Rüyapedia
Dini ve Manevi

Rüyada Şeytan Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Bu kelime Türkçeye rüyadan çok önce, gündelik konuşmanın içinden girmiştir: “şeytana uymak”, “şeytanın bacağını kırmak”, “şeytan diyor ki”, “içindeki şeytana yenilmek”. Kalıpların hiçbiri bir görüntü tarif etmez. Hepsi bir çağrı tarif eder ve çağrının ardından hep aynı soru gelir: uyuldu mu, uyulmadı mı.

Tabir usûlü bu ayrıntıyı tesadüf saymaz. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “Rüya” maddesinde muabbirin ehliyeti sayılırken dilin iştikakını, atasözlerini ve deyimlerini bilmek açıkça şart koşulur. Dilin bu maddedeki hükmü nettir: burada aranacak şey bir tarif değil, bir teklif ve o teklife verilen cevaptır.

Klasik metinlerin kaydı da aynı yerde toplanır: vesvese, kışkırtma ve aldatma. Sahneyi okunur kılan şey, sahnede kimin ne yaptığıdır.

Ne demek değil: Bu sahne bir teşhis değildir. Tabir, sembolün kaynaklardaki karşılığını verir; gören kişinin dini, ahlâkı ya da başına geleceği hakkında bir tespit yapmaz, bunu yapacak bir aleti de yoktur. Çağrı ekseninde okunan bir maddede hüküm zaten çağrıya değil, çağrının karşısına ne konduğuna bakar. Kelimenin akaiddeki yeri ise bambaşka bir bahistir ve bu sayfanın kapsamı dışındadır.

Yakın sembollerden farkı. Rüyada cin görmek sayfasının ekseni görünmezliktir; orada aranan şey saklanandır ve sayfanın önemli bir bölümü uyku felci tablosuna ayrılmıştır. Burada sahne terstir: bir şey saklanmaz, karşınıza dikilir ve sizi bir yere çağırır. Rüyada melek görmek sayfasında bakılan şey ne getirildiğidir (elden verilen nesne, inilen mekân, gösterilen yön); burada bakılan şey ne götürülmek istendiğidir. Kısaca: melek getirir, cin gizlenir, şeytan çağırır.

İslami rüya tabiri

Bu maddenin tabirnâmelerdeki kaydı bir tarif kaydı değildir. İbn Sîrîn’e nispet edilen külliyattan Abdülganî en-Nablusî’nin Ta’tîru’l-enâm fî ta’bîri’l-menâm’ına, Halîl b. Şâhîn ez-Zâhirî’nin el-İşârât fî ilmi’l-ibârât’ından Osmanlı tabir literatürünün derli toplu örneği Kenzü’l-Menâm’a kadar ağırlık aynı yere biner: düşmanlık, vesvese, aldatma. Üçü de bir görüntü değil, bir iş bildirir.

Bunun doğrudan bir sonucu var. Fiil üzerinden kaydedilen bir maddede yorumun tutamağı sahnenin görüntüsü olamaz; bakılacak yer, o fiilin karşısına ne konduğudur. Aşağıdaki tablo da bu yüzden “neye benziyordu” sorusuna göre değil, “ne oldu” sorusuna göre dizilmiştir.

Yorumdan önce gelen madde

Bu bahiste kelime iki ayrı yerde geçer ve karıştırılması en sık yapılan hatadır. Biri rüyada görülen surettir, diğeri rüyanın türüdür: klasik tasnifte korkutan ve zihni karıştıran rüyalara şeytânî rüya denir. Bir sahnede bu suretin görülmüş olması, o rüyanın türünü kendiliğinden belirlemez. Tasnifin ayrıntısı rüya çeşitleri sayfasındadır.

Türü belirleyen şey figür değil, usûlün muabbire tespit ettirdiği şeylerdir: rüyanın nerede, nasıl, ne zaman ve kim tarafından görüldüğü. Aynı satır bu yüzden herkeste aynı okunmaz. Klasik kaide de bunu açıkça söyler: rüya mevsime, mekâna, şahıslara, görene ve görülene göre farklı yorumlanır.

Pratik sonucu şudur: sahnesi dağınık, sonu bir yere bağlanmayan ve uyandıktan sonra korkusu süren bir rüyada usûlün ilk maddesi tabir değildir. Kötü rüyalardan Allah’a sığınılır; rüya ehliyetsiz kişilere anlatılmaz ve onlara tabir ettirilmez. Geleneğin tarifiyle, anlatılmamış rüya açılmamış mektup gibidir. Bu âdâbın maddeleri kötü rüya görünce ne yapılır sayfasında sıralanmıştır.

Aşağıdaki karşılıklar, korku geçtikten sonra ve tabire elverişli görülen sahneler için yazılmıştır.

Rüyanızı bulun

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Uzaktan gördünüz, size yaklaşmadı Fark edilen ama karşılık verilmemiş bir telkin
Sizi çağırdı, gitmediniz Kararın kişide kalması
Sizi çağırdı, peşinden gittiniz Kaynakların ihtiyat tarafında okuduğu hâl
Konuştunuz, bir teklif duydunuz Teklifin muhtevasına bakılır; rüyadaki söz ne emirdir ne izin
Kovdunuz, uzaklaştırdınız Sahnede galip gelen taraf esas alınır
Kaçtınız, yakalayamadı Kurtulmak klasik tabirde selamet tarafındadır
Sizi tutup bırakmadı Kopmayan bir bağ ya da bırakılamayan bir alışkanlık
Bağlı, zincirli ya da âciz gördünüz Zararın etkisiz kalması
Güldü, alay etti Hafife alınan bir uyarı
Şekil değiştirdi, tanıyamadınız Karışık sahne; tabirden önce türüne bakılır
Bir yakınınızın yanında gördünüz O kişi hakkında hüküm çıkarılmaz; sahne görene aittir
Evinizin içinde gördünüz Yakın çevrede konuşulmayan bir gerginlik
Dua, namaz ya da sığınmayla uzaklaştı Sahnenin galibi değişmiş sayılır
Sizi korkuttu, korku uyanınca da sürdü Sığınma bahsi; yorum ikinci sıradadır

Sahnenin belirleyici anı: çağrıya ne yapıldı

Bu maddede sorulacak ilk soru sahnede kimin galip geldiğidir. Sebebi basittir: vesvese bir zorlama değil bir tekliftir, teklif de reddedilebilir.

Reddetmek, kovmak, uzaklaştırmak. Kaynakların en açık şekilde hayra yorduğu taraf budur. Gündelik karşılığı somuttur: bırakılacağı söylenip bırakılmayan bir alışkanlığın nihayet bırakılması, girilmek üzere olunan bir işten son anda dönülmesi, öfkeyle yazılmış bir mesajın gönderilmeden silinmesi, hakkı olmadığı bilinen bir kazançtan vazgeçilmesi.

Uymak, peşinden gitmek. Kaynaklar bu tarafı ihtiyat tarafında okur. Yorum burada bir suçlama değildir: sahne, kişinin zaten bildiği bir zaafın uykuda görünür hâle gelmesi olarak ele alınır. Karşılığı da gündeliktir; kolay gelen ama sonu belli olmayan bir teklif, faydası olmadığı bilinen bir tartışmaya girme isteği, ertelenip duran bir hesap gibi.

Pazarlık etmek, söz vermek. Reddetmekle uymak arasındaki bu ara durum ayrı okunur ve ertelenmiş bir kararın karşılığı sayılır. Hayattaki cümlesi bellidir: “bir kere daha, sonra bırakırım.”

Korkmak ve donup kalmak. Sahnedeki duygu tabirde ayrıca kaydedilir. Korku baskınsa ve uyanınca da sürüyorsa yukarıdaki başlığa dönmek gerekir; orada yapılacak şey yorum aramak değildir.

Bir kavga ya da çekişme sahnesine dönen rüyalarda rüyada kavga etmek, kaçış sahnelerinde ise rüyada kaçmak sayfasındaki ölçüler de birlikte okunabilir.

Bağlı, zincirli ya da mağlup görmek

Bir tehlikenin âciz hâlde görülmesi klasik tabirin genel eğiliminde zararın etkisiz kalması tarafında durur; bir tehlikeden kurtulmanın selamet tarafında okunması da aynı eğilimin parçasıdır. Zincirli, bağlı, küçülmüş ya da yenilmiş bir suret bu yüzden korkutucu bir sahne sayılmaz.

Hayattaki karşılığı çoğu zaman bir bitişin ardından gelir: aylarca uğraşılan bir meselenin nihayet kapanması, uzun süredir tedirginlik veren bir kişiyle bağın kesilmesi, yıllardır sürüncemede kalan bir borcun son taksitinin ödenmesi. Sahnede korku değil rahatlama kalmışsa bu okuma güçlenir.

Kaynakların bu suret için koyduğu tek sınır

Klasik literatürün bu figüre dair en kesin kaydı bir anlam değil, bir sınırdır. Hadis kaynaklarında Peygamber Efendimizi rüyada görenin gerçekten onu gördüğü, şeytanın onun suretine giremeyeceği bildirilir (Buhârî, Ta’bîr 2, 10; Müslim, Rü’yâ 10; Muvatta, Rü’yâ 1). Cümle bir sureti adıyla kapatır ve orada durur; o rüyanın kendine ait kayıtları rüyada Peygamberi görmek sayfasındadır.

Halk arasında bu kayıt iki yönde birden genişletilir ve iki genişletmenin de kaynaklarda karşılığı yoktur. Biri tersine çevirmedir: “madem o surete giremiyor, öyleyse rüyadaki diğer suretler ondandır.” Kapatılmış tek bir kapı, açık kalan bütün kapıları tek bir yere bağlamaz. Öbürü bulaştırmadır: bir sahnede bu suretin görülmesinin rüyanın tamamını şeytânî ilan etmesi. Rüyanın türü yukarıda anlatıldığı gibi sahnenin bütününden okunur, içindeki tek bir figürden değil.

Ne demek değil: Bu, rüyada hangi suretlere güvenilebileceğini gösteren bir liste değildir. Rivayet tek bir sureti kaydeder; aynı teminatın başka figürlere teşmil edildiği bir kayıt kaynaklarda bulunmaz. Melek sureti bakımından mesele rüyada melek görmek sayfasında ayrıca ele alınmıştır.

Rüyada duyulan teklif

Kelâmî sınır bu sayfada en somut karşılığını burada bulur. Ehl-i Sünnet âlimlerinin ortak kabulünde rüya zannî bilgi verir, kat’î delil sayılmaz: rüya ile şer’î hüküm alınmaz ve rüyada duyulan söz ne emirdir ne fetva. Ölçü rüyadaki her söz için geçerlidir, korkutan bir sahnede duyulan söz için evleviyetle geçerlidir.

Pratik karşılığı iki yönlüdür. Rüyada bir teklif duyulmuş olması, uyanık hayatta o teklifi bir izne çevirmez; rüyada bir suçlama ya da bir tehdit duyulmuş olması da kimseyi suçlu, kimseyi tehdit altında yapmaz.

Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarındaki ölçü de aynı yerde durur: rüyalar delil değildir, onlarla amel edilmez. Usûlde esas olan ise rüyaların hayra yorulmasıdır; Diyanet İşleri Başkanlığı yayını Hadislerle İslâm, Hz. Peygamber’in rüyaların daima hayra yorulmasını istediğini kaydeder (c. 1, s. 467).

Psikolojik açıdan

Psikolojik literatürde bu figürün karşılığı gölge başlığında aranır: kişinin kendine ait saymadığı eğilimlerin rüyada dışarıdan gelen bir başkası gibi görünmesi. C. G. Jung’un İnsan ve Sembolleri’nde tarif ettiği çerçeve budur ve klasik yorumun yerine geçmez.

Bu okumanın sahnedeki en somut izi konuşmadır. Burada bir görüntüyle değil bir muhatapla karşılaşılır: teklif edilir, itiraz edilir, pazarlık yapılır. İçeride tek başına sürdürülen bir tartışmanın uykuda ikiye bölünüp karşılıklı konuşmaya dönüşmesi, bu figürün en tipik davranışı sayılır. Sahnede pazarlık varsa okuma belirginleşir; “bir kere daha” cümlesi uyanıkken de kurulan bir cümledir.

Sahnenin sertliği çoğu zaman meselenin büyüklüğüyle değil, ne kadar süredir askıda tutulduğuyla birlikte anlatılır. Haftalardır ertelenen bir karar, söylenmeyen bir söz ya da bırakılacağı söylenip bırakılmayan bir alışkanlık, geceleyin kendine bir yüz bulabilir.

En sade ihtimal de elenmeden bırakılmaz: gün boyu zihni meşgul eden bir tartışma ya da yatmadan önce izlenen bir sahne, aynı gerilimi taşıyan bir görüntü olarak geri dönebilir. Klasik tasnifin nefsânî rüya için tarif ettiği yer de burasıdır.

Olumlu anlamları

  • Çağrıyı reddettiyseniz: kararın kişide kalması
  • Kovduysanız, uzaklaştırdıysanız: sahnede galip gelen tarafta olmak
  • Kaçtıysanız ve yakalanmadıysanız: klasik tabirde selamet tarafı
  • Bağlı, zincirli ya da âciz gördüyseniz: zararın etkisiz kalması
  • Sahne sizi korkutmadıysa: telkinin tutmaması

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Çağrıya uyup peşinden gittiyseniz: kaynakların ihtiyat tarafında okuduğu hâl
  • Pazarlık ettiyseniz, söz verdiyseniz: ertelenen bir karar
  • Sizi tutup bırakmadıysa: kopmayan bir bağ ya da bırakılamayan bir alışkanlık
  • Korku uyandıktan sonra da sürdüyse: tabir değil, sığınma bahsi
  • Rüyayı bir musallat teşhisi saymak: kimse rüyaya bakarak böyle bir hüküm veremez

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada şeytan görmek musallat olunduğu anlamına mı gelir?

Hayır. Tabirin verdiği şey sembolün kaynaklardaki karşılığıdır; kişi hakkında bir tespit değildir ve tespit yapacak bir aleti de yoktur. Bunun pratik sonucu şudur: aynı sahneyi gören iki kişi için aynı cümle kurulabilir, çünkü cümle sembole aittir, kişiye değil. Korku bırakan bir sahnede geleneğin sırası bellidir: önce kötü rüyadan Allah'a sığınmak, sonra rüyayı ehliyetsiz kişilere anlatmamak.

Rüyada şeytanı kovmak ile ondan kaçmak aynı şey midir?

Kaynaklarda bu iki fiil aynı satırda durmaz. Kovmak ve reddetmek sahnenin galibini değiştiren fiillerdir: kişi karşılık verir ve mesele orada kapanır. Kaçmak galibi değiştirmez, araya mesafe koyar; klasik tabirde bir tehlikeden kurtulmak genel olarak selamet tarafında okunsa da yakalanma korkusuyla süren bir kovalamaca kurtulmakla aynı sayılmaz. Ayırt edici soru şudur: sahne bir kararla mı bitti, yoksa siz uyanana kadar sürdü mü?

Rüyada şeytan görmek Diyanet'e göre ne demek?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımlanmış bir rüya tabiri sözlüğü bulunmadığı için bu sembole verilmiş kurumsal bir karşılık da yoktur. Diyanet yayınlarındaki ölçü şudur: rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez. Halk arasında kuruma nispet edilerek aktarılan yorumlar klasik tabirnâme literatüründen gelir; bu sayfadaki karşılıklar da o literatürden derlenmiştir ve dinî bir hüküm niteliği taşımaz.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
  • Kitapel-İşârât fî ilmi'l-ibârâtHalîl b. Şâhîn ez-Zâhirî
  • KitapKenzü'l-MenâmSeyyid Süleyman el-Hüseynî
  • İslami kaynakBuhârî, Ta'bîr 2, 10; Müslim, Rü'yâ 10 (2266); Muvatta, Rü'yâ 1

    Şeytanın Peygamber Efendimizin suretine giremeyeceğini bildiren rivayetin geçtiği kaynaklar.

  • AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
  • KitapHadislerle İslâm, c. 1, s. 467

    Diyanet İşleri Başkanlığı yayını; rüyaların hayra yorulması kaidesi.

  • Psikolojiİnsan ve SembolleriC. G. Jung
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı): "rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez"