Rüyapedia
Nesneler

Rüyada Koku Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Klasik sözlükler koku maddesini bir koku tarifiyle açmaz. Açılış cümlesi şudur: koku rüyada güzel övgüdür. Yani madde burnu değil, insanın çıktığı odada bıraktığı şeyi konuşur; adını, arkasından söylenen sözü.

Türkçe de aynı yeri gösterir. Bir işin “kokusunu almak” onu daha ortada bir şey yokken sezmektir; adın “kötüye çıkması” ise kimse bir şey göstermediği hâlde herkesin bir şey duymasıdır. Koku, sahibi gittikten sonra da odada duran tek şeydir.

Buradan iki ölçü çıkar ve sayfanın tamamı bu ikisinin üstünde durur. Birincisi yayılma mesafesi: kaynaklar kötü kokuyu yorumlarken “kokunun ulaştığı yer ve gücü kadar” diye ölçü koyar. İkincisi yön: kokunun sizden çıkması ile size gelmesi ayrı okunur.

Bir de şu var: koku çoğu zaman rüyanın kendisi değil, başka bir sahnenin üstüne düşen ayrıntıdır. Aynı ev, aynı elbise, aynı yemek, sırf kokusu değiştiği için bambaşka okunur.

İslami rüya tabiri

Kokuyu nerede duydunuz

Aşağıdaki satırlar sahneyi kabaca yerine oturtur; gerekçeler altındaki bölümlerde.

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Üstünüze güzel koku sürdünüz Hakkınızda söylenenin güzelleşmesi
Kokulandığınızı gördünüz, bekârsınız Nikâh tarafında okunur
Gizlediğiniz bir şey vardı, koku sizden yayıldı Saklananın duyulması
Suçlanıyordunuz, güzel koku duydunuz Töhmetten temize çıkmak
Güzel bir koku kokladınız Kaynaklar burada ayrışır; aşağıda
Çirkin bir koku kokladınız İşitilecek kötü söz, gam
Kendi ağzınızın koktuğunu gördünüz Söylediğiniz sözün size iş açması
Kokuyu başkasının ağzından duydunuz Yüzünüze söylenen kaba söz
Dişlerinizden kerih koku geldi Hakkınızda çirkin konuşulması
Üstünüze buhur tüttü, tütsülendiniz İnsanlarla geçim, kâr ve hayır
Miski ya da amberi ateşe attınız İtibarı yerinden edip harcamak
Misk gördünüz, elinize aldınız Gizli sadaka, kârlı ticaret, kıymetli bilgi
Güzel kokulu yağla ovunuldunuz İnsanlar arasında iyi anılmak
Devlet kapısında koku süründünüz Üstünüzden gelen bir töhmet
Çarşıda güzel koku esiyordu O çarşının işinin açılması
Yeni ve güzel kokulu bir dükkân gördünüz Bekâra nikâh, sıkışana ferahlık
İşin başındaki kişi kerih kokuyordu O idarenin bozukluğu
Koltuk altınızın teri ağır kokuyordu Kazanç var, adı çirkin
Çorabınız yeni ve güzel kokuluydu Malın korunması, övgünün güzelliği
Yalnız kokusu olan bir ağaç gördünüz Sözü olan, işi görünmeyen kimseler
Hem kokan hem meyve veren bir ağaç Sözle işin birlikte yürümesi
Kokmuş suyla bir şey yıkadınız Hüküm tersine döner: sıkıntının gitmesi
Kokmuşu yiyip temizini bıraktınız Helâli bırakıp haramın üstüne gitmek
Kazı yaparken kokmuş koku duydunuz Peşinde olunan bozuk işin ağırlaşması

Maddenin ilk cümlesi: koku, adın bahsidir

Kaynaklar kokuyu güzel övgü ve güzel bir anılış diye karşılar; bunu hem kadın hem erkek için aynı şekilde yazar. Kadının kendini kokulanmış görmesi salih bir amele girmesi, kocası yoksa nikâh olarak kaydedilir.

Bunun bugünkü karşılığı gayet dünyevîdir: ayrıldığınız işyerinin sizi hâlâ tavsiye etmesi, bir referansla açılan kapı, aile içinde yıllardır anlatılan bir hatanın nihayet düzeltilmesi.

Kokunun cinsi övgünün cinsini de gösterir; her koku aynı şeyi taşımaz. Misk gizli sadaka, çocuğa hamilelik, kârlı ticaret ve âlimlerden alınan kıymetli bir bilgi olarak yazılır; mal okumasının gerekçesi de metnin içinde durur, çünkü altından daha pahalıdır. Aynı madde suçlanan kimse için miski beraat tarafında kaydeder. Amber mertebesi büyük birinden gelen mal ve menfaattir; denizden çıktığı için deniz tarafından gelen kazançla da anılır. Kâfûr ise parlaklıkla birlikte güzel bir addır.

Çünkü koku taşıyanını ele verir

Bu maddenin kendi gerekçesi budur ve iki ayrı eserde aynı cümleyle geçer: hırsız ya da hilekâr kimse kendini kokulanmış görürse ya tövbe eder ya yakalanır, çünkü güzel koku sahibini ele verir. Misk maddesinde aynı cümle bir kelime daha ekleyerek tekrarlanır: hoş koku taşıyanını ele verir ve gizli olanı açığa çıkarır.

Yani gelenek kokuyu hoş bir süs olarak değil ifşa eden bir şey olarak okumuş. Hayattaki karşılığı şudur: kimseye söylenmemiş bir borcun duyulması, gizli tutulan bir görüşmenin ortaya çıkması. Yöntem metinlerinden biri de kötü kokan sahneleri doğrudan “kötü bir sırrın açığa çıkması” diye karşılar.

Ölçü de yazılıdır. Kokmuş yağla ovunmak çirkin övgüdür, ama şu kayıtla: kokusunun yayılma ve gücü ölçüsünce. İtibarın bozulması dedikodunun ulaştığı mesafe kadardır.

Aynı ölçü bir başka maddede ikiye ayrılır: kokusu kadar kötü ün, sesi kadar rezalet. Biri arkanızdan konuşulmasıdır, öbürü yüzünüze karşı düşülen mahcubiyet.

Kokunun aynı nesneyi nasıl böldüğünü en temiz gösteren satır çorap maddesidir. Yeni ve güzel kokulu çorap, sahibinin zekâtını verdiği ve malını koruduğu tarafta yazılır; eskimişi zekâtı tutup malı tehlikeye sokan tarafta; kokusu kerih olanı ise aynı mal, çirkin bir ad. Ter maddesi de aynı sahneyi görene göre böler ve vali için “çirkin bir ad içinde elde edilen mal” der. Kazanç yerinde durur, ad bozulur.

Siz mi koktunuz, siz mi kokladınız

Bu bahsin en kullanışlı ayrımı yöndür. Ağız kokusu maddesi bunu tek cümlede kurar: kendi ağzının koktuğunu gören kimse kendini öven, kibirlenen sözler söyler ve bundan sıkıntıya düşer; kokuyu başkasından duyuyorsa çirkin ve kaba bir söz işitir. Yani sizden çıkan koku söylediğiniz, size gelen koku işittiğiniz sözdür. Diş maddesi de aynı yere bağlanır ve dişlerinden kerih koku gelen kimse hakkında çirkin konuşulacağını yazar.

Koklamak fiiline gelince, kaynaklar burada birbirini tutmaz ve bunu saklamak yerine göstermek gerekir. Bir hat, güzel koku koklayana hafif bir rahatsızlık isabet edeceğini, çirkin kokunun ise kötü söz ya da gam olduğunu kaydeder. Korunmuş en eski eser ise tam tersini yazar: güzel koku koklamak müjdedir, gam ve kederden kurtuluştur; karısı hamile olan sevindirici bir evlat sahibi olur, koku kerih ise tabiri bunun zıddıdır. Üçüncü bir kayıt burnu “rahatın mahalli” sayar ve güzel kokuyu içine çekmeyi şanın yükselmesiyle gönül hoşluğu diye okur.

Üçü de gelenek içindedir, seçimi sahne yapar. Uyandığınızda geride ferahlık kaldıysa okuma müjde tarafındadır; tedirginlik kaldıysa kaynakların temkinli satırı işliyor demektir.

Ateşe değen koku

Tütsülenmek insanlarla güzel geçinmektir; tütsülenenin kâr, hayır ve geçim elde edeceği yazılır, darlık içindeki için doğrudan zenginlik diye kaydedilir. Buhur bazen ilme ve dine, açıktan verilen sadakaya, husumetlilerle barışa da bağlanır.

Ama aynı madde bir kayıt düşer ve gerekçesini de yazar: kokuyla tütsülenmek övgüdür, fakat tehlikeyle birlikte, içindeki duman sebebiyle. Öd kokusu için de aynı ölçü tekrarlanır, dehşetle birlikte güzel söz. Buhurun ikinci yüzü de aynı yerde durur: rüşvet, sırların açığa çıkması, insanlara hoş görünme çabası.

Karşılığı tanıdıktır: adınızın duyulduğu ama aynı anda gözaltında olduğunuz bir yükseliş. Terfiyle gelen denetim, herkesin konuştuğu bir başarının ardından gelen kıskançlık. Duman burada süs değil, övgünün bedelidir.

Miski, amberi ya da ödü ateşe koymak ayrıca ve ağır kaydedilir: malın ve itibarın bozgunculukta gitmesi, şeyi yerinden başka yere koymak. Gerekçe cümlenin içindedir; koku koklanmak içindir, yakıldığında yerinden edilmiş olur. Karşılığı, kazanılmış bir itibarı bir tartışmayı kazanmak için harcamaktır.

Kokuyu kim getirdi, hangi kapıda duydunuz

Yöntem metinlerinden biri bu maddeye tek cümlelik bir kural koyar: kokuyu ona yakışana nispet et. Güzel kokuyu koku satan, çiçekle meyveyle uğraşan birinden bil; kötü kokuyu da onu taşıyan işten. Yani rüyadaki koku çoğu zaman soyut bir hüküm değil bir kişiyi gösterir: fayda ondan gelecektir ya da sıkıntı ondan gelmektedir.

Mekân da hükmü çevirir, üstelik aynı fiilde. Misk ve amber macununu kendi hâlinde sürünen için okuma iki kişiden gelen güzel övgüdür; devlet kapısında aynı şeyi sürünmüşse üstünden gelen bir töhmet, zimmete geçirme ve hıyanetle suçlanmadır. Kaynak bağı benzetmeyle değil kelimeyle kurar; sürünülen macunun adı, aşırmayı anlatan kelimeyle aynı kökten okunur.

Çarşıda güzel koku esmesi o çarşı halkının geçiminin bollaşması ve mallarının revaç bulmasıdır; kaynak kokuyu, çarşının kalabalık olması ve içinden berrak su akmasıyla aynı safa koyar. Yeni ve güzel kokulu bir dükkân bekâr için nikâh, hasta için şifa tarafında yazılır. Buna karşılık bir hâkimin ya da çarşı denetçisinin kerih kokması idaresinin bozukluğu, ölçü ve tartıda eksiltme diye kaydedilir: makam sahibinin kokusu onun siretidir.

Aynı ölçü mezar bahsinde de işler: kazıda duyulan kokmuş koku, peşinde olunan bozuk işin delaletini kuvvetlendirir; geniş bir kabirde güzel koku ya da yeşillik bulmak ise sonun hayra çıkması diye yazılır. Koku sahneyi değiştirmez, hangi tarafa düşeceğini gösterir.

Yalnız koklanan mı, hem koklanan hem yenen mi

Bu sembolün en soyut ve en işe yarar kaidesi koku maddesinde değil, ağaç maddesinde duruyor. Kaynak ağaçları dörde ayırır ve her birine ayrı hüküm verir. Yalnız koklanan ağaç (kına, gül, ban) “ameli olmayan salâh ve ilim, fiili olmayan söz” sahiplerine; hem kokan hem meyve veren (turunç, limon) “zâhirin ve bâtının salâhı, ilim ile amelin birlikteliği”ne; yalnız yenen (hurma, ceviz) elindekini ancak zahmetle veren efendilere; ne kokan ne yenen (kavak, servi) cimriliğe delalet eder.

Yani bu gelenekte koku söz tarafında, meyve amel tarafında durur. Güzel kokan ama meyvesiz bir sahne çok tanıdık bir yeri gösterir: söz veren ama yapmayan bir ortak, adı güzel anılan ama kimseye dokunmayan bir kurum, tanıtımı işinden büyük bir hizmet.

Kokunun bozulduğu taraf da aynı mantıkla yürür. Kokmuş olanı yiyip önündeki temizi bırakmak helâli bırakıp haramın üstüne gitmektir; balık ve et bu bahiste birlikte anılır. Kokmuş ve bulanık su sıkıntılı, eksik geçim diye yazılır. Keskin kokulu bitkiler de söz tarafındadır: çiğ soğan ve sarımsak yiyen hakkında çirkin konuşulur, pişmişini yiyen hatasından döner.

Ama yöntem metni tam burada bir istisna koyar ve bu satır sayfanın en rahatlatıcı yeridir: aynı tuzlu, acı ya da kokmuş su bir kumaşı, bedeni, deriyi veya eşyayı yıkamakta işe yarıyorsa iyidir ve rahatlıktır. Aynı şeyle karşılaşmak sıkıntı, ondan bir işte faydalanmak ferahlıktır.

Mersin ile nergis: kokuya değil süreye bakmak

Bu bahsin en meşhur hâdisesi, tabircinin kokuya neresinden baktığını tek seferde gösterir.

Bir adam rüyasında iki elinde iki bitki taşır: birinde mersin, birinde nergis. Karısı ondan ister; adam nergisi karısına, mersini kumasına verir. Rüyayı dinleyen tabirci şöyle der: “Rüya doğruysa seni boşar, kumana tutunur.” Öyle olur. Hâdise halifeye kadar ulaşır; tabirci huzura çağrılıp ödüllendirilir ve bunu nereden çıkardığı sorulur. Cevabı bir şiir mısraıdır: “Nergisin ahdi yoktur, ahd mersinindir.”

Gerekçe basittir ve kokuyla ilgisi yoktur: nergis birkaç gün durur, mersin kış yaz yeşil kalır. Tabirci güzelliğe değil süreye bakmıştır.

Koku rüyası okurken sorulacak asıl soru da budur: güzel miydi değil, ne kadar kaldı. Bir anda gelip geçen ile odaya sinen aynı şeyi göstermez; biri bir iltifat, öbürü bir addır. Kaynakların kokulu ot satıcısını gam sahibi sayması da bundandır, gerekçesi yazılıdır: çünkü onların kalıcılığı yoktur. Yerinde biten ot ise güzel bir ad ve sevindiren bir sözdür. Aynı ölçü çiçek ve sürülen krem bahislerinde de işler.

Ne demek değil: Koku rüyası kimse hakkında hüküm vermez; ne rüyada adı geçen biri ne de rüyayı gören hakkında. Klasik metinler bu bahiste hastaya ve vefat etmiş kimseye dair ağır satırlar da kaydeder; bu sayfa onları haber olarak taşımaz, çünkü ecelin bilgisi de ahiret hâli de tabircinin işi sayılmaz. Gerçek bir sağlık kaygınız varsa gidilecek yer hekimdir. Buradaki okumalar klasik tabir literatüründen derlenmiştir, dinî bir hüküm ya da fetva niteliği taşımaz; Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında da rüyaların delil sayılmadığı belirtilir.

Psikolojik açıdan

Koku, hafızanın söz araya girmeden çalışan tarafıdır. Bu yüzden rüyada koku hatırlamak nadirdir ve hatırlandığında genellikle bir sahneyi değil bir kişiyi ya da bir dönemi geri getirir: bir hastane koridoru, bir mutfak, çocukluğun geçtiği ev.

İkinci bir yer daha var. “Hakkımda ne konuşuluyor” kaygısı uykuda çoğu zaman görüntüye değil kokuya dönüşür, çünkü ikisi de bakan biri olmadan yayılır.

Klasik gelenek maddeci açıklamayı da reddetmez, bir kısım sayar: kaynaklardan biri, bedeninde iltihap bulunan kimsenin çoğunlukla kokmuş şeyler gördüğünü yazar. Odanın havası ya da bir ilaç rüyaya karışabilir; bu, rüyayı geçersiz kılmaz, yalnızca hangi kısımdan olduğunu sorar.

Olumlu anlamları

  • Üstünüze güzel koku sürdüyseniz: hakkınızda konuşulanın düzelmesi, adın temiz anılması
  • Kokulandığınızı gördüyseniz ve bekârsanız: kaynaklarda nikâh tarafında yazılır
  • Misk gördüyseniz ya da elinize aldıysanız: gizli sadaka, kârlı ticaret, kıymetli bir bilgi
  • Suçlanırken güzel koku duyduysanız: töhmetten temize çıkmak
  • Çarşıda ya da dükkânda güzel koku estiyse: o işin açılması, kazancın revaç bulması

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Kendi ağzınızın koktuğunu gördüyseniz: söylediğiniz sözün başınıza iş açması
  • Kokuyu başkasından duyduysanız: yüzünüze karşı söylenen kaba söz
  • Kokmuş yağ ya da kokmuş bir şey süründüyseniz: kötü ün, kokunun yayıldığı kadar
  • Kokuyu ateşe attıysanız: itibarı yerinden edip yanlış yere harcamak
  • Kokmuş olanı yiyip önünüzdeki temizi bıraktıysanız: helâli bırakıp haramın üstüne gitmek

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Sık sorulan sorular

Rüyada güzel koku duymak ne anlama gelir?

Burada kaynaklar ikiye ayrılır ve bunu gizlemek yerine söylemek daha doğru. Bir hat güzel koku koklayana hafif bir rahatsızlık isabet edeceğini yazar. Korunmuş en eski eser ise tam tersini kaydeder: güzel koku koklamak müjde ve gam kederden kurtuluştur, koku kerih ise tabiri bunun zıddıdır. Üçüncü bir kayıt da burnun rahatın mahalli olduğunu, güzel kokuyu içine çekmenin şanın yükselmesi ve gönül hoşluğu sayıldığını söyler. Sahnede kokunun size gelip gelmediği ve uyandığınızda geride kalan his, hangi okumanın işlediğini gösterir.

Rüyada kötü koku duymak ne demektir?

Kötü koku klasik metinlerde müstakil bir madde değildir; yağ, ağız, ter, su, balık, et ve kefen gibi maddelerin içinde hükmü çeviren bir ayrıntı olarak geçer. Ortak karşılığı çirkin övgü, yani kötü üne düşmektir ve ölçüsü de yazılıdır: kokunun ulaştığı yer ve gücü kadar. Kokuyu başkasından duyduysanız işittiğiniz kaba bir söz, kendinizden duyduysanız söylediğiniz bir söz tarafında okunur.

Rüyada koku sürünmek ya da parfüm sürmek ne anlama gelir?

Koku sürünmek bu bahsin en açık hayra yorulan sahnesidir: kaynaklar kadın için salih bir amele girmek, kocası yoksa nikâh; erkek için güzel övgü ve güzel bir ad diye kaydeder. Ancak aynı maddede dikkat çekici bir kayıt daha var: hırsız ya da hilekâr kimse kendini kokulanmış görürse ya tövbe eder ya yakalanır. Gerekçesi metnin kendisinde yazılıdır, çünkü güzel koku taşıyanını ele verir. Yani koku sadece süs değil, aynı zamanda ifşa eden şeydir.

Rüyada misk kokusu duymak neye işaret eder?

Misk bu ailenin en yüklü maddesidir. Kaynaklarda gizli sadaka, çocuğa hamilelik, kârlı ticaret ve âlimlerden alınan kıymetli bir bilgi olarak geçer; mal okumasının gerekçesi de yazılıdır, çünkü altından daha pahalıdır. Suçlanan kimse için ayrıca beraat tarafında kaydedilir. Ama aynı madde miskin ateşe konmasını ters okur: şeyi yerinden başka yere koymak, malın ve itibarın bozgunculukta gitmesi.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü't-tâ, et-tîb maddesi; ayrıca eş-şem, el-bahar, tebahhurü'l-insân, el-misk, el-anber, el-gāliye, ed-dühn, er-reyhân, eş-şecere, el-cevrab, el-arak, es-sûk ve el-hânût maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    et-tîb ve eş-şem bahisleri; el-âs (mersin) hâdisesi, ez-za'ferân bahsi ve mizaçlar faslı

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    el-enf (burun) bahsi; güzel koku koklamanın müjde ve ferec okuması

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    mecmere ve koku bahsi; mersin beyti mukaddimede. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    kokunun kaynağına nispet edilmesi faslı; sular faslı, kabir ve kefen fasılları; terin ve sırrın açığa çıkması faslı; tabirin değişme sebepleri faslı

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)