Rüyada Yüzmek
Güncellendi ·
Genel anlamı
Su rüyaları arasında kişinin fâil olduğu sahne budur. Suya bakmak, suya düşmek, suyun altında kalmak sahnelerinde su ne yaparsa o olur. Yüzmede ise su altta kalır ve kişi kendi seçtiği bir yöne doğru gider.
İkinci ayırt edici yan şudur: yüzmek öğrenilen bir iştir. Yürümek gibi kendiliğinden gelmez, bir yerde ve biri tarafından öğretilmiştir. Bu yüzden rüyada yüzen kişi yalnız suyla değil, kendi öğrendiğiyle de karşı karşıyadır.
Bu iki yan bir araya gelince maddede sorulacak ilk soru suyun hâli olmaktan çıkar. Sorulacak olan yöndür: nereye doğru yüzüyordunuz.
Yakın sahnelerden farkı. Rüyada denizde yüzmek aynı fiilin belirli bir mekânda görülmüş hâlidir; orada denizin kendi ölçüleri devreye girer ve soru yüzmenin kolay mı zor mu olduğudur. Bu sayfa mekânı değil fiili ele alır. Rüyada boğulmak sahnesinde kişi edilgendir ve bilgi sahnenin nasıl bittiğinde saklıdır; yüzmede kişi fâildir, bilgi gidilen yöndedir. Rüyada su görmek suyun maddesini konu edinir, burada su bir zemindir. Rüyada yıkanmak suya temas etmek içindir; yüzmekte su geçilecek şeydir. En öğretici karşılaştırma ise rüyada köprü görmek ile kurulur: köprü karşıya hazır bir vasıtayla geçirir, yüzmek vasıtasız geçirir. Aynı karşı yaka, iki ayrı bahiste okunur.
İslami rüya tabiri
Tabirnâme geleneğinin ana metinleri, İbn Sîrîn’e nispet edilen külliyat, Abdülganî en-Nablusî’nin Ta’tîru’l-enâm fî ta’bîri’l-menâm’ı ve Halîl b. Şâhîn ez-Zâhirî’nin el-İşârât fî ilmi’l-ibârât’ı suyu hayat, rızık ve ilim ekseninde kaydeder. Yüzmek bu bahse bir madde olarak değil bir fiil olarak girer ve karşılığı bellidir: suyun içinde durmak değil, suyun içinde bir maksada doğru gitmek.
Bu sayfanın baştan söylemesi gereken kaide de tabir âdâbındandır: rüya; mevsime, mekâna, şahıslara, görene ve görülene göre farklı yorumlanır. Aşağıdaki karşılıklar herkeste aynı okunmaz.
Yön: bu maddedeki asıl ayrım
Suda yüzen bir kişinin gidebileceği üç yön vardır ve tabirde üçü ayrı kaydedilir; yönün hiç konmadığı dördüncü hâl bunların ardından gelir. Türkçenin bunlardan ikisi için hazır birer deyimi bulunması da yoruma dahildir: muabbirin dilin deyimlerini bilmesi, TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Rüya” maddesinde sayılan ehliyet şartlarındandır.
Akıntıya karşı. Gidilen yön ile suyun yönü terstir. Türkçe bu hâli “akıntıya kürek çekmek” diye kaydeder ve deyimin işaret ettiği şey karşı koymanın kendisi değil, harcanan emeğin karşılık bulmamasıdır. Tabirde sahne çift kayıtlıdır: bir tarafta gidişata rağmen kendi yönünde durabilmek, öbür tarafta yorulup geri sürüklenmek. Belirleyici olan ne kadar direndiğiniz değil, mesafenin açılıp açılmadığıdır.
Akıntıyla birlikte. Yön suyundur, kişi ona uymuştur. Türkçedeki karşılığı “suyuna gitmek” deyimidir. Buradaki kolaylık kişinin gücünden değil suyun yönünden geldiği için, sahne tek başına hayra da şerre de yorulmaz; sorulacak olan nereye varıldığıdır. Kişinin kendini tamamen bıraktığı ve artık kulaç atmadığı hâl ise okumayı akıntıya kapılmak tarafına, yani kontrolün elden çıkması bahsine yaklaştırır.
Karşı yakaya doğru. Bu yön ne suya karşı ne suyla beraberdir, suyu enine keser. Tabirnâme literatüründe suyu geçip karşı yakaya varmak, büyük bir meselenin aşılması tarafında kaydedilir ve kaynakların rahatlıkla hayra yorduğu hâl budur. Kişi burada suyla yarışmaz, suyu geçer; bu yüzden sahnenin ölçüsü hız değil varıştır.
Bir de yönün hiç konmadığı hâl vardır ve tabirde ayrı durur: hiçbir yakaya değil, yalnızca batmamak için yüzmek. Orada yön sorusu düşer ve geriye tek ölçü kalır, su üstünde kalabilmek. Bu sahne varış tarafında değil tutunmak tarafında okunur; yüzmenin, gitmeden de sürdürülebilen tek hâlidir.
Rüyanızı bulun
| Rüyanızda ne oldu? | Kısaca nasıl okunur |
|---|---|
| Akıntıya karşı yüzdünüz ve ilerlediniz | Gidişata rağmen kendi yönünde durabilmek |
| Akıntıya karşı yüzdünüz ama geri sürüklendiniz | Emeğin karşılığını bulmadığı bir çaba |
| Akıntıyla birlikte, kendinizi bırakarak yüzdünüz | Kolaylık var; ama yön sizin değil |
| Karşı yakaya vardınız | Büyük bir meselenin aşılması |
| Bir yakaya değil, sadece batmamak için yüzdünüz | Sahnede yön yok; okuma varış değil tutunmak tarafındadır |
| Yüzmeyi bilmediğiniz hâlde yüzdünüz | Umulmadık yerden gelen yeterlilik |
| Yüzme bildiğiniz hâlde yüzemediniz | Bilinen bir işin bu defa yürümemesi |
| Kulaç attınız ama su sizi geri veriyordu | Emek harcanıyor, mesafeye dönüşmüyor |
| Elbiseyle ya da yük taşıyarak yüzdünüz | Üstünüzdeki yükle sürdürülen bir iş |
| Birine yüzmeyi öğrettiniz | Bir işi görmek değil, görebilmeyi devretmek |
| Birini yüzerek kurtardınız | Yardımın kişinin kendi eliyle gelmesi |
| Sizinle birlikte kulaç atan biri vardı | Aynı yöne gidiliyor, ama kulaç devredilmiyor |
| Kulacı bırakıp suyun dibine indiniz | Yönün askıya alındığı ara; o sırada mesafe alınmaz |
| Havuzda, sınırları belli bir suda yüzdünüz | Ölçüsü bilinen, kapalı bir alan |
| Nehirde, akıntısı olan bir suda yüzdünüz | Yönü kendinden olan bir gidişat |
| Karada ya da havada yüzer gibi ilerlediniz | Suyu olmayan sahne; bahis uçmak tarafına kayar |
Yüzme bilmek, yüzme bilmemek
Bu maddenin ikinci ekseni beceridir ve klasik usûl bu eksene doğrudan yer açar: muabbirin, rüyanın nerede, nasıl, ne zaman ve kim tarafından görüldüğünü tespit etmesi ehliyet şartları arasında sayılır. Yüzmek öğrenilen bir iş olduğu için “kim gördü” sorusu burada yorumu tek başına çevirir.
Uyanıkken yüzme bilmeyen biri için sahne bir kazanım tarafında okunur: bilmediği bir işin içinde beklenmedik biçimde tutunabilmek. Gündelik karşılığı çoğu zaman somuttur; ilk defa girilen bir görev, hiç yapılmamış bir işin devralınması, tanıdığı olmayan bir çevrede tek başına iş görmek. Yüzme bilen biri içinse aynı görüntü sıradan bir fiildir ve tek başına bir yorum taşımaz; o rüyada bakılacak yer beceri değil, yine yöndür.
Bunun tersi olan sahne de kaydedilir. Yüzme bildiği hâlde suda kalamamak, bilinen bir işin bu defa yürümemesi tarafında ele alınır: alışılmış bir yöntemin aynı sonucu vermemesi.
Ne demek değil: Yüzme bilmemek bir eksiklik ya da mahrumiyet alâmeti sayılmaz. Tabirde beceri bir sıfat değil, sahnenin okunduğu çerçevedir; aynı görüntünün iki kişide iki ayrı karşılığı olması bu maddenin kuralıdır, istisnası değil.
Suyun cinsi çerçeveyi değiştirir
Yön ve beceri belirlendikten sonra sıra suya gelir. Yüzülen su, sahnenin ölçeğini verir.
Deniz. Kişiden büyük ve sınırı görünmeyen alan. Denizin kendi ölçüleri rüyada deniz görmek sayfasında, o suda yüzme sahnesi ise rüyada denizde yüzmek sayfasında ele alınmıştır.
Nehir ve akarsu. Bu sayfanın yön ekseninin en açık göründüğü sudur, çünkü akıntı görünürdedir. Suyun ölçüyü aşıp taşması ise ayrı bir bahistir ve rüyada sel görmek sayfasında işlenir.
Havuz ve sınırları belli sular. Kenarı görünen, dibi bilinen, ölçüsü belli bir alan. Burada yön sorusu zayıflar; kalan soru rahatlık ve suyun temizliğidir.
Su olmayan yerde yüzmek. Karada ya da havada yüzer gibi ilerlenen sahnelerde bahis yüzmek olmaktan çıkar; okuma rüyada uçmak tarafına kayar. Suyun içinde bir canlıyla karşılaşılan sahnelerde ise yorum o canlıya geçer; en sık görüleni rüyada balık görmek bahsidir.
Yorulmakla, nefesin yetmemesiyle ya da korkuyla uyanılan sahnelerde tabir âdâbının önerdiği ilk şey yorum aramak değildir: kötüsünden Allah’a sığınmak ve rüyayı ehliyetsiz kişilere anlatmamak. Ayrıntısı kötü rüya görünce ne yapılır sayfasındadır.
Ne demek değil: Suda yorulmak, kaynakların kayıp tarafında okuduğu bir hâl değildir. Yüzmede yorgunluk sahnenin arızası değil fiilin tabiatıdır: kulaç atan herkes yorulur, bakılacak yer yorgunluğun mesafeye dönüşüp dönüşmediğidir. Tabir âdâbı, korkutan sahnelerde bile yorumun hayır tarafından kurulmasını ister; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Hadislerle İslâm adlı eserinde Hz. Peygamber’in rüyaların daima hayra yorulmasını istediği kaydedilir. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında rüyaların bir delil olmadığı ve onlarla amel edilmeyeceği açıkça ifade edilir.
Psikolojik açıdan
Psikolojik okumada yüzmek bir yeterlilik sahnesi sayılır: kişi kendisini taşımayan bir zeminde kendini taşımaktadır. Sahnedeki temel bilgi de bu dengede aranır.
Sembolleri kişinin iç dünyasındaki karşılıklarıyla okuyan yaklaşımda (C. G. Jung, İnsan ve Sembolleri) su, kişinin kendi derinliğinin imgesi olarak ele alınır. O suyun üstünde kalabilmek, ona kapılmadan onunla ilişki kurabilmekle ilişkilendirilir.
Yön sorusunun psikolojik karşılığı ise özerkliktir. Akıntıya karşı yüzme sahneleri çoğunlukla çevrenin beklentisiyle kendi tercihinin ayrıştığı dönemlerle, akıntıyla yüzme sahneleri ise karar vermekten yorulmuş dönemlerle birlikte anlatılır.
Yüzme bilmediği hâlde yüzmek sahnesi bu okumada ayrıca anlamlıdır; yeni öğrenilen bir şeyin ilk defa işe yaradığı dönemlerle ilişkilendirilir.
Olumlu anlamları
- Karşı yakaya vardıysanız: büyük bir meselenin aşılması
- Akıntıya karşı ilerlediyseniz: gidişata rağmen kendi yönünde durabilmek
- Yüzme bilmediğiniz hâlde yüzdüyseniz: umulmadık yerden gelen yeterlilik
- Birini yüzerek kurtardıysanız: yardımın kişinin kendi eliyle gelmesi
- Sizinle birlikte kulaç atan biri varsa: aynı yöne gidilen bir arkadaşlık
Dikkat edilmesi gerekenler
- Akıntıya karşı yüzüp geri sürüklendiyseniz: karşılığını bulmayan çaba
- Bir yakaya değil, yalnız batmamak için yüzdüyseniz: varış değil tutunmak tarafında okunan çaba
- Kulaç attığınız hâlde su sizi geri veriyorsa: emeğin mesafeye dönüşmemesi
- Yüzme bildiğiniz hâlde yüzemediyseniz: bilinen bir işin bu defa yürümemesi
- Elbiseyle ya da yük taşıyarak yüzdüyseniz: üstünüzdeki yükle sürdürülen bir iş
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
Bağlantılı semboller
Sık sorulan sorular
Rüyada akıntıya karşı yüzmek ne anlama gelir?
Bu sahne tek bir yöne kaydedilmez, çünkü iki ayrı şeyi birden gösterir: gidişata rağmen kendi yönünde durabilmek ve emeğin karşılığını bulup bulmaması. Bakılacak ayrıntı direncin şiddeti değil, mesafenin açılıp açılmadığıdır. İlerlediyseniz sebat, geri sürüklendiyseniz yolun yönünü gözden geçirmek tarafında okunur. Tabir âdâbında esas olan ölçü rüyaların hayra yorulmasıdır.
Rüyada yüzme bilmediği hâlde yüzmek ne demek?
Klasik usûlde muabbirin rüyayı kimin gördüğünü tespit etmesi bir ehliyet şartıdır ve bu sahnede doğrudan işler. Uyanıkken yüzme bilmeyen biri için sahne bir kazanım tarafında okunur: bilinmeyen bir işin içinde beklenmedik biçimde tutunabilmek. Yüzme bilen biri için ise aynı görüntü sıradan bir fiildir ve tek başına bir yorum taşımaz.
Rüyada yüzmek ile denizde yüzmek aynı şey midir?
Aynı fiilin iki ayrı okunuşudur. Denizde yüzmek sahnesinde mekân belirlidir ve denizin kendi ölçüleri işin içine girer: genişlik, dalga, kıyının görünüp görünmemesi. Orada sorulan soru yüzmenin kolay mı zor mu olduğudur. Bu sayfa mekânı değil fiilin kendisini ele alır ve yönü sorar: akıntıya karşı mı, akıntıyla mı, karşı yakaya doğru mu.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
- Kitapel-İşârât fî ilmi'l-ibârâtHalîl b. Şâhîn ez-Zâhirî
- AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
- KitapHadislerle İslâmDiyanet İşleri Başkanlığı
c. 1, s. 467: rüyaların daima hayra yorulmasının istenmesi
- Psikolojiİnsan ve SembolleriC. G. Jung
- WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?
Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı): "rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez"