Rüyapedia
Nesneler

Rüyada Elbise Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Elbisenin klasik sözlüklerde tek bir maddesi yoktur. Asıl tanım “giyinmek” ve “gömlek” başlıklarındadır: giyim, kişinin dinindeki ve dünyasındaki hâlidir. Gömlek maddesi bunu beşe böler: kişinin dini, geçimi, takvası, ilmi ve müjdesi.

Türkçe bu bağı zaten kurmuştur: “üstü başı düzgün”, “eteği temiz”, “yakası açılmadık” derken kumaştan değil hâlden söz ederiz.

Daha eski bir karşılık daha var: giysi eştir. Korunmuş en eski tabir eseri kestirip atar: giysilerin hepsinde galip olan karşılık kadınlardır.

Asıl bilgi üçüncüsüdür ve bugünkü rüya sitelerinin hiçbirinde geçmez. Klasik metinlerde elbise bir sembol değil, üzerinde ölçüm yapılan bir yüzeydir. Hükmü sahne vermez, giysinin vasfı verir: rengi, yeniliği, kalınlığı, temizliği, yırtığın yönü ve kusurun tam olarak neresinde olduğu.

İslami rüya tabiri

Elbisenin hangi hâlini gördünüz

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Yeni, sıkı dokunmuş, bol bir giysiydi Metinlerdeki en makbul vasıf
Borcunuz varken yeni giysi giydiniz Borcun ödenmesi
Beyaz giydiniz Dinde güzellik, heybet ve vakar
El emeğiyle geçinip beyaz giydiniz İşin durması, tezgâhın boş kalması
Siyah giydiniz, hayatta da giyersiniz Şeref, mal ve efendilik
Siyah giydiniz, hiç giymezsiniz Hoşlanmayacağınız bir hâl
Kırmızı giydiniz, erkeksiniz İçinde hak bulunan mal; zekâtı hatırlatılır
Kırmızı giydiniz, kadınsınız Sevinç
Kırmızı bayramda ya da düğünde giyildi Okuma düşer; sahne kendi bağlamındadır
Yeşil giydiniz Din ve ibadet tarafı
Sarı giydiniz Hastalık ve zayıflık; kime nispet edilmişse ona çıkar
İnce giysiyi ötekilerin altına giydiniz Biriktirilecek mal; içi dıştan hayırlı
İnce giysiyi hepsinin üstüne giydiniz Gizli kalması gerekenin ilanı
Giysi enine yırtıldı Irza dokunan bir söz, şerli birinden gelen gam
Giysi boyuna yırtıldı Sıkışan işin ferahlaması
Gömlek arkadan yırtılmıştı İtham var, siz ondan berîsiniz
Gömlek önden yırtılmıştı Hakkınızda söylenen söz doğrudur
Gömleğin yakası yırtıldı Üzerinize açılan bir fakirlik kapısı
Kolsuz gömlek giydiniz Dinde hâl güzel, elde mal yok
Gömleği ters giydiniz Hâlin alışılanın tersine dönmesi
Giyside ıslaklık vardı Yola çıkamamak; kuruyunca kalkar
Giysinizi yıkadınız Bir ağırlığın kalkması, gizli olanın açığa çıkması
Bütün elbiseleriniz soyuldu Elinizdeki görevin gitmesi
Kalabalıkta çıplak kaldınız Rezil olmak
Size giysi hediye edildi Hayır haberi

Kaynakların ilk cevabı: giysi kişinin hâlidir

Sözlükler gömlek maddesinde bir kaide koyar: gömlekte gördüğünüz artma ya da eksilme, hâlinizde aynen o kadardır. Sağlamsa hâliniz sağlam; eskiyse ve kirliyse fakirlik ve sıkıntı. Bugünkü karşılığı soyut değildir: esnaf arasında adınızın temiz geçmesi, size kefil bulunabilmesi, çalıştığınız yerde hakkınızda konuşulmaması.

Aynı maddede makbul vasıf sayılır ve üçü de anlamlıdır: en iyisi yeni, sıkı dokunmuş ve geniş olanıdır. Yeni bir dönem, sağlam bir dayanak, nefes alacak yer.

Gömleğin bir karşılığı daha yazılır: müjde. Kaynaklar bunu Yûsuf kıssasındaki gömleğe bağlar; orada da gömlek, yola çıkıp bir eve haber taşıyandır. Aynı sebeple size gömlek hediye edilmesi hayır haberidir. Vefat etmiş biri gömlek verdiyse okuma onun hayattayken içinde bulunduğu geçime ve itibara erişmektir; verdiği gömlek eski ve kirliyse okuma döner (ölmüş birinin bir şey vermesi).

Gömlekle ev arasındaki bağın gerekçesi de yazılıdır: gömlek insanı nasıl örtüyorsa ev de öyle örter, üstelik ikisi de dört köşedir.

Giysinin ikinci karşılığı: eş

En eski eser giysiyi, mânâsı metnin kendi mecazından çıkarılan kısa bir listeye koyar; aynı listede taş katılık, gemi kurtuluş, et gıybet, anahtar mal olarak geçer. Gerekçe de yazılıdır: karı koca soyunup tek bir örtünün altında birleştiği için her biri ötekinin yerine giysi sayılır. Aynı yerde izâr doğrudan kişinin karısı diye kaydedilir.

Pratik tarafı gömlekte çıkar ve iki fiil ayrı yazılır. Kumaş yırtılırsa kişi eşinden müstağni olur; dikiş sökülürse eşinden ya da ortağından ayrılır. Ayrım işe yarar: biri kumaştaki hasar, öteki iki parçayı tutan bağın çözülmesidir. Ortaklığı bitiren şey de çoğu zaman işin kendisi değil, aradaki bağın gevşemesidir. Aynı mantık ayakkabı maddesine taşınır: kaynaklar mesti giysi sınıfına sokar.

Renk tek başına hüküm vermez

Bu bahsin en yanlış aktarılan yeri renklerdir. Rengin kendisi hayır ya da şer değildir; giyene ve vakte göre döner.

Beyaz için sözlükler önce “dinde güzellik, heybet ve vakar” yazar, hemen ardından tersini kaydeder: zanaatkâr için işsizliktir ve giysi kıymetlendikçe boşluk uzar. Gerekçe metinde durur: çalışmaya niyetlenen adam beyaz giymez. Elinin işiyle geçinen biri için bayramlık giymek, tezgâhın açılmadığı gündür.

Siyah aynı ölçüyle okunur: giymeye alışkın olan için şeref, mal ve efendilik; hiç giymeyen için gam ve hoşlanmayacağı bir hâl. Yöntem metni bunu makamla da örer; hatip ve idareci için siyah rahatlıkken, hutbe vaktinde beyaz giymek makamın gitmesidir. Aynı beyaz, bir saat içinde iki ayrı şey söyler.

Kırmızı tek sahnede dört ayrı cevap verir. Erkek için içinde Allah’ın hakkı bulunan çok mal; kaynak burada okuyucuya döner ve zekâtı hatırlatır. Kadın için sevinç. İdareci için eğlenceye dalmak ve idarenin gevşemesi. Erkekte hoş görülmemesine iki eser iki ayrı gerekçe verir: biri şeytanın ziyneti der, öteki Kārûn’un ziynetinin kırmızı giysiler olduğunu söyler ve okumayı “sevinç, ama azgınlıkla birlikte” diye tamamlar.

Bir istisna açıkça kayıtlıdır: bu giysiler bayramda ve toplantılarda giyilmişse okuma düşer. Bayramlık, kına gecesi kıyafeti, düğün elbisesi: sahne kendi bağlamında olağandır. Ayrıntısı gelinlik giymek sayfasındadır.

Yeşil için gerekçe metnin kendisindedir: din tarafında iyidir, çünkü cennet ehlinin giysisi olarak anılır. Sarı giysilerin tamamı hastalık ve zayıflık tarafındadır; hüküm, giysinin tabirde kime nispet edildiği kişiye çıkar. Mavi gam ve keder diye yazılır, ama burası geleneğin tartıştığı yerdir: bir eser bu okumayı bir Kur’an ifadesinden çıkarır, başka bir neşrin muhakkiki aynı sayfada çıkarımı uzak bulur.

Bir de renk değil desen olan bir kayıt var: iki yüzü iki ayrı renk giysi, hem dindarlara hem dünya ehline hoş görünen adamdır.

Yırtığın yönü yorumu baştan çevirir

Yorumu baştan değiştiren tek ayrıntı budur; iki ayrı eser onu birebir aynı cümleyle kaydeder.

Enine yırtılırsa ırza dokunan bir söz söylenir ve şerli bir adamdan gam gelir. Boyuna yırtılırsa kişinin işi ferahlar.

Gerekçe kelimenin içindedir ve Türkçeye geçerken kaybolur: Arapçada “en” ile “ırz” aynı harflerle yazılır. Metin “giysi eninden yırtıldı” derken aynı anda “ırzı yırtıldı” demektedir. Yani bu okuma bir kaideden değil, dilin kendi oyunundan çıkar; tabircinin dilin iştikakını bilme şartının ne demek olduğu en açık burada görülür.

Yırtanı tanıyorsanız kaynak kısa keser: kişi odur. Tanımıyorsanız dile düşecek bir zarar gelir.

Gömlekte yön öne ve arkaya döner. Arkadan yırtılmışsa hakkınızda bir söz söylenir ama siz ondan berîsiniz; önden yırtılmışsa söz doğrudur. İki eser de gerekçeyi aynı ifadeyle yazar: Yûsuf kıssası sebebiyle. Aynı kıssanın mantığı kan maddesine de geçer; gömleğinizde nereden geldiğini bilmediğiniz bir kan varsa, haberiniz olmadan hakkınızda yalan söylenir.

Yakanın yırtılması ayrı bir satırdır: üzerinize bir fakirlik kapısı açılır. Kolsuz gömlek ise bu bahsin en zarif gerekçesine sahiptir; dinde hâliniz güzeldir ama malınız yoktur, çünkü mal elin sahip olduğu şeydir, o gömleğin ise eli yoktur.

Altına mı giydiniz, üstüne mi

Metinlerin en çok durduğu ölçülerden biri giysinin görünüp görünmediğidir.

İnce bir giysiyi öbürlerinin altına giymek: eline biriktireceği bir mal geçer ve içi dışından hayırlı olur. Aynı giysiyi hepsinin üstüne giymek: dinde hata ve gizli kalması gerekenin alenen yapılması. Sahne aynıdır, tek fark katmandır.

Bugünkü karşılığı tanıdıktır: bir kazancın ya da bir zaafın kendi içinde kalması ile ilan edilmesi arasındaki fark. Giysinin altındaki kuşak da aynı eksende, riya ve nifak diye kaydedilir.

Aynı vasıf kadında ters yönde okunur: ince giysi izzeti, kalın giysi yorgunluğu ve didinmesidir. Bir satır arayla aynı incelik erkekte kusur, kadında izzet sayılır.

Yeni elbise, ve kaynakların birbirini tutmadığı yer

Yeni giysi giymek görene göre üçe ayrılır: eli genişe kazancın artması, fakire servet, borçluya borcunun ödenmesi. Yıkanıp ardından yeni giysi giyenin gamı gider. Ama yıkanıp da eskisini tekrar giyerse kaynak ince bir şey söyler: ferahlık gelir, fakat kişinin işi ona uyacak şekilde toparlanmaz. Karşılığı bir sıkıntının bitip hayatın eski dağınıklığına dönmesidir; devamı yıkanmak sayfasındadır.

Sonra kaynakların gerçekten ayrıştığı yer geliyor. Yeni ama uyanıkken tamir edilemeyecek kadar yırtık bir giysi için bir eser “sahibinin çocuğu olmaz”, tamir edilebiliyorsa “giyen büyülenmiştir” der. Öteki eser aynı iki hâli tam tersine verir: tamir edilebiliyorsa büyülenmiştir, edilemiyorsa kendisine evlat rızık olunur. Büyülenme tarafında uyuşup evlat tarafında birbirini tutmazlar.

O iki satır, elimizdeki metinlerin yüzyıllarca elden ele aktarılmış derlemeler olduğunu ve her satırın aynı ağırlığı taşımadığını gösterir; nasıl tartılacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasındadır.

Yıkamak, çıkarmak ve elbisesiz kalmak

Giysi yıkamak kendinizinki de başkasınınki de olsa aynı yere yazılır: bir ağırlığın def’i. Ama aynı satırda ikinci bir karşılık durur ve asıl dikkat çekici olan odur: gizli şeylerin ortaya çıkması. Yıkamak burada temizlemekle kalmaz, saklı olanı görünür kılar. Bir eser bunu dereceli bir tövbe listesine çevirir: kirden yıkamak tövbe, kandan yıkamak kan meselesinden, necasetten yıkamak haram kazançtan tövbedir. Kirin cinsi de ayrılır: yağsız kir dinin, yağlı kir dünyanın bozulması tarafındadır.

Bütün elbiselerinizin soyulması görevden alınmaktır: elinizdeki yetkinin gitmesi. Giysi kaybetmek ya da telef etmek ise hayır alâmetidir, ama kaynak istisnayı hemen yazar: gören fakir, mahpus ya da borçlu değilse. Kaybedecek bir şeyi olmayan için okuma tersine döner. Kirli giysiyi çıkarmak ve yakmak da gamların gitmesidir.

Elbisesiz kalmak kendi maddesinde iç temizliğine bağlanır ve ölçü utanmada toplanır. Kalabalıkta çıplak kalan rezil olur; tek başına çıplak olanın düşmanı kusurlarını arar ama örtüsünü yırtamaz. Avretini fark etmeyen ve utanmayan kimse bir işe girer, aşırıya gider ve yorulur; utanıp örtünecek bir şey arayan ve bulamayan ise malında zarar eder. Giysilerini kendi eliyle çıkarmak ayrı yazılır: düşmanlığını gizleyen, size dostluk gösteren biri ortaya çıkar. Bir de kısa ama güzel bir satır durur: siyah giysilerinden soyunan kadın için okuma karanlıktan sonra gelen sabahtır.

Öteki eser aynı sahneyi iş ekseninden okur: soyunmakla birlikte bir işle meşgulseniz o işte sıyrılıp muradınıza erersiniz; meşguliyet yoksa okuma mihnet tarafına döner.

Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır kimsenin ırzı, ahlâkı ya da dindarlığı hakkında bir hüküm değildir; giysisinin yırtıldığını gören kişi hakkında gerçekten bir söz söylendiği anlamına da gelmez. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir, dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.

Kusur giysinin neresindeydi

Bir yöntem metni burada kendi usûlünü yazar ve giysiyi haritaya çevirir. Kaidesi şudur: giysi kişinin en şerefli yakını, görünen malı ve itibarıdır; yanarsa, çalınırsa ya da yırtılırsa izzeti veya malı eksilir.

Sonra tabirciye ne soracağını tarif eder: giysinin cinsini, nereli olduğunu, kusurun tam neresinde olduğunu sor. Kusur yakadaysa işaret o kişinin yüzünde ve başındadır; kollardaysa ellerinde, etekteyse belinde, omuzlardaysa omuzlarında. Müellif iddiasını da saklamaz: bu benim mezhebimdir, benden öncekilerden ayrı olarak bu yolu tuttum, der.

Aynı mantıktan iki kısa satır daha çıkar: giysiyi ters giymek hâlin alışılanın tersine dönmesi, giysideki ıslaklık ise yolculuğa engeldir.

Aynı usûl giysinin sahibine de uygulanır ve kaide tektir: kim bir kavmin elbisesini giyerse onların ahlâkıyla ahlâklanır yahut onların eline düşer. Âlim giysisi ilim, asker giysisi savaş, mutasavvıf giysisi zühd, satıcı giysisi kazançtır; ama satıcının giysisi rüyada kıymetliyse okuma yine işsizliğe döner.

Psikolojik açıdan

Psikolojik okumada giysi kişinin kendisi değil, kendini nasıl sunduğudur. Rüyayı anlatanın hatırladığı ayrıntı da çoğu zaman kumaş değil üstündeki kusurdur: leke, sökük, kopmuş bir düğme, herkesin fark ettiğinden emin olduğu bir eksik.

Bu rüya görünürlüğün değiştiği dönemlerde sıklaşır: yeni bir işe başlarken, sunum öncesinde, tanımadığı bir ortama girecek olan kişide. Ölçülen şey giysi değil, kişinin bakılacağı ana hazır hissedip hissetmediğidir.

İki okumanın buluştuğu yer de burasıdır. Klasik metinlerin “gömlekte gördüğün her şey hâlinde aynen o kadardır” kaidesiyle, modern okumanın kusuru hatırlatması aynı şeyi ölçer: kişinin başkasına dönük yüzünde neyin eksik kaldığını.

Olumlu anlamları

  • Yeni, sıkı dokunmuş ve bol bir giysiyse: fakire servet, borçluya borcun ödenmesi
  • Yıkanıp ardından yeni giysi giydiyseniz: gamın kalkması
  • İnce giysiyi ötekilerin altına giydiyseniz: biriktirilecek mal, içinizin dışınızdan hayırlı olması
  • Boyuna yırtıldıysa: sıkışan işin ferahlaması
  • Size giysi hediye edildiyse: hayır haberi

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Enine yırtıldıysa: ırza dokunan bir söz, şerli bir adamdan gelen gam
  • Gömleğin yakası yırtıldıysa: üzerine açılan bir fakirlik kapısı
  • İnce giysiyi hepsinin üstüne giydiyseniz: gizli kalması gerekenin alenen yapılması
  • Bütün elbiseleriniz soyulduysa: elinizdeki görevin ve yetkinin gitmesi
  • Kalabalıkta çıplak kaldıysanız: rezil olmak

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada yırtık elbise görmek ne anlama gelir?

Klasik metinler yırtığın kendisine değil yönüne bakar ve bu ayrımı iki ayrı eserde birebir aynı cümleyle kaydeder. Boyuna yırtılan giysi kişinin işinin ferahlaması, enine yırtılan ise ırzına dokunan bir söz ve şerli bir adamdan gelen bir sıkıntıdır. Gerekçe Türkçeye çevrilirken kaybolur: Arapçada "en" ile "ırz" aynı harflerle yazılır, metin "eninden yırtıldı" derken aynı anda "ırzı yırtıldı" demektedir. Gömlekte ise yön öne ve arkaya döner.

Rüyada beyaz elbise giymek ne anlama gelir?

Sözlükler beyaz için önce "dinde güzellik, heybet ve vakar" yazar, hemen ardından tersini kaydeder: el emeğiyle geçinen bir zanaatkâr için aynı beyaz giysi işsizliktir ve giysi kıymetlendikçe boşluk da uzar. Gerekçesi metinde durur, çünkü çalışmaya niyetlenen kimse beyaz giymez. Aynı ölçü bir yöntem metninde makamla örülür: hatip ve idareci için siyah rahatlıkken, hutbe vaktinde beyaz giymek makamın gitmesidir.

Rüyada yeni elbise giymek ne anlama gelir?

Kaynaklar bu sahneyi görene göre üçe böler ve üçü de somuttur: eli genişe kazancın artması, fakire servet, borçluya borcunun ödenmesi. Yıkanıp ardından yeni giysi giyen kimsenin gamı gider. Yıkanıp da eskisini tekrar giyerse okuma incelir: ferahlık gelir ama kişinin işi ona uyacak şekilde derlenip toparlanmaz. Metinlerin makbul saydığı vasıf da yazılıdır: en iyi giysi yeni, sıkı dokunmuş ve geniş olanıdır.

Rüyada çıplak kalmak ne anlama gelir?

Bu sahne kendi maddesinde iç temizliğine bağlanır ve ölçü utanmada toplanır. Kalabalıkta çıplak kalan rezil olur; tek başına bir yerde çıplak olanın düşmanı kusurlarını arar ama örtüsünü yırtamaz. Avretini fark etmeyen ve utanmayan kimse bir işe girer, aşırıya gider ve yorulur; utanıp örtünecek bir şey arayan ve bulamayan ise malında zarar eder. Aynı maddede çıplaklık bir töhmetten berî olmaya ve yeni giysi giymeye de bağlanır.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî

    bâbü's-sâ, es-sevb maddesi; bâbü'l-lâm, el-lebs maddesi; bâbü'l-kāf, el-kamîs maddesi; ayrıca el-ary, el-meyyit ve ed-dem maddeleri

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe

    elbise faslı; sembollerin Kur'ânî istinbatını gösteren liste

  • KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm

    el-kamîs ve gaslü's-siyâb bahisleri; ayrıca el-beyt bahsi

  • KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm

    29. bâb (el-kesâvî) ve 22. bâbdaki el-ary bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.

  • KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî

    giysi fasılları: kusurun yeri, siyah ve beyaz kumaş, ipekli giysi

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)