Rüyapedia
Hayvanlar

Rüyada Balık Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Klasik sözlüklerde balık maddesi bir anlamla değil bir soruyla açılır: kaç taneydi. Sayısını biliyorsanız karşılık kişilerdir, özellikle kadınlar; sayısını bilmiyorsanız ve çoksa karşılık maldır. Başka bir eser aynı ayrımı dörtte keser: bire dörde kadar olan kişiler, dörtten çoğu ganimet, mal ve rızıktır.

İkinci ölçü daha da belirleyicidir ve bu sayfanın tamamını yönetir: balığı okumadan önce suyu okumak gerekir. Yöntem kitaplarından biri bunu açıkça yazar. O rüyada deniz bir idareyse balıkları onun emrindekiler, bir âlimse ilimleri ve öğrencileri, bir tacirse ticareti ve kazançları, bir eşse ev halkı ve eşyası, geçimin kendisiyse çarşının kalabalığıdır. Balığın sabit bir karşılığı yoktur; içinde yüzdüğü şeyin parçasıdır. Bu yüzden su ve deniz bahisleri bu sayfanın yarısını taşır.

Üçüncü ölçü bereket yazılarında hiç geçmez ama kaynaklarda maddenin belkemiğidir: kılçık, pul ve tuz. Balık hazır bir nimet değildir; ayıklanan, temizlenen, hakkı verilen bir nimettir. Aynı yöntem kitabı kaideyi kısa koyar: denizden yenen hayvan helal rızıktır, kılçığı az olan hoş rızık, kılçığı çok olan zahmetli ya da şüpheli rızıktır.

İslami rüya tabiri

Suyu hangisiydi, elinize ne geçti

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Duru suda balık avladınız Sevineceğiniz bir haber; bir görüşte hayırlı evlat
Bulanık suda balık avladınız Maddenin en sert satırı: ağır bir keder
Sayabildiğiniz kadar azdı Mal değil kişiler; kadınlar tarafı
Sayamayacağınız kadar çoktu Ganimet, mal ve rızık
Çok balık vardı ama içiniz rahat değildi Hesabı sorulabilecek, geri istenebilecek mal
Dipte toplanmış büyük balıkları çıkardınız Çıkardığınız kadar mal; ona ne yaptıysanız mal da öyle harcanır
Denizin dibinden balık aldınız İşinizde elinizin uzaması; haddi aşarsa başkasının kesesi
Deniz çekildi, dibinden balık ya da cevher aldınız Bilmediğiniz bir şeye vâkıf olmak, yolun açılması
Büyük balık avladınız Menfaat ve hayır
Küçük balık avladınız Uğraştığı kadar getirmeyen iş
Küçük balıkları una bulayıp kızarttınız Zahmetli işin emekle değerli hâle gelmesi
Kılçıklı ve pullu balık avladınız Saklı gümüş ya da altın; üstünde verilecek bir hak var
Pulsuz, kaygan bir balıktı Elden kayan iş, tamamlanmayan ümit
Balığı temizlemeden yediniz Hakkı ayrılmamış kazanç; insanların aleyhine konuşmak
Kokmuş balık yediniz, önünüzde temiz yemek duruyordu Helali bırakıp bozuk olanı seçmek
Tuzlu balık gördünüz İki okuma: bozulmayan mal ya da baskı altında gelen sıkıntı
Tuzlu balık yediniz Yorgunluk ve zorluk
Kızarmış balık gördünüz Duanın kabulü
Gökten üzerinize kızarmış balık indi Duanın kabulü, hasma üstünlük, itibarın yükselmesi
Izgarada, tuzlanmış balık gördünüz İlim ya da hikmet arayışıyla yola çıkmak
Canlı balık yediniz Elinize geçen yetki
Suyun içinde ölü balık gördünüz Tamamlanmayacak bir ümit
Yatağınızda balık vardı Yerinde olmayan şey; aşağıda ayrı okunur
Peşine düştünüz, elinizden kaçtı Borçlunuzun hakkınızı inkâr etmesi
Havuzda ağzını açmış büyük bir balık vardı Kapanma, hareket alanının daralması
Balığın karnında inci ya da yüzük buldunuz Evlat bahsi; geri gelen itibar ve yetki
Balığın karnında yağ buldunuz Kadın tarafından gelen mal ve hayır
Balık suyun yüzüne çıkmış yüzüyordu Gizlinin açığa çıkması, uzağın yakınlaşması
Balıkçıdan balık satın aldınız Evlilik bahsi
Ağ ya da olta gördünüz Sahibinin elinde rızık ve hile; ağa düşen için bağlanma

Balığı değil, çıktığı suyu okuyun

Bu bahiste en çok iş gören ayrım iki satırda toplanır. Duru suda avlanan balık, sevineceğiniz bir sözdür: beklenen cevabın gelmesi, bir tanıdıktan gelen iyi haber, sonucu nihayet açıklanan bir başvuru. Bir görüş aynı sahneyi mutlu bir evlatla karşılar. Bulanık suda avlanan balık ise maddenin en sert cümlesini alır: hiçbir hâlde hayır yoktur, şiddetli bir keder isabet eder.

Aradaki fark balıkta değil suda. Bugünkü karşılığı fazlasıyla tanıdıktır: aynı para, kaynağı belli bir işten geldiğinde huzur, kaynağı karışık bir işten geldiğinde uykusuzluk olur. Rüya kazancın kendisine değil, çıktığı yere bakar. Berrak su ve bulanık su sayfaları bu ayrımı ayrıca açar.

Derinlik de yorumun içindedir. Dipte toplanmış büyük balıkları dilediğiniz gibi çıkarmak, çıkardığınız kadar mal olarak yazılır; üstelik rüyada onlara ne yaptıysanız (yediniz, paylaştırdınız, sakladınız) o mal da öyle harcanır. Denizin dibinden balık almak ikiye ayrılır: elinizin kendi sanatınızda uzaması ve bol rızık, ya da haddi aşıp başkasının malına el atmak. Deniz çekilip dibinden balık ya da cevher aldıysanız okuma en yükseğe çıkar: bilmediğiniz bir şeye vâkıf olmak, önünüzün açılması, işin sonunun güzel bağlanması.

Sayısını biliyor muydunuz

Maddenin ilk cümlesi buydu ve bugün hiçbir yerde aktarılmaz. Sayabildiğiniz kadar az balık kişilere yorulur: eve girecek biri, kurulacak bir akrabalık, adı henüz konmamış bir yakınlık. Sayamayacağınız kadar çok balık ise maldır.

Ama kaynak burada bir kayıt daha düşer ve bu kayıt onu bereket yazılarından ayırır: çok balık bazen hesabı sorulacak bir maldır. Büyük bir taraftan gelir, ele geçer, ama sahibi onun muhasebesinden ve geri alınmasından korkar. Bugünkü karşılığı nettir: sizden büyük bir yerden gelen, gelirken kimseyi rahatlatmayan para. Bir ihale, bir tazminat, paylaşılmamış bir miras. Elde vardır, içte huzur yoktur.

Sayı ekseninin doğal devamı evlilik bahsidir. Taze ve canlı balık kişilere yorulur; balıkçıdan balık satın almak evlenmeye bağlanır. Evlenmek ya da ortaklık kurmak niyetindeki biri için balık görmek doğrudan hayır sayılır ve gerekçesi güzeldir: balık sürüsünün biri diğerinden ayrılmaz. Birbirinden kopmayan şey, kurulacak bağın kendisine örnek yapılmıştır.

Kılçık, pul ve tuz: rızkın hakkı verilmeyen tarafı

Maddenin en açık gerekçesi burada. Kılçıklı ve pullu balık avlamak, saklanmış gümüş ya da altın olarak okunur ve hemen ardından şu kayıt gelir: o malda Allah’ın hakkı vardır. Gerekçesi de yazılıdır ve tabirin nasıl çalıştığını tek başına gösterir: balık, içinden çıkarılan atılmadıkça yenmez ve hoş olmaz; mal da zekâtı çıkarılmadıkça sahibine hoş olmaz. İki şey aynı fiili paylaştığı için aynı yere konmuştur.

Zincirin devamı daha serttir. Balığı temizlemeden yemek, insanların ırzı hakkında konuşmak, onlara hile yapmak ve mallarını haksız yoldan almak diye kaydedilir. Ham hâliyle yutulan şey, hakkı ayrılmamış şeydir.

Küçük balık bu yüzden keder tarafındadır ve gerekçesi mutfaktan gelir: kılçığı etinden çoktur, yiyene zahmet verir. Bugünkü karşılığı uğraştığı kadar getirmeyen iştir: yolu parasından uzun bir sipariş, gününüzü alıp kazandırmayan bir müşteri, takibi alacağından pahalı bir dosya.

Aynı küçük balığın çevrilmiş hâli de kayıtlıdır ve bu, maddenin en umut veren satırıdır: küçük balıkları una bulayıp yağda kızartan kimse, kendisine fayda verecek bir malı ıslah eder; ona temiz maldan harcar, üstünde yorulur ve o mal sonunda değerli hâle gelir. Zahmetli iş zahmetli kalmak zorunda değildir; emek ve temiz sermaye onu çevirir.

Pulsuz, kaygan balık tam tersidir: boşa çıkan işler, yorgunluk ve tamamlanmayacak ümit. Gerekçesi kısa ve fizikidir, elden kayarlar. Sözü tutulmayan bir anlaşma, her seferinde bir sonraki haftaya kalan ödeme, konuşuldukça uzayan bir iş.

Tuzlu balık: aynı tuzdan iki zıt okuma

Kaynakların bu maddede en açık ayrıştığı yer burasıdır ve ayrılığın kendisi öğreticidir. Bir okuma tuzlu balığı hayır ve kalıcı mal sayar; gerekçesi tuzun balığı bozulmaktan korumasıdır. Diğer okuma aynı balığı gam sayar; gerekçesi tuzun içinde birbirinin üstüne bastırılıp sıkıştırılmasıdır. Aynı nesne, aynı kap, iki zıt karşılık: biri korunmayı görmüş, diğeri sıkışmayı.

Hayattaki karşılıkları da tam olarak budur. Kalıcı mal tarafı bozulmayan, elde kalan, yıllara dayanan birikimdir. Sıkışma tarafı üstünüze yığılan iş, birinin baskısı altında sürdürülen bir ilişki, kımıldayamadığınız bir düzendir. Tuzlu balık yiyen için ayrıca yorgunluk ve zorluk yazılır.

Bir kayıt daha var ve tabirin en ince taraflarından biri: bu okuma kişinin mizacına göre tersine dönebilir. Bazı insanın yaratılışı öyledir ki tuzlu balık gördüğünde mal ve hayır elde eder. Sözlük satırı son söz değildir; onu gören de hesaba katılır.

Yatağınızda balık gördüyseniz

Üç eserde birden geçen, tuhaf ama sık görülen bir sahnedir ve olumsuz tarafta kaydedilir. Denizde yolculuğu olan için şiddet, hasta için ağırlık diye yazılır. Sitede bu satır bir sağlık ya da yolculuk haberi olarak verilmez; hastalığın ve ecelin bilgisi tabircinin işi sayılmaz.

Kullanılabilir tarafı sahnenin kendi mantığındadır: balık suda durur, yatakta durmaz. Yerinde olmayan bir şeyin, olmaması gereken yere girmesidir. Karşılığı çoğunlukla işin eve taşınmasıdır: mesai bittiği hâlde kapanmayan telefon, yatağa kadar gelen bir hesap, uykuya sızan bir mesele.

Bir balık, dört ayrı cevap

Kaynaklar büyük balık için ayrı bir madde açar ve orada tek bir sahneyi görene göre dörde böler. Yûnus aleyhisselâmın balığını rüyada görmek: korkan için emniyet, fakir için zenginlik, darda kalan için ferec, o makama layık olan için mülk.

Dikkat edilecek yer şu: sahne değişmiyor, muhatap değişiyor. Aynı balığı gören dört kişiye dört ayrı şey söyleniyor, çünkü tabirin ilk sorusu “ne gördün” değil, “sen kimsin ve şu an neredesin”. Yukarıdaki tuzlu balığın mizaca, kızarmış balığın takvâya göre çevrilmesi de aynı kaidenin başka iki yüzüdür.

O yüzden buradaki satırları doğrudan üstünüze giydirmeyin. Balığı gördüğünüz günlerde elinizde hangi iş vardı, hangi kapıyı çalıyordunuz: okuma oradan başlar. Usûlü rüya tabiri nasıl yapılır sayfasında anlatılıyor.

Kızarmış balık ve duanın kabulü

Kızarmış balık kaynakların birleştiği ender satırlardan biridir: duanın kabul edilmesi. Gerekçe bir kıssaya bağlanır; Hz. Îsâ bir sofra için dua etmiş, dua kabul edilmiş ve gelen sofrada kızarmış balık bulunmuştur. Bu ayrıntıyı nakleden tabir kitabının kendisidir. Gökten üzerinize kızarmış balık indiyse okuma genişler: duanın kabulü, hasımlara karşı üstünlük ve itibarın yükselmesi.

Bir eser burada durmaz ve maddenin en dikkat çekici kaydını düşer: aynı kızarmış balık görenin takvâsına göre ikiye ayrılır. Kişi takvâ sahibiyse hacetin görülmesi, duanın kabulü ya da geniş rızık; değilse karşılığını görmek. Aynı tabak, iki ayrı cevap. Dua etmek bahsi bu satırın yanında okunur.

Tuzlanıp ızgarada pişirilmiş balık başka bir yöne gider: ilim ya da hikmet arayışıyla yola çıkmak, bir görüşe göre bir büyüğe yoldaşlık etmek.

Kaynakların ayrıldığı yer: balık avlamak rızık mıdır

Bu sayfanın en değerli bilgisi burada ve Türkçe internette hiç geçmiyor.

Korunmuş en eski tabir kitabında, sudan balık avladığını gören bir adam sorulur; İbn Sîrîn’e nispet edilen cevap şudur: bu kimse haram mal elde eder. Soranlar bir daha sorar, bir ya da iki taze balık elde ettiğini gören ne olur diye. Cevap: bir kadın ya da iki kadın elde eder.

Sonraki büyük sözlükler aynı sahneyi böyle vermez. Onlarda balık avlamak duru suda hayır, bulanık suda keder diye ikiye ayrılır ve ağırlık rızık tarafındadır. Yani “balık tutmak rızıktır” cümlesi geleneğin tek sesi değildir; en eski kayıt tam tersine bakar ve elde edilenin nereden geldiğini sorar.

Bu ayrılığı bilmek okumayı kolaylaştırır. Rüyada balık tutmak tek başına bir müjde sayılmaz; suyu, sayıyı ve avın nasıl yapıldığını hesaba katmadan verilen yorum eksik kalır.

Maddenin kendisi de bereketle kapanmaz. Son cümlesinde balık görmenin keder, sıkıntı, hastalık ve kötü haber tarafı da yazılır ve üç gerekçe birden verilir: kokusu, külfeti ve ruhunun gitmiş olması. Yani aynı sembol, aynı sözlükte, hem sofra hem yüktür.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır belirli bir kazancın helal ya da haram olduğuna dair bir hüküm değildir; bir malın hükmü rüyaya bakılarak verilmez. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada balık rüyaları çoğunlukla belirsizliğin içinden bir şey çıkarma sahnesidir: su görülmeyeni, balık ise oradan tutulup çıkarılan somut şeyi taşır. İnsanların hatırladığı ayrıntı da genellikle hayvanın kendisi değil, elin kayganlıkla uğraşmasıdır.

Bu rüya en çok sonucu başkasının elinde olan bekleme dönemlerinde anlatılır: bir başvuru, bir teklif, adı konmamış bir ilişki. Uyanınca kalan his de bilgi verir; suyun berraklığı ile kişinin o meseleye dair içinin rahat olup olmaması çoğu zaman aynı yeri gösterir.

Klasik okumanın suya bakması ile buranın belirsizliğe bakması aynı kapıya çıkar: rüya elinize ne geçeceğini değil, neyin içinden çekip çıkarmaya çalıştığınızı gösterir.

Olumlu anlamları

  • Duru suda avladıysanız: beklediğiniz haberin gelmesi
  • Dipteki büyük balıkları çıkardıysanız: çıkardığınız kadar mal
  • Kızarmış balık gördüyseniz: duanın kabulü tarafı
  • Kılçıklı ve pullu balıktıysa: saklı bir mal, hakkı verilirse hayırlı
  • Karnından inci ya da yüzük çıktıysa: geri gelen itibar, evlat bahsi

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Bulanık suda avladıysanız: kaynakların en sert satırı, ağır bir keder
  • Pulsuz ve kaygansa: elden kayan, tamamlanmayan iş
  • Temizlemeden yediyseniz: hakkı ayrılmamış kazanç
  • Elinizden kaçırdıysanız: hakkınızın inkâr edilmesi, uzayan çekişme
  • Sayamayacağınız kadar çoksa: hesabı sorulacak, içi rahat etmeyen mal

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Sık sorulan sorular

Rüyada balık tutmak ne anlama gelir?

Cevap suya bağlıdır. Duru suda avlanan balık sevineceğiniz bir söz olarak yazılır, bir görüşte hayırlı bir evlatla karşılanır; bulanık suda avlanan balık için ise hiçbir hâlde hayır olmadığı ve ağır bir kederin isabet ettiği kaydedilir. Bir ayrıntı daha var ki Türkçe internette hiç geçmez: korunmuş en eski tabir kitabında aynı sahne sorulduğunda İbn Sîrîn'e nispet edilen cevap rızık değil, haram mal elde etmektir. Sonraki büyük sözlükler ağırlığı rızık tarafına kaydırmıştır. Yani balık tutmak tek başına bir müjde sayılmaz; suyu, sayısı ve avın nasıl yapıldığı hesaba katılır.

Rüyada büyük balık görmek ne demektir?

Büyük balık avlamak menfaat ve hayır tarafındadır; küçüğü ise keder sayılır ve gerekçesi mutfaktan verilir: kılçığı etinden çoktur, yiyene zahmet verir. Çok büyük balık için ayrı bir madde de açılmıştır ve orada büyük balık bir idarenin veziri olarak okunur; gerekçesi denizin idare, balıkların onun emrindekiler sayılmasıdır. Denizin dibinde toplanmış büyük balıkları dilediğiniz gibi çıkardıysanız okuma miktara bağlanır: çıkardığınız kadar mal, ve rüyada onlara ne yaptıysanız o mal da öyle harcanır.

Rüyada balık görmek hamilelik müjdesi midir?

Kaynaklarda balık tek başına bir hamilelik müjdesi olarak kaydedilmez. Balığın ilk karşılığı sayıya bağlıdır: sayabildiğiniz kadar az balık kişilere, özellikle kadınlara yorulur. Evlat okuması ise ayrı sahnelere bağlanmıştır. Duru suda avlanan balık için bir görüş mutlu bir evlatla rızıklanmayı yazar; balığın karnından çıkan inci erkek evlat tarafında okunur. Yani beklenen haber balığın kendisinde değil, sahnenin ayrıntısındadır.

Rüyada kızarmış ya da pişmiş balık görmek ne anlama gelir?

Kızarmış balık, kaynakların birleştiği ender satırlardan biridir: duanın kabul edilmesi. Gerekçe bir kıssaya bağlanır; Hz. Îsâ bir sofra için dua etmiş, dua kabul edilmiş ve gelen sofrada kızarmış balık bulunmuştur. Bu ayrıntıyı nakleden tabir kitabının kendisidir. Bir eser burada bir kayıt daha düşer ve aynı tabağı ikiye böler: kişi takvâ sahibiyse hacetin görülmesi, duanın kabulü ya da geniş rızık; değilse karşılığını görmek. Gökten üzerinize kızarmış balık indiyse okuma genişler ve itibarın yükselmesini de kapsar.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü's-sîn, es-semek maddesi; ayrıca el-hût, eş-şebeke, eş-şass ve es-semmâk maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    es-semek bahsi

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    benâtü'l-mâ babı; İbn Sîrîn'e sorulan balık avı nakli bu bapta senediyle kayıtlıdır

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    es-semek ve el-bahr maddeleri. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    denizin delâleti ve denizden yenen hayvanlar fasılları

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)