman kötü müdür?

Hayır ve bunun kaynakta yazılı bir gerekçesi vardır. Klasik metinler pınardan abdest alan kimsenin hayır göreceğini söyler, suyun berrak ya da bulanık, sıcak ya da soğuk olmasına bakmadan; tek şart namaza yetecek kadar temiz olmasıdır. Gerekçe de metne yazılmıştır: abdest tevilde suyun çıktığı yerden ve niteliğinden daha güçlüdür. Aynı biçimde bulanık suda yıkanıp çıkmak sıkıntıdan çıkmak olarak okunur. Bulanık suyu içmek ise ayrı ele alınır ve zahmet tarafına düşer.

Rüyada su içmek her zaman rızık mıdır?

Kaynaklar önce bir eşik koyar. Bir eserin musannifi tabirciye açıkça şunu söyler: kişi uyandığında kendini susamış bulduysa o rüyanın hükmü yoktur, çünkü sahne bedenden gelmiştir. Susamamışsa ve içmekten lezzet aldıysa okuma rahat, ilim ya da hastalıktan kurtuluş tarafındadır. Aynı fasıl bir kaide daha ekler: kişinin âdeti olan bir davranış tevil malzemesi sayılmaz.

Rüyada suyun taşması ve sel görmek ne anlama gelir?

Klasik metinlerde suyun evlere girecek kadar taşması karışıklık ve ihtilaf tarafında kaydedilir; taşkınlığın kendisi zaten ölçüyü aşmanın adıdır. Sel ayrı okunur ve gücü ölçüsünde bir düşman sayılır. En açık gerekçeyi başka bir eser verir: sel garip bir adam, bir kervan ya da bir ordudur, çünkü selin kaynadığı bir aslı yoktur, oradan buradan toplanmıştır.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü'l-mîm, el-mâ' maddesi; ayrıca el-matar, el-bi'r, aynü'l-mâ', en-nehr, el-bahr, es-seyl ve eş-şurb maddeleri

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    41. bab (deniz, gemi, boğulma, nehirler, kuyular ve sular); ayrıca el-âbâr ve el-matar fasılları ile gusül bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    yağmurlar ve sular babı

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    el-miyâh, aynü'l-mâ' ve es-seyl fasılları

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    5. bab, fî miyâhi'l-ard fasılları

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)