Rüyapedia
Nesneler

Rüyada Krem Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Klasik tabir sözlüklerinde “krem” diye bir madde yoktur. Aranan yer sürülen yağ ve merhem bahsidir ve o bahis insanı şaşırtan bir cümleyle açılır: rüyada yağların hepsi sıkıntıdır, zeytinyağı müstesna. Yani bu sembolün varsayılan yönü bakım ve güzellik değil, tasa tarafıdır.

Maddeyi asıl yöneten kural iki satır sonra gelir: bilinen ölçüyü aşmazsa ziynettir, ölçüyü aşıp yüze ya da elbiseye akarsa sıkıntıdır. Aynı madde, aynı el, aynı yüz; ölçü tuttuğunda süs, taştığında dert. Krem rüyasında yorumu belirleyen şey kremin kendisi değil, ne kadarının nereye gittiğidir.

İkinci eksen dilin içindedir ve Türkçe onu zaten kurmuştur. Kaynaklarda “başına yağ süren, reisine yağ çeker” diye bir satır geçer; çünkü Arapçada yağlamak ile yağ çekmek aynı kökten türer. Türkçede de aynı deyim aynı anlamda yaşar. Bu yüzden krem sahnesi çoğu zaman cilt bahsi değil görünüş ve söz bahsidir: dışarıya gösterilen yüz ile içeride duran hâl arasındaki mesafe.

Rüyanızı hatırlarken üç soru yeter: ne kadardı, kokusu neydi, kime sürdünüz.

İslami rüya tabiri

Kremi nereye sürdünüz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Ölçüsünde sürdünüz, hiçbir yere akmadı Ziynet: hâlinizin dışarıdan da düzgün görünmesi
Yüzünüze aktı Gizlenmeye çalışılan bir eksiğin taşması
Elbisenize bulaştı, leke yaptı Adınıza bulaşan bir iş
Saçınıza sürdünüz, düzgün durdu Saçın gösterdiği kişiye ihsan, tutulan bir söz
Başınıza sürdünüz Bir amire, merciye ya da büyüğe yağ çekmek
Şişeden alıp kendinize sürdünüz Sözünüzün özünüze uymadığı bir dönem
Aynı kremi herkese sürdünüz İki tarafa iki türlü konuşmak
Bir başkasına siz sürdünüz Kaynakta sert satır: onu kandırmayı istemek
Biri sizin başınıza sürdü, yer de tuhaftı Süren kişiye karşı temkinli olmak
Biri size sürdü, sahne hoştu Yakınlık var; ölçüsü ve yeri yorumu belirler
Ağrıyan ya da şişen bir yere sürdünüz Araları düzeltmek: küslerin konuşması
Yara üstüne sürdünüz Onarılan bir hasar, kapanan bir mesele
Krem ile ovuldunuz, masaj yapıldı İnsanlar arasında güzel anılmak
Bedeninizle çalışıyorsunuz ve ovunuyordunuz Rahat, tazelenen rızık, yerine gelen kuvvet
Kokusu güzeldi Güzel övgü; ölçü tuttuysa hakkınız olan övgü
İçinde misk ya da ağır bir koku vardı Sizde olmayan bir şeyle övülmek
Kokusuzdu, sade bir kremdi Gösterişsiz, sessiz bir düzelme
Kötü kokuyordu Kokunun yayıldığı mesafe kadar çirkin övgü
Zeytinyağı sürdünüz Bahsin tek istisnası: helal kazanç ve şifa tarafı
İyi zeytinyağı bozulmuştu Verilmiş bir sözden dönülmesi
Kötü yağın kokusu düzelmişti Bozulan bir muamelenin yoluna girmesi
Gül yağı, gül kokulu krem Zihin berraklığı, insanlara yakınlık, yumuşak huy
Yağı içtiniz Süs bahsinden çıkar, ayrıca okunur
Kremi bir kapta biriktirdiniz Yorulmadan gelen mal: beklenmedik bir imkân
Şişe ya da kavanoz içinde krem gördünüz Şişe kadındır, içindeki onun ziynetidir
Şişe kırıldı, krem yere döküldü Elde tutulamayan bir düzen
Kavanoz boştu, krem bitmişti Ölçüsüz harcanan bir imkânın sonu
Krem sürüp sonra yıkandınız Süsün kalkması, işin aslına dönmesi
Yüzünüzü kremli gördünüz Ayrı satır: kendini tutan, nefsine söz geçiren biri
Bir yapıya sürdünüz: kubbe, tavan, kapı Yapının temsil ettiği kişiye dokunmak

Ölçü: sürülen krem mi, akan krem mi

Bu bahsin bütün yükünü tek kelime taşır: miktar. Kaynaklar aynı sahneyi ikiye böler ve arada başka hiçbir fark aramaz. Bilinen ölçüyü aşmayan krem ziynettir. Ölçüyü aşıp yüze inen, elbiseye bulaşan krem tasa ve keder olarak kaydedilir.

Ölçüsünde sürülen kremin bugünkü karşılığı, dışarıdan görünen hâlin içerideki hâle uyması demektir: hesabın tutması, ay sonunda kimseye “iyiyim” demek zorunda kalmamak, yapılan işin ardından söylenen sözün de doğru çıkması. Yöntem metinlerinden biri bunu görenin işine göre ayırır ve karşılıkları açıkça yazar: idare eden biri kremi ölçüsünde sürdüyse adamlarına ve halkına ihsan eder, yani bugün ekibine hakkını verir, ödemeyi zamanında yapar. Ticaret, geçim ya da ziraat sahibiyse işi düzelir; düzelen bazen kendi işi değil yakınlarının işidir.

Akan krem ise gösterişin taşmasıdır. Türkçe bu sahneyi zaten tarif eder: leke. Karşılığı çoğunlukla şudur: ödünç alınan parayla yapılan bir masraf, kapatılmaya çalışılırken daha görünür hâle gelen bir borç, tutulmadığı anlaşılan bir söz, elbisenize bulaşacak kadar üstünüze kalan bir iş.

Türkçenin “yağ çekmek” dediği yer

Bu maddenin en dikkat çekici tarafı burada. Klasik metinler başına yağ sürmeyi doğrudan müdâhene, yani amirinin gönlünü hoş tutma diye okur. Bağı kuran şey de benzetme değil kelimenin kendisidir: Arapçada yağlamak fiili ile yağ çekmek aynı kökten gelir. Türkçenin bunu kendi başına bulup aynı deyimi kurmuş olması, tabir usûlünün “muabbir dilin türeyişini bilecek” şartını tek örnekte gösterir.

Aynı bahiste ikinci bir sahne var ve daha ağırdır: bir şişeden yağ alıp kendine ya da insanlara sürmek. Kaynaklar bunu üç kelimeyle karşılar; yağcı, yalan yere yemin eden, koğuculuk yapan. Hayattaki karşılığı çoğunlukla dramatik değil sıradandır: toplantıda herkesin hoşuna gidecek cümleyi kurup kimseye doğruyu söylememek, iki tarafa iki türlü konuşmak, zam ya da terfi yaklaşınca değişen bir ses tonu.

Şunu da yerine koymak gerekir: rüya “sen yağcısın” demez. Bu sahnenin gösterdiği şey söz ile iş arasında açılan mesafedir ve o mesafe çoğu zaman insanın kendi rahatı için değil, sıkışıklığı yüzünden açılır.

Kokusu neydi: övgü bahsi burada açılır

Kremin kokusu bu maddede süs değil ölçü aletidir. Güzel kokulu yağ güzel övgüdür. Ama kaynak hemen bir kayıt düşer ve asıl bilgi o kayıttadır: içinde misk ya da güzel koku bulunan yağ, kendisinde olmayan bir şeyle övülme olarak yazılır. Gerekçe cümlenin içinde duruyor; koku yağın kendisinden çıkmaz, dışarıdan katılmıştır, övgü de öyledir.

Bunun karşılığı hayatta rahatsız edici biçimde nettir: yapmadığınız bir işin teşekkürünü almak, bir toplantıda size mal edilen bir başarı, gerçek hâlinizden fazlasını gösteren bir görüntü. İnsan hak etmediği övgüyü aldığında rahatlamaz, gerilir; rüya da genellikle o gerginliğin üstüne gelir.

Kötü kokan krem çirkin övgüdür ve burada da ölçü kaydı vardır: kokunun ulaştığı yer ve gücü kadar. Yani dedikodunun yayıldığı mesafe kadar. Aynı bahsin bir kolu olan ovunma ve masaj ise insanlar arasında güzel anılmaktır. Bu satırın devamı çok somuttur: bedeniyle çalışan, yolda koşturan insanlar için aynı sahne övgü değil rahat, rızkın tazelenmesi ve kuvvetin katlanması diye okunur. Ayakta çalışan bir usta, bir şoför, bir sağlık çalışanı için krem rüyası itibar değil dinlenme bahsidir.

Kimin başına, neyin üstüne sürdünüz

Yöntem metinlerinden biri bu maddeye tek cümlelik bir kural koyar: neye sürüldüğüne ve kimin için sürüldüğüne bak. Aynı müellif kendi tabir ettiği vakaları da yazar ve kuralın nasıl işlediği orada görünür.

Biri ona “Beytü’l-Makdis’in kubbesini yağlıyordum” der; cevabı, büyük ve salih bir adamın başını yıkayacağı olur. Bir başkası “Şam’ın idarecisinin başını yağlıyordum” der; cevabı, o şehrin camisinin kubbesinde bir iş yapacağıdır ve öyle olur. Aynı iki şey, baş ile kubbe, birbirinin yerine okunmuştur. Tabirin sözlük ezberlemek olmadığını bundan iyi gösteren bir örnek az bulunur.

Aynı yerde iki kişi aynı rüyayı anlatır: “Başıma yağ sürüyorum, ağzımdan ve burnumdan iniyor.” Birine verilen cevap başına inecek bir nezle, ötekine verilen cevap evinin tavanıyla ilgili bir iştir. Sahne bir, cevap iki; çünkü rüyayı gören iki ayrı insandır.

Başkasına krem sürmek ise kaynakta sert bir satırdır: onu aldatmak isteyen kişi. Bir kayıt daha var ve mekânı hesaba katar; bir adam hoş karşılanmayan bir yerde bir başkasının başına yağ sürerse, sürülen kişi sakınsın. Aynı fiil uygun yerde ikram, uygunsuz yerde tuzak okunur.

Süs için mi, ağrı için mi

Bu maddede niyet, yorumu doğrudan çeviren ikinci düğmedir. Krem güzellik için sürüldüğünde bahis övgü, gösteriş ve ölçü tarafındadır. Ama kaynak ayrı bir satır açar: şişme ya da ağrı için sürülen merhem. Karşılığı bambaşkadır ve bu maddedeki en olumlu okumalardan biridir: araları düzeltmek.

Bugünkü hâli tanıdıktır. Küs iki akrabayı aynı sofraya oturtmak, bozulmuş bir ortaklığı mahkemeye gitmeden onarmak, kardeşler arasındaki miras gerginliğini kapatmak, işte iki ekip arasındaki kırgınlığı çözmek. Aynı kayıtta ikinci bir karşılık daha verilir: evlilik sebebiyle bir yük üstlenmek ya da bir akit altına girmek. Yani sahne, imza atılan ve altına girilen bir sorumluluğa da bakar.

Buradaki ince ayrım tabirin kendi mantığını gösterir: madde aynı maddedir, değişen şey elin niçin uzandığıdır. Süslenmek için sürülen krem görünüş, yara için sürülen krem onarım okunur.

Zeytinyağı: maddenin tek istisnası

Bahis “yağların hepsi sıkıntıdır” diye açılıp tek bir kelimeyle istisnasını koyar: zeytinyağı. Karşılığı da açıktır; rızık, helal mal ve onunla yağlanan kişi için şifa tarafı. Gerekçesi kaynağın kendisinde yazılıdır ve mübarek ağaçtan gelmesine bağlanır. Aynı madde zeytinyağını iç aydınlık, bereket ve hidayet tarafında da kaydeder. Ayrıntısı rüyada zeytin görmek sayfasındadır.

Bunun pratik sonucu şudur: rüyada sürdüğünüz şeyin cinsini hatırlamak, bütün yorumu baştan değiştirir. Kavanozdaki adsız bir krem ölçü kuralına tabidir; zeytinyağı o kuralın dışına çıkar.

Aynı maddede yön değiştiren iki satır daha var ve ikisi de kokuya bakar. İyi zeytinyağının bozulması verilmiş bir sözden dönülmesi, kötü olanın düzelmesi ise muamelenin güzelleşmesi diye okunur. Yağı içmek ise süs bahsinin tamamen dışındadır ve ayrı ele alınır; bu okumanın İslam öncesi Yunan tabir kitabından geldiğini kaynaklardan biri açıkça yazar, hatta o kitabın müellifini adıyla anar. Türkçe rüya sayfalarında hiç geçmeyen bu ayrıntı, geleneğin kendi kaynağını sakladığını değil kaydettiğini gösterir. Nasıl ayrıştıkları rüya tabirinin kaynakları sayfasında anlatılıyor.

Şişede duran krem, kapta biriken yağ

Kremi sürmeden, sadece durduğu yerde gördüyseniz bahis değişir. Kaynak şişeyi ayrı bir madde sayar ve karşılığını tek cümlede verir: şişe kadındır, içindeki yağ onun ziynetidir. Ondan alıp başına ölçüsünde süren için ziynet, üzerine akıtan için sıkıntı yazılır. Yani şişe sahnesi çoğu zaman evin ve eşin hâline bakar; şişenin kırılıp içindekinin dökülmesi de elde tutulamayan bir düzen olarak okunur.

Bir de biriktirme sahnesi var ve bu maddenin en ferah satırı odur: yağı bir kapta toplayan kişi yorulmadan mal elde eder. Karşılığı bellidir; satılan bir yerden gelen pay, beklenmedik bir ikramiye, birinin sessizce kapattığı bir borç, yıllar önce yapılmış bir iyiliğin geri dönmesi. Ölçü kuralı burada da geçerlidir: biriken şey kabında durduğu sürece maldır, taştığı anda derde döner.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır kimsenin niyeti hakkında bir bilgi değildir; “yağ çekmek” tarafında okunan bir sahne, hayatınızdaki belirli bir kişiyi suçlamaya gerekçe olmaz. Krem ve merhem bahsi bir sağlık ya da tedavi rehberi de değildir; cildinizle ya da bir yaranızla ilgili gerçek bir kaygınız varsa cevabı rüyada değil hekimde arayın. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada krem, kişinin kendini onarmaya çalıştığı dönemlerin sahnesidir. Bakım, örtme ve düzeltme aynı harekette toplanır: bir şeyi iyileştirmek ile bir şeyi gizlemek, elin aynı hareketiyle yapılır. Rüyayı anlatanın aklında kalan ayrıntı da genellikle kremin kendisi değil yeterli olup olmadığıdır: sürdüm ama gitmedi, sürdüm ama aktı.

İki okuma burada aynı noktayı gösteriyor. Klasik kaynak ölçüye bakar, psikolojik okuma yeterlilik duygusuna; ikisi de kremin miktarını değil, görünenle olan arasındaki farkı ölçer.

Olumlu anlamları

  • Ölçüsünde sürdünüz, hiçbir yere akmadı: işinizin ve elinizin düzelmesi
  • Ağrıyan ya da şişen bir yere sürdünüz: küslerin barışması, bozulan bir ortaklığın onarılması
  • Zeytinyağı sürdünüz: bahsin tek istisnası, helal kazanç ve şifa tarafı
  • Kremi bir kapta biriktirdiniz: yorulmadan gelen bir imkân
  • Bedeniyle çalışan biri için ovunma: dinlenme, tazelenen rızık, yerine gelen kuvvet

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Krem yüzünüze ya da elbisenize aktı: taşan bir mesele, adınıza bulaşan bir iş
  • Başınıza sürdünüz: gönlünü almaya çalıştığınız bir merci; sözle işin ayrışması
  • Şişeden alıp herkese sürdünüz: iki tarafa iki türlü konuşmak
  • İçinde misk ya da ağır bir koku vardı: sizde olmayan bir şeyle övülmek
  • Kötü kokuyordu: kokunun yayıldığı mesafe kadar çirkin övgü

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada yüze krem sürmek ne anlama gelir?

Cevap kremin cinsinde değil ölçüsünde. Klasik metinler bu sahneyi ikiye böler: bilinen ölçüyü aşmayan krem ziynettir, yani hâlinizin dışarıdan da düzgün görünmesi. Ölçüyü aşıp yüze akan krem ise sıkıntı tarafında kaydedilir. Bugünkü karşılığı fazlasıyla tanıdıktır: gizlenmeye çalışılan bir eksiğin taşması, kaldıramayacağınız bir gösterişin masrafı, kapatılmaya çalışılırken daha görünür olan bir mesele. Aynı el, aynı yüz, aynı madde; yorumu çeviren tek şey miktardır.

Rüyada birine krem sürmek ne demektir?

Kaynaklardan biri bu satırı beklenmedik ölçüde sert yazar: bir insanı yağlayan, onu aldatmayı istiyordur. Yani sahnenin görünen yüzü iyilik, tabirdeki yeri niyettir. Aynı bahiste bir kayıt daha var ve o daha ince: bir adam hoş karşılanmayan bir yerde bir başkasının başına yağ sürerse, sürülen kişi sürenin müdâhenesinden ve hilesinden sakınsın. Mekân sahneyi çevirir. Aynı fiil uygun bir yerde ikram, uygunsuz bir yerde tuzak okunur.

Rüyada krem görmek İbn Sîrîn'e göre ne anlama gelir?

İnternette "İbn Sîrîn'e göre" diye aktarılan yorumların çoğu, ona nispet edilen ama nispeti sahih olmayan bir derlemeden gelir; kaynağın kendi tahkiki de bunu söyler. O derlemede krem bahsi kozmetik bölümünde değil, ilaçlar ve tedaviler bölümünde durur ve kural açıkça yazılıdır: yağ güzel övgüdür, akar ve çoğalırsa sıkıntı olur. Yani nispet edilen külliyatın verdiği cevap da ölçü kuralıdır.

Rüyada güzel kokulu krem sürmek iyi midir?

İyidir ama kaynaklar bir kayıt düşer ve asıl bilgi orada. İçinde misk ya da güzel koku bulunan yağ, "kendisinde olmayan bir şeyle güzelce övülme" diye kaydedilir. Gerekçe cümlenin içinde duruyor: koku yağın kendisinden gelmez, dışarıdan katılmıştır; övgü de öyle. Bunun hayattaki karşılığı yapmadığınız bir işin teşekkürünü almak, size mal edilen bir başarı, gerçek hâlinizden fazlasını gösteren bir görüntüdür. Kötü kokan krem ise çirkin övgüdür ve kaynak ölçüsünü de verir: kokunun ulaştığı yer ve gücü kadar.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü'd-dâl, dühn ve dehhân maddeleri; ayrıca temrîh, zeyt, kârûre, şa'ru'r-re's ve tîb maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    bâbü'd-dâl, ed-dühn bahsi; bâbü'z-zây, ez-zeyt bahsi; el-verd bahsi

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    26. bâb (ilaçlar ve tedaviler) ve 28. bâb (koku bahsi); ayrıca ziyade ve noksan ile tabir kaidesi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    baş bahsindeki dühnü'r-re's kaydı ve meslekler bahsindeki ed-dehhân maddesi

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    saç ve yağlanma fasılları; 'neye ve kimin için sürüldüğüne bak' kaydı ve müellifin kendi vakaları

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)