Rüyapedia
Ev ve Mekanlar

Rüyada Çarşı Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Çarşıyı öteki mekân rüyalarından ayıran ilk şey şudur: burada her şeyin bir fiyatı vardır. Ev, dağ, deniz ya da bahçe ne kadar ayrıntılı görülürse görülsün, içlerindeki hiçbir şey bir başkasıyla ölçülmez. Çarşıda ölçülür; malın karşısında daima bir bedel durur.

İkinci ayırt edici yanı, çarşının bir başı ve bir sonu olmasıdır. Oraya oturulmaz; gidilir ve dönülür. Bu yüzden çarşı rüyası tek bir sahne olarak değil, kısa bir hikâye olarak anlatılır: çıkış, muamele, dönüş. Yorumu taşıyan yer de çoğunlukla hikâyenin sonudur, yani dönerken elde ne kaldığıdır.

Üçüncüsü vakittir. Çarşının açılma ve kapanma saati vardır. Rüyada kepenklerin inik bulunması mekânın yokluğunu değil, kişinin geldiği saati anlatır. Fiyat, karşılık ve vakit: bu maddenin tamamı bu üç ölçüyle okunur.

Gündelik karşılıkları soyut değildir. Bir işin şartlarını konuşmak, uzun düşünülen bir alımı nihayet yapmak ya da yapamamak, gelen bir teklifi tartıp geri çevirmek, emeğinin bedelini istemek: hepsi çarşının kendi diliyle anlatılabilecek sahnelerdir.

İslami rüya tabiri

Tabirnâme geleneğinde çarşı tek bir hüküm cümlesiyle karşılanmaz; rızık, kazanç ve muamele bahislerinin içinde geçer. İbn Sîrîn’e nispet edilen külliyatta, Abdülganî en-Nablusî’nin Ta’tîru’l-enâm fî ta’bîri’l-menâm’ında ve Halîl b. Şâhîn ez-Zâhirî’nin el-İşârât fî ilmi’l-ibârât’ında ortaklaşan nokta budur: bakılan şey çarşının kendisi değil, orada el değiştiren şeydir.

Bu maddede muabbirin dil bilgisi doğrudan işe yarar. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Rüya” maddesi, tabirciden dilin iştikakını, atasözlerini ve deyimlerini bilmesini ister. Türkçenin çarşı etrafında kurduğu deyimler yorumun yönünü tek başına gösterir: değerini bulmak, ucuza gitmek, pahalıya patlamak, el değiştirmek, pazarlığa oturmak, hesabı kapatmak. Hiçbiri mekânla ilgili değildir; hepsi ölçme, bedel ve kapanma fiilleridir.

Alışverişin iki yönü

Her alışverişte iki hareket vardır ve klasik okuma ikisini birden arar: elden çıkan ve ele giren.

İkisi de gerçekleştiyse muamele kapanmış demektir; yorumun en sade hâli budur. Karşılık hem verilmiş hem alınmıştır. Hayattaki hâli nettir: emeğin bedelinin ödenmesi, verilen sözün karşılığının görülmesi, bir işin bedeli ödenerek bitirilmesi.

Biri eksik kaldıysa sahne karşılıksız muamele tarafına geçer. Para verip mal alamamak ile mal verip parasını alamamak aynı eksikliğin iki yüzüdür. Yapılan işin ödemesinin gelmemesi, peşin verilen emeğin karşılıksız kalması, alınan sözün tutulmaması bu tarafta okunur.

Pazarlık bir sonuç değil bir aşamadır. Fiyat hâlâ konuşuluyorsa hiçbir şey bağlanmamıştır: maaş görüşmesi, kira konuşması, şartları tartışılan bir teklif.

Tezgâhın önünde mi arkasında mı durduğunuz aynı çarşıyı iki ayrı rüya hâline getirir. Önünde durmak seçmek ve ölçmektir; arkasında durmak kendi emeğini ortaya koyup ölçülmeyi beklemektir.

Ne demek değil: Çarşıda para harcamak bir kayıp alâmeti sayılmaz. Klasik metinlerde muameleye bakılırken sorulan şey miktarın ne olduğu değil, karşılığın verilip verilmediğidir. Harcamanın kendisi bu maddede olumsuz bir kayıt taşımaz.

Çarşının saati: açık, boş, inik, örtülü

Çarşı rüyalarında en çok karıştırılan yer burasıdır. Dört ayrı hâl vardır ve dördü ayrı okunur.

İşleyen çarşı, yani tezgâhın kurulu, satıcının çağırdığı, işlerin döndüğü hâl, geçim tarafında canlılık olarak kaydedilir. Burada yorum kişinin o canlılığa katılıp katılmadığına bakar.

Boş çarşı ile arasındaki fark tek bir ayrıntıdadır: dükkânlar açıktır, tezgâh kuruludur, mal ortadadır; eksik olan yalnızca muameledir. Düzen kurulmuş ama dönmüyor demektir. Somut karşılıkları vardır: açık olduğu hâlde müşterisi gelmeyen bir dükkân, ilan verilip başvuru alınamaması, götürülüp cevabı beklenen bir teklif.

Kepenkleri inik çarşı başka bir şey söyler. Burada eksik olan muamele değil vakittir; çarşı yerinde durur, kişi yanlış saatte gelmiştir. Klasik çerçevede bu, imkânın yokluğundan çok sırasının gelmemiş olması tarafında ele alınır.

Üstü örtülü kapalı çarşı, yani bedesten tipi kapalı yer, sembolün kendine has sahnesidir. Dışarıdan bakınca görünmeyen, içine girilince işleyen bir düzen vardır: dar sokaklar, birbirine açılan koridorlar. Yorum çoğunlukla içeriden yürüyen işler tarafında yapılır; kişinin dışarıdan izlediği değil, dahil olduğu bir muamele.

Ne demek değil: Boş ya da kapalı bir çarşı yoksulluk alâmeti sayılmaz. Tabir âdâbında derlenen kaidelerden biri rüyaların hayra yorulmasıdır; Diyanet İşleri Başkanlığı yayını Hadislerle İslâm da Hz. Peygamber’in rüyaların daima hayra yorulmasını istediğini kaydeder. Kaidenin işlevi sahneyi yumuşatmak değildir: kapalı bir çarşı gören kişinin bundan geçimi hakkında bir hüküm çıkarmasını engeller.

Rüyanızı bulun

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Belirli bir şey almaya gittiniz Ölçü belli; yorum alınana bakar
Ne almaya geldiğinizi unuttunuz Ölçünün baştan düşmesi
Fiyat sordunuz, pazarlık ettiniz Şartların hâlâ konuşulduğu aşama
Pazarlıkta anlaşamadınız Bedelde buluşulamayan bir iş
Paranız yetmedi İmkânın niyete yetişmemesi
Aldınız ve karşılığını verdiniz Muamelenin kapanması
Para vermeden aldınız Karşılıksız kalan muamele
Mal verdiniz, parasını alamadınız Aynı eksikliğin öbür yüzü
Tezgâhın arkasında siz vardınız Emeğin sunulup ölçülmeyi beklemesi
Aldığınız şey eksik ya da bozuk çıktı Bedeli ödenmiş, karşılığı çıkmamış şey
Yükünüzü taşıyamadınız Alınanın getirdiği külfet
Bakındınız, bir şey almadınız Henüz karara bağlanmamış bir mesele
Aradığınızı bulamadınız Karşılığı olmayan bir arayış
Eli boş döndünüz Sonuçsuz kalan bir girişim
Çarşı canlıydı, işler dönüyordu Geçim tarafında okunan canlılık
Çarşı bomboştu ama dükkânlar açıktı Kurulu düzenin dönmemesi
Kepenkler inikti, her yer kapalıydı Vaktin dışında gelmek
Üstü örtülü, kapalı bir çarşıdaydınız İçeriden yürüyen, dışarıdan görünmeyen işler
Çarşıda tanıdık birine rastladınız Muamelenin insan tarafı

Cetvelde çarşının yanında kim var

Tasavvufî tabirde yorum kişinin nefis derecesine göre değişir; bu çerçeveye göre aynı sembol herkeste aynı karşılığı vermez. Cetvelde çarşı yalnız durmaz: ev ve saray ile aynı satırdadır ve üçünün karşılığı nefsin sükûn bulması olarak, nefs-i levvâme derecesinde kaydedilir.

Kayıt ilk bakışta ters görünür, çünkü çarşı gündelik hayatta sükûnun değil hareketin yeridir. Cetvel bunu çelişki saymaz: işini görüp dönebilen için o hareket huzursuzluk değildir. Sükûnu bozan şey çarşının kalabalığı değil, muamelenin yarım kalmasıdır.

Aynı satırda geçmeleri rüyada ev görmek ile çarşıyı aynı şey yapmaz. Ev dönülen yerdir ve kişinin kendi hâline bakar; çarşı gidilen yerdir ve kişinin dışarıyla kurduğu muameleye bakar. Biri sükûnun kurulduğu, öteki sınandığı yerdir.

Rüyada kalabalık görmek ile ayrım daha da nettir. Orada ölçü sayı ve aidiyettir. Çarşıda insanların varlığı yorumun kendisi değil zeminidir; bunun delili boş çarşı sahnesidir. İçinde tek kişi bulunmayan bir çarşı hâlâ çarşıdır ve yorumlanabilir, oysa kalabalıksız bir kalabalık rüyası yoktur.

Rüyada para görmek ise değişimin aracıdır, geçtiği yer değil. Para sayfasında soru onunla ne yapıldığıdır; burada soru muamelenin kapanıp kapanmadığıdır. Çarşıda para hiç görünmeden de alışveriş tamamlanmış olabilir.

Usûlün bu maddede işleyen ölçüsü de baştan söylenmelidir: rüya mevsime, mekâna, şahıslara, görene ve görülene göre farklı yorumlanır. Ömründe hiç tezgâh açmamış biriyle otuz yıldır esnaflık yapan biri aynı çarşıyı gördüğünde aynı yerden okunmaz.

Ne almaya geldiğini unutmak

Çarşıda kaybolmak, kaybolma rüyaları arasında tuhaf bir yer tutar. Kişi çoğu zaman yolu bulamadığı için değil, ne almaya geldiğini hatırlayamadığı için kaybolur. Tezgâhtan tezgâha geçilir, eller dolar, alınması gereken şey ortada yoktur.

Rüyada kaybolmak sayfasında eksilen şey yön bilgisidir. Çarşıda yön yerinde durur; eksilen şey sebeptir. Ayrım küçük görünür ama yorumu bütünüyle değiştirir: biri nereye gideceğini bilmez, öteki niye geldiğini bilmez.

Bu sahnede çarşının üç ölçüsü de boşa döner. Fiyatı sorulacak bir şey yoktur, dolayısıyla ölçülecek bir şey de yoktur. Karşılık verilse bile muamele kapanmaz, çünkü kapatılacak bir hesap belirlenmemiştir. Vakit yerindedir ama bir işe yaramaz. Somut karşılığı tanıdıktır: bir işe hangi sebeple başlandığının unutulması, gün boyu koşturup akşam hiçbir işin bitmemiş olması, tek bir şey için çıkılıp elde onun dışında her şeyle dönülmesi.

Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların bir delil olmadığı ve onlarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada çarşının ayırt edici yanı seçenek sayısıdır. Önünde onlarca tezgâh bulunup hiçbirinde karar verememek, seçeneğin çoğalmasının kararı kolaylaştırmadığı dönemlerle ilişkilendirilir. Dikkat çeken şey de alınan değil, almaktan vazgeçilenlerdir.

Sembolleri iç dünyanın karşılıkları olarak okuyan yaklaşımda (C. G. Jung, İnsan ve Sembolleri) böyle çok seçenekli mekânlar, kişinin neye değer verdiğine karar verdiği yer olarak ele alınır. Çarşının fiyat ekseni burada da işler: seçmek, bir şeye ötekilerden fazla değer biçmektir.

Alışverişin yarım kaldığı sahneler ise karşılık duygusuyla okunur. Emeğinin değerini alamadığını düşünmekle eli boş dönme sahnesi aynı yerde durur: çok dolaşılmış, çok uğraşılmış, geriye bir şey kalmamıştır.

Olumlu anlamları

  • Alışveriş tamamlandıysa: karşılığın hem verilmesi hem alınması
  • Aradığınızı bulduysanız: niyetin karşılığını bulması
  • Çarşı canlı ve işler hâldeyse: geçim tarafında okunan canlılık
  • Tezgâhın arkasında siz durduysanız: emeğin sunulduğu taraf
  • Pazarlık edip anlaştıysanız: şartların konuşulup bağlanması

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Eli boş döndüyseniz: sonuçsuz kalan bir girişim
  • Para verip mal almadıysanız: karşılıksız kalan muamele
  • Çarşı bomboşsa: kurulu düzenin işlememesi
  • Kepenkler inikse: vaktin dışında gelmek
  • Ne almaya geldiğinizi unuttuysanız: ölçünün baştan düşmesi

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada çarşıda alışveriş yapmak ne anlama gelir?

Bu sahnede bakılan şey alınan malın cinsi kadar muamelenin kapanıp kapanmadığıdır. Karşılığın hem verilmiş hem alınmış olması klasik okumada muamelenin yerine gelmesi tarafında durur. Pazarlık edilip anlaşılan sahneler şartların konuşulup bağlanması olarak, para verilip mal alınmayan sahneler ise karşılıksız kalan bir muamele olarak ayrı kaydedilir.

Rüyada boş çarşı görmek ne demek?

Boş çarşı ile kepenkleri inik çarşı aynı sahne sayılmaz. Dükkânlar açık, tezgâh kurulu ve ortada kimse yoksa okuma kurulu bir düzenin dönmemesi tarafında yapılır: açık ama müşterisiz bir işyeri, verilmiş ama cevapsız kalmış bir teklif gibi. Kepenklerin inik olması ise imkânın kendisinden çok vaktine bakar; gelinen saat o işin saati değildir.

Rüyada çarşıda kaybolmak ne anlama gelir?

Çarşıda kaybolmanın kendine has yanı yönde değil niyettedir: kişi çoğu zaman yolu değil, ne almaya geldiğini unutur. Sahne bu yüzden bir yön kaybı gibi değil, ölçünün baştan düşmesi gibi okunur. Fiyatı sorulacak bir şey kalmadığında alışveriş yapılsa bile muamele kapanmaz. Klasik metinler böyle bir sahneyi kayıp haberi olarak vermez.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
  • Kitapel-İşârât fî ilmi'l-ibârâtHalîl b. Şâhîn ez-Zâhirî
  • AkademikTasavvufta Rüya TabiriA. Demir

    Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 1/9, s. 41-49: nefis derecelerine göre tabir cetvelinde ev, saray ve çarşı satırı (levvâme)

  • AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
  • KitapHadislerle İslâmDiyanet İşleri Başkanlığı

    c. 1, s. 467: rüyaların daima hayra yorulması

  • Psikolojiİnsan ve SembolleriC. G. Jung
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı): "rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez"