Rüyapedia
Doğa

Rüyada Su İçmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Rüyada su içmek, klasik tabirde iyiye yorulan rüyaların başında gelir. Kısaca anlamı şudur: ihtiyacınız olan şey size ulaşıyor.

Su burada geçiminizin karşılığıdır. Eve giren para, yürüyen iş, yerinde olan sağlık. Onu görmek imkânın var olması, içmek ise onu alabilmenizdir. Bu yüzden içme sahnesi kaynaklarda ayrı ve daha olumlu ele alınır.

Yorumu asıl belirleyen ayrıntı ise şudur: kandınız mı?

İslami rüya tabiri

Rüyanızı bulun

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Kana kana içtiniz, kandınız Elinizdeki yetiyor
İçtiniz ama susuzluğunuz geçmedi Emeğinizin karşılığı eksik
Hiç su bulamadınız Geçim tarafında bir belirsizlik
Su berrak ve soğuktu En sevilen hâl; yorumu güçlendirir
Su bulanık ya da tortuluydu Kazancın içine karışan bir sıkıntı
Su tuzlu ya da acıydı Zahmetle gelen, tadı çıkmayan bir kazanç
Sıcak su içtiniz Sıkıntıyla gelen bir şey
Birine su verdiniz İyilik ve sadaka; en açık hayır hâllerinden
Size biri su verdi Başkası vasıtasıyla gelen bir imkân
Çeşmeden, pınardan içtiniz Kesilmeyen, sürekli bir kaynak
Kuyudan çekip içtiniz Emekle elde edilen bir kazanç
Deniz suyu içtiniz Kaynaklar bunu ayrı ve temkinli okur

Kana kana içtiyseniz

Susuzluğunuz tamamen geçtiyse, klasik tabirde bu elinizdekinin yetmesi demektir.

Dikkat edin, kaynaklar burada zenginlikten söz etmiyor. Bolluk başka şeydir, yetmek başka. Tabir hep ikincisini över, çünkü insanı huzurlu eden çok olması değil, yetmesidir.

Hayatınızdaki karşılığı şuna benzer: maaş yatar, borçları verirsiniz, hesapta yine de bir şey kalır. Ayın ortasında bakakalmazsınız. Çocuk bir şey ister, “bakalım” demeden alırsınız. Misafir gelir, sofrayı düşünmezsiniz. Doktora gitmeyi paraya bakıp ertelemezsiniz.

Küçük şeyler gibi duruyor ama insanın içini asıl bunlar rahatlatır.

Ne demek değil: zengin olacaksınız demiyor. Söylediği şey, elinizdekinin ihtiyacınıza yeteceğidir.

İçtiniz ama susuzluğunuz geçmediyse

Bu hâli çok kişi anlatır, hem de hemen hep aynı cümleyle: “içiyorum ama kanmıyorum.”

Anlamı şudur: su size ulaşıyor ama yetmiyor. Kaynaklar bunu emek ile karşılık arasındaki boşluk diye okur.

Çalışıyorsunuzdur, hem de az değil. Ama ay sonu geldiğinde elinizde kalan, verdiğiniz emeğe benzemiyordur. Her ay aynı yerden başlarsınız. Bir şey biriktiremezsiniz. “Nereye gidiyor bu para” dersiniz.

Ne demek değil: bu rüya sizin az çalıştığınızı söylemiyor. Tam tersini söylüyor. Emek yerinde, karşılığı eksik.

Hiç su bulamadıysanız

En zoru bu ve yumuşatmadan yazmak gerekiyor.

Anlamı doğrudandır: geçim tarafında bir belirsizlik var. İşin ne kadar süreceğini bilememek, gelecek paranın ne zaman geleceğinden emin olamamak, akşam eve dönerken kafanızın hep aynı hesapta olması.

Ama şunu bilmeniz gerekiyor. Klasik tabirde susuzluk bir hüküm değil, bir hâl tarifidir. Rüya size “böyle kalacak” demiyor; içinde bulunduğunuz durumu gösteriyor, o kadar. Biri kehanettir, diğeri aynadır; tabir aynadır.

Kaynakların suyu sonradan bulmayı ayrı bir başlık olarak kaydetmesi de bundandır. Sahne orada bitmiyor.

Suyun kendisi nasıldı?

Ne kadar içtiğiniz kadar, neyi içtiğiniz de kaydedilir.

Berrak ve soğuksa. Kaynakların en sevdiği hâl budur ve yorumu belirgin biçimde güçlendirir. Gelen şey hem yeterli hem temizdir: alın teriyle kazanılmış, arkasında bir pürüz kalmamış bir kazanç.

Bulanık ya da tortuluysa. Su var, içiyorsunuz, ama içine bir şey karışmış. Klasik metinler bunu kazancın içine giren sıkıntı olarak okur. Hayattaki karşılığı, geliri olan ama huzuru olmayan bir iştir: para geliyordur, ama her seferinde bir tartışmayla, bir gecikmeyle, bir gönül kırıklığıyla geliyordur.

Tuzlu ya da acıysa. İçilir ama susuzluğu geçirmez. Zahmetle gelen, tadı çıkmayan bir kazanç şeklinde okunur. Çok yorulup sonunda “değdi mi bu kadarına” dediğiniz işler bu tarafa girer.

Sıcaksa. Kaynakların bir kısmı sıcak suyu ayrı kaydeder ve sıkıntıyla gelen bir şey olarak okur. Soğuk suyun ferahlatması neyse, sıcak suyun ferahlatmaması da odur.

Suyu nereden içtiğiniz

Çeşmeden ya da pınardan. Klasik metinlerde akan ve kesilmeyen kaynak, sürekliliğe yorulur. Bir kerelik bir imkân değil, düzenli gelen bir şey: sabit bir maaş, işleyen bir düzen.

Kuyudan çekip içtiyseniz. Kuyu, yüzeyde görünmeyen bir imkândır; ulaşmak için çaba ister. Bu yüzden kuyudan içmek emekle elde edilen kazanç olarak okunur. İpi çekmek, kovayı yukarı almak, sonra içmek. Kolayına gelmemiştir ama sizindir.

Deniz suyu içtiyseniz. Kaynaklar bunu ayrı ve temkinli ele alır, sebebi de bellidir: deniz suyu içilse de susuzluğu geçirmez, üstelik daha çok susatır. Çok görünen ama işe yaramayan bir imkâna yorulabilir.

Birine su verdiyseniz

Bunu ayrı yazmak gerekiyor, çünkü kaynakların en açık şekilde hayra yorduğu hâllerden biri budur.

Klasik tabirde su vermek ve doyurmak iyilik tarafında ele alınır, sadaka ile ilişkilendirilir. Su verdiğiniz kişi tanıdıksa yorum somutlaşır: yardımın ona ulaşması şeklinde okunabilir.

Burada güzel bir ayrıntı var. Su içmek sizin ihtiyacınızın karşılanmasıdır; su vermek ise başkasının ihtiyacını karşılamanızdır. Klasik metinler ikincisini birincisinden aşağı görmez, çoğu yerde daha çok över.

Size biri su verdiyse yorum tersine döner ve başkası vasıtasıyla gelen bir imkân olarak okunur: bir tanıdığın önerdiği iş, birinin araya girmesiyle çözülen bir mesele, beklemediğiniz bir yerden gelen yardım.

Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında belirtildiği üzere rüyalar delil değildir ve rüyalar ile amel edilmez.

Psikolojik açıdan

Susuzluk, karşılanmamış bir ihtiyacın en temel imgesi sayılır. Rüyada su çoğu zaman eksik olan neyse onun yerine geçer.

Bunun bedensel bir sebebi de olabilir ve bunu söylemek gerekiyor: akşam tuzlu bir şey yediyseniz, hastaysanız, ateşiniz varsa ya da uyurken gerçekten susadıysanız beyin bunu rüyaya taşır. Klasik tabirciler de yorumdan önce kişinin gerçek hâlini sormayı öğütler.

Kanmama duygusu ise psikolojik okumada özellikle anlamlı sayılır: çaba ile sonuç arasındaki boşluğun en doğrudan hâlidir. Yapıyorsunuzdur ama dolmuyordur.

Olumlu anlamları

  • Kana kana içmek: elinizdekinin ihtiyacınıza yetmesi
  • Berrak ve soğuk su: arkasında pürüz kalmayan temiz bir kazanç
  • Çeşmeden, pınardan içmek: kesilmeyen, düzenli gelen bir imkân
  • Kuyudan çekip içmek: emekle kazanılan, hakkıyla sizin olan bir şey
  • Birine su vermek: iyilik ve sadaka; kaynakların en açık hayra yorduğu hâl
  • Size biri su vermesi: bir tanıdık vasıtasıyla açılan kapı

Dikkat edilmesi gerekenler

  • İçip de kanmamak: emek yerinde ama karşılığı eksik
  • Su bulamamak: geçim tarafında süren bir belirsizlik
  • Bulanık su: geliri olan ama huzuru olmayan bir iş
  • Tuzlu ya da acı su: çok yorulup tadını çıkaramadığınız bir kazanç
  • Deniz suyu içmek: çok görünen ama işe yaramayan bir imkân
  • Sıcak su: sıkıntıyla, ferahlatmadan gelen bir şey

Su rüyasının diğer ayrıntıları

Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.

Ne oldu, ne yaptınız?

Nerede gördünüz?

Hangi haldeydi?

Sizin durumunuz neydi?

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Ana yoruma dön

Bu rüyanın genel anlamı ve tüm ayrıntıları için.

İlgili rüyalar

Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada soğuk su içmek ne anlama gelir?

Klasik kaynaklarda suyun soğuk ve tatlı olması yorumu güçlendiren bir ayrıntıdır; ferahlık, şifa ve helal rızıkla ilişkilendirilir. Sıcak veya tatsız su ise sıkıntı ve zahmetle gelen bir kazanca yorulabilir.

Rüyada birine su vermek ne anlama gelir?

Tabir literatüründe su vermek, iyilik ve sadaka olarak okunur; kaynakların çoğu bunu açıkça hayra yorar. Su verilen kişinin tanıdık olması yorumu somutlaştırır: yardımın ona ulaşacağı şeklinde yorumlanabilir.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî