Rüyada Yıldırım Görmek
Güncellendi ·
Genel anlamı
Türkçe tek kelime kullanır ama klasik sözlüklerde yıldırım üç ayrı maddedir ve üçü aynı yere yazılmaz: yere inen yıldırım, çakan şimşek, gürleyen gök. Rüyayı hatırlarken sorulacak ilk soru budur, çünkü sözlükler üçüne ayrı hüküm verir ve bugünkü rüya sayfaları bu ayrımı hiç yapmaz.
İkinci mesele daha belirleyicidir: bu maddede sembolün kendisi tek başına bir hüküm taşımaz. Yorumu üç karîne kurar. Nereye indi (eve mi, beldeye mi, tarlaya mı, önünüze mi). Yanında ne vardı (yağmur, bulut, karanlık, ateş). Siz o sırada hangi hâldeydiniz (yolda mı, yerinizde mi, korku içinde mi, rahat mı).
Bunun bir de bütün gök sembollerini birden yöneten kaidesi yazılıdır: unsurlar ölçüsünde kaldıkça fayda tarafındadır, ölçüyü aştıklarında ağırlık tarafına geçer. Su durgunken maldır, taşınca sıkıntıdır; ateş itaatteyken hizmetçidir, önüne geleni yiyince harptir; rüzgâr yumuşakken bitkiyi büyütür, fırtınaya döndüğünde savurur. Bu sıralamayı yapan eser cümleyi şöyle bitirir: şimşek ve gök gürültüsü de böyledir.
Son bir kayıt da sayfanın tonunu belirliyor. Gök olaylarını toplayan bölüm onlara “hâdise” adını verir ve sebebini yazar: sebatları olmadığı ve nadiren vuku buldukları için. Yani bu bahis yerleşik bir hâli değil, geçip giden bir sarsıntıyı anlatır.
İslami rüya tabiri
Yıldırım nereye indi, siz neredeydiniz
| Rüyanızda ne oldu? | Kısaca nasıl okunur |
|---|---|
| Uzakta çaktı, size hiç değmedi | Korku var, temas yok |
| Havada geçti, bedeninize değmedi | Bulunduğunuz yerden uzaklaşmak |
| Tam önünüze, iki elinizin arasına düştü | İşlerinizde kabul görmemek |
| Size değil, yere düştü | Sizin dışınızda bozulan bir düzen |
| Evinize düştü | Eve inen bir denetim ya da baskın |
| Bir beldeye düşüp toprağını yaktı | Orada çekişme, darlık ve pahalılık |
| Ateşsiz düştü | Yalnızca gelmekte olan bir idare |
| Tarlaya, bahçeye ya da bostana düştü | Mahsulü vuran âfet; öşür ve tahsildar |
| Evlerin üstüne peş peşe düştü | Uzaktan gelen haberler, halka salınan yük |
| Size çarptı ve yaktı | İçinde bulunduğunuz hâlin değişmesi |
| Darlıktayken çarptı | Elin genişlemesi |
| Rahat ve eminken çarptı | Yerleşik düzenin sarsılması |
| Korku içindeyken çarptı | Tetikte bekleme hâlinin bitmesi |
| İçinde fayda olan bir şeyi yaktı | O işte borç ve kesat |
| Bir ağacı yaktı | Söz ve mülk bahsi |
| Kendinizi yıldırım olmuş gördünüz | Sözünüzün değdiği yer |
| Şimşek çaktı, yağmur da vardı | Beklenenin gelmesi tarafı |
| Şimşek çaktı, yağmur yoktu | Tutulmayan bir vaad |
| Şimşeğin ışığı gözünüzü aldı | Görene göre dörde ayrılır |
| Şimşeği elinizle tuttunuz | Sizi hayra çağıran biri |
| Şimşekle birlikte bulut vardı | Korku tarafı düşer |
| Gök gürledi, şimşek çakmadı | Sebebi görünmeyen bir söz |
| Gök gürledi, yağmur vardı, ses ürkütücü değildi | O mahalleye gelen bolluk |
| Gök gürledi, siz sıkışık bir yerdeydiniz | Borcun ödenmesi, kapalı kapının açılması |
| Gök mevsiminde gürledi | Müjde, hayır ve bereket |
| Gök mevsimi dışında gürledi | Yerinden oynayan bir düzen |
| Karanlık, şimşek ve sarsıntı bir aradaydı | Maddenin en ağır kaydı |
| Ardından hava açıldı, ışık geldi | Ölçüsüne dönen hava: fayda tarafı |
Düşen mi, çakan mı, gürleyen mi
Yere inen yıldırım en ağır kaydedilen taraftır. Aynı maddede yıldırım günah işleyen için bir uyarı, ayrıca ödenecek bir bedel olarak da yazılır; yani sonuç değil, ihtar tarafı önce gelir. Yaktığı kimse için verilen karşılıklardan biri bugün fazlasıyla tanıdıktır: insanı ürküten asılsız haberler. Doğrulanmamış bir söylenti, telefona düşen ve insanı yerinden oynatan bir mesaj, kaynağı belli olmayan bir dedikodu. Aynı satırda sayılan hastalık tarafı ise bu sayfaya haber olarak alınmaz.
Şimşek apayrı okunur ve maddesi tek bir cümleyle açılmaz, iki yüzü birden yazılır: dalâletten sonra hidayet ile gözü kamaştırıp dağıtma. Aynı yerde hâllerin dönmesi de kayıtlıdır: şiddetten kurtuluşa, kurtuluştan şiddete. Şimşeğin ortak niteliği ise açıkça verilir: gösterdiği her şey çabuktur, çünkü kendisi çabuk gider ve az durur. Bu tek cümle, şimşek rüyalarının neden hep ani ve kısa süreli işlere çıktığını açıklar: bir hafta içinde kapanan bir mesele, bir telefonla dönen bir karar.
Gök gürültüsü bu üçlünün içinde hem tehdit hem müjde tarafı olan tek maddedir. Yağmursuz duyulduğunda korku olarak yazılır. Ama aynı satırlarda gök gürültüsünü duyanın borcunu ödediği, sıkışık bir yerdeyse çıkışının geldiği de kayıtlıdır. Sebep bir eserde açıkça verilir: gök gürültüsü, bulutlara kalkıp gönderildikleri yere boşalmaları için verilen emirdir. Emir olduğu için hem üstten gelen bir sertliği hem gelmekte olan bir bolluğu gösterebilir.
Ev, belde, tarla: indiği yer okumayı böler
Eve düşen yıldırım tek bir hükümle geçilmez; sahne, evin ve ev sahibinin hâline göre bölünür. Evde bir şüphe ve bozukluk varsa oraya bir tahsildar iner ve emniyet amiri üstüne çöker. Ev sahibi idarenin çevresinde dolaşan biriyse hakkındaki emir infaz edilir. Bunların hiçbiri değilse evi hırsız basar yahut yangın ya da yıkım isabet eder. Bugünkü karşılıkları dolaysızdır: kapıya gelen bir denetim, hesabı sorulmayan bir işin nihayet sorulması, evde saklanan bir meselenin dışarıdan açılması. Aynı sahnenin hasta bir kimse için verilen okuması ise bu sayfaya alınmaz; ecelin ve sağlığın bilgisi tabircinin işi sayılmaz. Evin kendi maddesi için rüyada ev görmek sayfası ayrıdır.
Bir beldeye düşüp toprağını yakması kişisel bir sahne değildir: orada bir çekişme, bir darlık ya da şiddetli bir pahalılık olarak kaydedilir. Burada ince bir ayrım yazılıdır: yıldırım ateşsiz düşerse okuma değişir ve geriye yalnızca gelmekte olan bir idare kalır. Ateşin kendi maddesi için rüyada ateş görmek sayfasına bakılır.
Tarlaya, bahçeye ve bostana düşmesi doğrudan geçim tarafındadır: mahsulü vuran âfetler, öşürcüler ve tahsildarlar. Bugünkü karşılığı emeğin karşılığına inen bir kesintidir: hak edilmiş bir ödemeden düşülen pay, gelen bir ceza, tam toplanacakken elden çıkan bir kazanç.
Evlerin üstüne peş peşe düşmesi ayrı kaydedilir: uzaktan dönenlerin getirdiği haberler, bir de halkın üstüne salınan ortak bir yük. İkincisi bu maddenin en gündelik okumasıdır: herkesi aynı anda ilgilendiren bir zam, bir kesinti, bir düzenleme.
Size değdi mi, yoksa yanınızdan mı geçti
Türkiye’de bu rüyayı soranların çoğu aslında bu aralığı tarif eder: yıldırım düşmüştür, ortalık aydınlanmıştır, kişi ürkmüştür ama kendisine bir şey olmamıştır. Kaynaklar bu aralığı boş bırakmaz.
Yıldırım havada geçip bedene değmezse, rüya sahibinin bulunduğu yerden uzaklaşması tarafında okunur: bir taşınma, bir görev değişikliği, bir ortamdan çekilme. Tam önüne düşmesi ayrı bir satırdır ve işlerinde kabul görmemek olarak yazılır; yani yol açılmaz, kapıdan dönülür. Bu iki satır arasındaki fark ilginçtir: yandan geçen yıldırım kişiyi yerinden eder, önüne düşen yıldırım ise onu olduğu yerde durdurur.
Yıldırımın kişiye değil de yere düşmesi üçüncü hâldir ve okuma kişiden çıkıp mekâna geçer. Sahne o zaman sizi değil, bulunduğunuz yerdeki bir düzeni anlatır: dağılan bir ekip, kapanan bir şube, bozulan bir çevre.
Korkunun kendisi için de kayıtlı bir karîne var: şimşekle birlikte bulut varsa görende korku yoktur. Bunun bugünkü okuması şudur: sahnede bir hazırlık işareti bulunması, ani olanı ani olmaktan çıkarır. Bulutun kendi maddesi rüyada bulut görmek, rüzgârın sertleşmesi rüyada fırtına görmek sayfasındadır.
Çarptıysa okuma tersine döner
Bu maddenin en sağlam gerekçeli kaydı burada. Yunanlılardan nakledildiği belirtilerek şu satırlar yazılır: yıldırımın yaktığı kimse fakirse zenginleşir, zenginse fakirleşir; korku içindeyse emin olur, eminse korkar; bağlıysa çözülür, serbestse bağlanır. Aynı yerde bir de sağlık çifti sayılır; bu sayfa onu haber olarak vermez.
Eserin müellifi burada durmaz, gerekçeyi de yazar: rüyada yıldırımla yok olan kişinin içinde bulunduğu hâl gider, dolayısıyla yerine zıddı gelir. Aynı yerde bunun ölçüsü de verilir: ölünün cesedi bâkîdir, yıkanır, kefenlenir, defnedilir; yanan ise böyle değildir, geriye bir şey kalmaz. Yani sahne bir kayıp kaydı değil, bir hâl değişimi kaydıdır.
Bunun gündelik karşılığı sanıldığından yumuşaktır. Aylardır tetikte bekleyen biri için bu sahne beklemenin bitmesidir: gelen bir cevap, kapanan bir dosya, nihayet konuşulan bir konu. Hiçbir şeyin kımıldamadığı rahat bir dönemde görüldüğünde ise okuma öbür tarafa geçer ve uyarı hâlini alır: yerleşik sanılan bir düzenin sarsılması, alışılmış bir gelirin kesilmesi.
Kaynak bir ayrıntı daha verir ve o da somuttur: yıldırım içinde fayda olan bir şeyi yakmışsa o işte borç ve kesat okunur. Yani neyin yandığı, yanmanın kendisinden fazla bilgi taşır. Yanan şey işinizin âleti mi, kazandığınız yer mi, elinizdeki tek gelir mi: yorum oraya bakar.
Yıldırım düştüğü yere yerleşir
Bu maddenin en dikkat çekici kaydı bir muabbirin kendi vakasıdır. Adam rüyada kendisinin yıldırım olduğunu görür. Muabbir tek soru sorar: “Bir şey yaktın mı?” Cevap: “Zeytin ağacı yaktım.” Bunun üzerine iki yorum birden verilir. Birincisi: aslı temiz bir kadının ırzı hakkında konuştun. İkincisi: zeytini olan bir beldeden uzaktaydın, oraya geldin ve bir mülk satın aldın. Adam ikisini de doğrular.
Gerekçe hemen ardından yazılıdır ve bütün bahsi tek cümleye bağlar: yıldırım düştüğü yere yerleşir. Buradan iki eksen birden çıkar. Birincisi söz eksenidir: yakan şey ateş değil, ağza alınan bir laftır ve bir kere söylendikten sonra yerinde kalır. Birinin arkasından konuşulan bir cümle, bir toplantıda edilen sert bir laf, geri alınamayan bir mesaj. İkincisi yer eksenidir: yıldırım geldiği yeri terk etmez, bu yüzden madde yer değiştirme ve yerleşme bahsine bağlanır. Yolculuktaysanız dönüş, yerinizdeyseniz kalmak, bir yer üzerinde çekişme varsa oradan sökülmemek tarafında okunur. Zeytin ve ağaç maddeleri ayrıca kendi sayfalarında ele alınır.
Vakanın öğrettiği şey de küçük değil: muabbir hükmü rüyadan değil, rüyanın içindeki tek ayrıntıdan çıkarıyor. Neyin yandığı sorulmasaydı yorum kurulamazdı; nasıl sorulacağı rüya tabiri nasıl yapılır sayfasında anlatılıyor.
Sesin tarafı: haber, söylenti ve önceden bildirme
Şimşek maddesinde sırların açığa çıkması ve haber sızması ayrıca yazılıdır; ortak nitelik açıktır, şimşek gizli olanı bir anda görünür kılar. Bugünkü karşılığı saklanan bir hesabın ortaya çıkması, bir yazışmanın yanlış kişiye düşmesidir.
Gök gürültüsünün şimşeksiz duyulması ise ayrı bir satırdır ve sebebi görünmeden gelen sese bağlanır. Yağmurla birlikte gelen hâlleri ve şimşek ışığının görene göre dörde ayrılan okuması rüyada yağmur görmek sayfasında ayrıca ele alınıyor.
Mevsim de bu maddede sayılan bir karînedir: gök gürültüsünün mevsiminde duyulması müjde, hayır ve bereket tarafındadır; mevsimi dışında duyulması ise yerinden oynayan bir düzen olarak yazılır. Karanlık, şimşek ve sarsıntının bir arada bulunduğu sahne maddenin en ağır kaydıdır; sarsıntının kendi maddesi için rüyada deprem görmek sayfasına bakılır.
Bir eser bu bahsi mesleğe göre de ayırır: rüya sahibi yağmurun işini bozduğu kimselerdense (yolcu, çamaşırcı, yapı ustası, ekin biçen) sahne doğrudan işine dokunur. Bugün bu, sahada ve teslim tarihine bağlı çalışan herkestir.
Aynı eserin bahsi bağlarken yazdığı cümle sayfanın en değerli kaydı sayılabilir: gök gürültüsüyle insanlara inmeden önce haber verilmiştir ki tedbir alıp hazırlansınlar. Yani gelenek bu rüyayı bir ceza olarak değil, önceden bildirme olarak okur. Ölçüsüne dönmüş hava (yumuşak rüzgâr, faydalı yağmur, açılan ışık) ise aynı bölümde fayda, genişlik ve iyi haber tarafında kaydedilir. Rüzgârın kendi maddesi de bu ölçü üzerine kuruludur.
Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır sağlık, ecel ya da ileride yaşanacaklar hakkında bir bilgi değildir; kaynaklar bu maddede ağır okumalar da kaydeder, bu site onları haber olarak aktarmaz. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir ve dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.
Psikolojik açıdan
Bu rüyanın bir kısmının bedenden geldiğini gelenek kendisi söyler: klasik bir eserin giriş bölümünde, mizacında safra baskın olan kimsenin en çok yıldırım ve çatışma sahneleri gördüğü kayıtlıdır. Yani tekrarlayan yıldırım rüyalarını bir haber gibi okumak, geleneğin kendi ölçüsüne de aykırıdır.
Psikolojik okumada yıldırım, hazırlanacak vakit bırakmayan olay korkusunda çıkar. Rüyayı anlatanın hatırladığı şey de çoğu zaman görüntü değil irkilme refleksidir: ses, ani aydınlanma, yerinden sıçrama.
İki okuma aynı yeri gösteriyor. Klasik metinler bu sahneleri “sebatı olmayan hâdiseler” sayıyor, psikolojik okuma da tetikte olma hâlini geçici bir uyarılma sayıyor. Rüya bir olay bildirmez; hazırlıksız yakalanma korkusunun ne kadar büyüdüğünü gösterir.
Olumlu anlamları
- Size değmeden geçti: korku var, temas yok
- Korku içindeyken çarptı: tetikte bekleme hâlinin bitmesi
- Şimşeği elinizle tuttunuz: sizi hayra çağıran biri
- Şimşekle birlikte bulut vardı: kaynaklarda korku tarafı düşer
- Gök mevsiminde gürledi: müjde, hayır ve bereket tarafı
Dikkat edilmesi gerekenler
- Tam önünüze düştü: işlerinizde kapıdan dönmek
- Faydalı bir şeyi yaktı: o işte borç ve kesat
- Tarlaya, bahçeye düştü: mahsulü vuran âfet, öşür ve tahsildar
- Yağmursuz şimşek çaktı: beklenen vaade nail olamamak
- Karanlık, şimşek ve sarsıntı bir aradaydı: bahsin en ağır kaydı
Rüyanın detaylarına göre yorumu
Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.
Ne oldu, ne yaptınız?
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
İlgili rüyalar
Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.
Bağlantılı semboller
Sık sorulan sorular
Rüyada yıldırım düşmesi ne anlama gelir?
Cevap yıldırımda değil, düştüğü yerdedir. Kaynaklar bu maddeyi doğrudan mekâna göre böler: eve düşmesi ayrı, bir beldeye düşüp toprağını yakması ayrı, tarlaya ve bostana düşmesi ayrı okunur. Ateşin olup olmaması da kaydedilmiştir; ateşsiz düşen yıldırım için yazılan tek şey, gelmekte olan bir idaredir. Sizin yerinize toprağa düşmesi ise sizi değil, bulunduğunuz yerdeki bir düzeni gösterir.
Rüyada yıldırım çarpması kötü müdür?
Kaynaklarda bu sahnenin en dikkat çekici kaydı tersine çevirmedir ve gerekçesi de yazılıdır. Yıldırımın yaktığı kişi fakirse zenginleşir, zenginse fakirleşir; korku içindeyse emin olur, eminse korkar; bağlıysa çözülür, serbestse bağlanır. Gerekçe şudur: rüyada yıldırımla yok olan kişinin içinde bulunduğu hâl gider, dolayısıyla yerine zıddı gelir. Yani sahne bir felaket kaydı değil, bir hâl değişimi kaydıdır.
Rüyada şimşek çakması ne demektir?
Şimşeğin ayrı bir maddesi vardır ve iki yüzü birden yazılıdır: dalâletten sonra hidayet ile gözü kamaştırıp dağıtma. Sırların açığa çıkması ve haber sızması da aynı maddede geçer. Belirleyici ayrıntı yağmurdur: yanında yağmur varsa beklenen şeyin gelmesi tarafında, yağmursuzsa beklenen vaade nail olamamak tarafında okunur. Şimşeğin ortak niteliği de kayıtlıdır: gösterdiği her şey çabuktur, çünkü kendisi çabuk gider ve az durur.
Rüyada gök gürültüsü duymak ne anlama gelir?
Gök gürültüsü kaynaklarda hem tehdit hem müjde tarafı olan tek gök sembolüdür. Yağmursuz duyulduğunda korku olarak kaydedilir; yağmurla birlikte duyulmuş ve sesi ürkütücü değilse o mahalle halkına gelen bolluk sayılır. Duyanın kendi hâli de yorumu çevirir: aynı maddede gök gürültüsünü duyanın borcunu ödediği, sıkışık bir yerdeyse çıkışının geldiği yazılıdır. Mevsiminde duyulması ayrı, mevsimi dışında duyulması ayrı okunur.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
bâbü's-sâd, sa'ka maddesi; ayrıca bâbü'l-bâ berk maddesi ve bâbü'r-râ ra'd maddesi
- KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
es-savâik, el-berk ve er-ra'd maddeleri; unsurların tevili faslı. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm
bâbü's-sâd es-sâika maddesi; el-berk bahsi; mukaddimedeki mizaç faslı
- KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî
üçüncü bâb, havada olan hâdiseler fasılları
- İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
- WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?
Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)