Rüyada Çocuk Görmek
Güncellendi ·
Genel anlamı
Klasik sözlüklerde çocuk maddesi sevinçle açılmaz. Açılış satırı şudur: kucakta taşınan bir bebek görmek kaygı ve kederdir. Gerekçe de hemen yanında durur ve bütün bahsi tek cümlede toplar: çocuklar ancak sıkıntıya katlanılarak büyütülebilir.
Bu, çocuğun küçümsenmesi değildir. Sözlükler sembole duyguyla değil işlevle bakar; sordukları soru “sevindirir mi” değil, “neyi yapamaz”. Metinlerin çocukta saydığı üç eksiklik şudur: derdini anlatamaz, kendi malında tasarruf edemez, masrafı başkasının üstündedir. Bu sayfadaki okumaların neredeyse tamamı bu üçünden birine bağlanır ve aynı sahnenin kişiden kişiye niçin başka çıktığını da yine bu üçü açıklar.
İkinci eksen bunun tersidir ve aynı maddenin içinde durur: çocuk büyüdükçe okuma yükten müjdeye döner. Ergenliğe yaklaşmış oğlan müjde, erginlik çağına gelmiş oğlan izzet ve kuvvet olarak kaydedilir. Ölçü çocuğun kendisi değil, hangi yaşta durduğudur.
Kucaktaki bebeğe özgü sahneler rüyada bebek görmek sayfasında ayrıca ele alınır.
İslami rüya tabiri
Çocuğu kaç yaşında ve hangi sahnede gördünüz
| Rüyanızda ne oldu? | Kısaca nasıl okunur |
|---|---|
| Kucakta taşınan bir bebek gördünüz | Maddenin açılışı: kaygı ve keder |
| Ergenliğe yaklaşmış bir oğlan gördünüz | Müjde: yaklaşan bir haber |
| Erginlik çağına gelmiş bir oğlan gördünüz | İzzet ve kuvvet; artık kendi ayakları üstünde duran bir iş |
| Bir çocuğu kucağınıza alıp taşıdınız | Bir mülkün idaresi; bir işin başına geçmek |
| Taşıdığınız kız çocuğuydu | Bu sahnenin hayırlı tarafı |
| Küçük bir kız çocuğu buldunuz ya da size verildi | Sıkışıklıktaysanız açılma; değilseniz meşguliyet |
| Kucağınızda bir çocuk ağlıyor, bağırıyordu | Kaynakta beklenmedik bir satır var; aşağıda |
| Kendinizi çocuk olmuş gördünüz, eliniz dar | Masrafın bir süreliğine başkasına geçmesi |
| Kendinizi çocuk gördünüz, eliniz geniş | Kendi malınızda karar verememek |
| Kendinizi çocuk gördünüz, süren bir davanız var | Sözünüzü geçirememek, savunmanın eksik kalması |
| Kendinizi mektepte ders alırken gördünüz | Bir işten dönmek, bir yanlışı bırakmak |
| Yetkili ya da ilim sahibi biri olarak kendinizi mektepte gördünüz | Ters okunur: elde olan itibarın azalması |
| Herkes sıkıntıdayken yüzü güzel bir çocuk oraya girdi | O yerin tamamına gelen ferahlık |
| Hamileyken oğlan doğurduğunuzu gördünüz | Kaynak bu sahneyi tersine okur |
| Hamileyken kız doğurduğunuzu gördünüz | Aynı ters okuma |
| Hep aynı cinsiyeti görüp aynı cinsiyeti doğurduysanız | Ters okuma kalkar, kendi âdetiniz esas alınır |
| Erkek olarak çocuk doğurduğunuzu gördünüz | Oğlansa sıkıntı, kızsa ferahlık |
| Kızınızın doğduğunu gördünüz | Ferahlık tarafı; bir satırda masraf ve borç |
| Bir çocuğunuz oldu ve bakımı size kaldı | Dünyada bir artış, yanında bir yorgunluk |
| Çok sayıda çocuğunuz olduğunu gördünüz | Taşınamayan yük, bölünen ilgi |
| Ortalıkta küçük çocuklar vardı | Küçük ve geçici sıkıntılar |
| Küçük oğlunuzun adam olduğunu gördünüz | Kaynaklar burada ayrışır; aşağıda |
| Tanımadığınız bir çocuk gördünüz | Önce dostluğunu, sonra düşmanlığını gösteren zayıf bir taraf |
| Bir çocuğu öptünüz | Ona ayırdığınız bir hak; babasıyla kurulan yakınlık |
| Sütten kesilmiş bir çocuğu emzirdiniz | Kalkamamak; kapının üstünüze kapanması |
| Bir çocuğun aklının gittiğini gördünüz | Babasının elinin genişlemesi |
| Bir çocuk ezan okuyordu | Ana babasının bir iftiradan temize çıkması |
| Çocuk boğazlanıp kızartıldı ama kızartma pişmedi | Hakkında söylenenler asılsız; ölçü pişmişliktir |
| Çocuğunuzu kurban ettiğinizi gördünüz | Zâhiri ağır bâtını hayırlı sınıfı; adak, hac, çocuğunuzu evlendirmek |
| Kısır bir kadının doğurduğunu gördünüz | O sene için bolluk |
Yorumu, çocuğun yapamadığı şey belirler
Bahsin çekirdeği burada. Kendinizi çocuk olmuş gördüyseniz kaynak tek sahneyi üçe böler ve üçünün de gerekçesini yazar.
Süren bir davanız ya da anlaşmazlığınız varsa okuma nettir: sözünüzü geçiremezsiniz. Gerekçesi metinde duruyor: çocuk delilini açıkça ifade edemez. Bugünkü karşılığı mahkemeyle sınırlı değildir. Haklı olduğu hâlde toplantıda cümlesini bitiremeyen, itirazını dilekçeye dökemeyen, kendini anlatamadığı için haksız çıkan kişinin hâlidir bu.
Eliniz genişse okuma kısıtlanma tarafına geçer. Gerekçe yine metinde: çocuk hacir altında sayılır, malı üzerinde söz sahibi değildir, idaresi bir başkasına bırakılmıştır. Bunun karşılığı bir kayıp değil bir izin meselesidir: adınıza kurulmuş ama yönetimi başkasında olan bir iş, kendi hesabınızdan para çekmek için beklenen ikinci imza, size sorulmadan konan bir sınır.
Eliniz darsa okuma tersine döner ve rızık tarafına geçer, çünkü çocuğun külfeti kendisine değil ona bakana aittir. Somut hâli, masrafın bir süreliğine el değiştirmesidir.
Bu üç okumanın tesadüf olmadığını gösteren bir kayıt daha var. Bir metin aynı ölçüyü kuş bahsinde işletir: kafesteki kuş eşe, hastaya ve mahpusa yorulur, gerekçesi de yazılır. Tasarrufu elinden alınmıştır, girip çıkmayı kendi seçemez ve külfeti başkasına aittir. Aynı üç eksiklik.
Yetişkinin kendini çocuk görmesi bu yüzden genel olarak övülmez ve işleri anlayışsız yapmak diye okunur. Tek istisnası yazılıdır: kişi şiddetli bir darlık ya da sıkıntı içindeyse aynı sahne ferahlığa ve sıhhate çıkar.
Kucaktan yürümeye: yaş eşiği okumayı çevirir
Aynı maddede üç yaş üç ayrı satırdır. Kucaktaki bebek yük tarafındadır. Ergenliğe yaklaşmış oğlan müjdedir. Erginlik çağına gelmiş oğlan izzet ve kuvvet olarak kaydedilir; bunun bugünkü karşılığı, kurulurken sizi yoran şeyin artık sizi taşımaya başlamasıdır: iki yıl para yatırdığınız işin nihayet kendi masrafını çıkarması, okuttuğunuz çocuğun işe girmesi.
Bir çocuğu taşımak ayrı bir satırdır ve doğrudan bir mülkün idaresi diye okunur. Karşılığı bir işin idaresini üstlenmektir: birinin yerine bakmak, bir dosyanın sorumluluğunu almak, evin hesabını devralmak. Aynı yerde ince bir kayıt daha vardır: kız çocuğunu taşımak, oğlan taşımaktan hayırlı sayılır.
Herkesin sıkıntıda olduğu bir yere yüzü güzel bir çocuğun girdiğini görmek iki metinde birebir aynı yazılır: müjde yaklaşmıştır ve o yerin halkına ferahlık gelir. Bu satırın konusu tek bir kişi değil, bir topluluktur: iş yerinin tamamı, bir mahalle, bir hane.
Küçük oğlunun adam olduğunu görmek ise kaynakların gerçekten ayrıştığı yerlerden biridir. Bir metin bunu doğrudan kuvvet diye okur. İkincisi aynı cümleyi ağır tarafa çevirir, ama hemen ardından ayrı bir satır ekler: çocuklardan biri erginlik çağına erip erkeklere katılmışsa bu kuvvetlenme ve yardımdır. Yani ikinci metin iki sahneyi ayırır: bir gecede büyümüş çocuk ile vakti gelip yetişen çocuk. Bu sayfa ağır okumayı haber olarak aktarmaz; ecelin bilgisi tabircinin işi sayılmaz.
Kucağınızda ağlayan bir çocuk
Bahsin en beklenmedik satırı burada ve yaşanmış bir vaka olarak kayıtlı. Bir adam gelir, kucağında bir çocuğun bağırdığını gördüğünü söyler. Aldığı cevap rüyayı hiç konuşmaz: Allah’tan kork ve ud çalma. Aynı okuma öbür metinde kaide hâline gelmiştir: kucağında çocuk olan kişi ud çalar.
Tâbirci burada çocuğu çocuk olarak okumamıştır; sahnenin şeklini okumuştur. Kucakta tutulan, göğse dayanan, elle uğraşıldıkça ses veren bir şey. Bu satırın bugün öğrettiği asıl şey de budur: kaynak bazen sembolün adına değil, sahnenin biçimine bakar. Rüyanızı hatırlarken çocuğun kim olduğu kadar nasıl durduğu da yazılmalıdır.
Ağlamanın kendisi için ayrıntı rüyada ağlayan bebek görmek sayfasındadır.
Cinsiyet: kaynakların gerçekten ayrıştığı yer
Türkçe sitelerde bu bahis ya hiç yazılmaz ya da ters yazılır. Klasik sözlüklerin çoğunluk okuması şudur: kız çocuğu ferahlık, oğlan çocuğu meşguliyet. Gerekçe bir kelime bağıdır ve metinde açıkça durur: kaynak dilde ferahlığı karşılayan kelime ile kızı niteleyen kelime aynı harflerden kurulur.
Bunun en somut hâli mahpus satırıdır: kız çocuğunun doğması, hapisteki kimse için tahliyedir. Aynı yerde bir liste daha var. Kuşatma altındaki, davası sıkışan, borçlu ya da eli dar olan biri küçük bir kız çocuğunu bulur yahut kucağına alırsa sıkıntısı o çocuğun müjdesiyle açılır. Bu hâllerden biri yoksa satır meşguliyet tarafına döner.
Hamileyken görülen rüya ters okunur ve sebebi yazılıdır: tevilde kız ferahlık, oğlan meşguliyet sayıldığı için tâbirciler bu sahneyi tersine çevirmişlerdir. Hemen ardından da geleneğin kendi istisnası gelir ve bu istisna sayfanın en işe yarar satırıdır: bir kadın hamileliği boyunca hep oğlan görüp oğlan doğuruyorsa ters okuma kalkar, tefsir onun kendi âdetine göre yapılır. Kaide, kişinin kendi tecrübesinin önüne geçmez. Bu bahsin sahneleri rüyada doğum yapmak ve rüyada hamile olduğunu görmek sayfalarında ayrıca açılır.
Şimdi ayrışmanın kendisi. Aynı sözlüğün çocuk maddesinde, kız ile oğlanın yerini değiştiren bir satır durur: çocuk sahibi olmak yine kaygı diye açılır, fakat âkıbet erkek çocukta övülür, kız çocukta zemmedilir. Bu, geleneğin kendi içinde taşıdığı eski bir katmandır; aynı yön, tabir literatürünün tercüme yoluyla tanıdığı İslam öncesi metinlerde de görülür ve gerekçesi orada yazılıdır, kızın çeyiz masrafı. Nitekim kız çocuğunun doğduğunu görmeyi borç altına girmek diye okuyan satır da aynı hesaptan gelir; ona eşlik eden satır sahneyi tersine çevirir ve yine borç hesabına bağlar, bir ömür haberine değil.
Buradan çıkacak sonuç şudur: cinsiyet üzerinden kesin bir hüküm kurulmaz. Kaynaklar bu noktada tek ses değildir ve ikisi de bir çocuğun değeri hakkında değil, kendi dönemlerinin masraf ve ferahlık hesabı hakkında konuşur.
En ürkütücü iki sahne ve kaynağın onları okuma biçimi
Klasik metinlerin insanı en çok korkutan satırları bu bahiste toplanır. İlginç olan şu: kaynak o sahneleri haber olarak değil, ölçü olarak okur.
Birincisi, bir çocuğun boğazlanıp kızartıldığı ama kızartmanın pişmediği rüyadır. Metin bunu bir kayıp diye okumaz, iftira diye okur. Çocuk hakkında çirkin şeyler söylenmiştir ve söz ona ancak ateşin ete dokunduğu kadar dokunmuştur. Ölçü de yazılıdır: söylenenler doğru olsaydı kızartma pişerdi. Çocuk o sözlere konu olacak durumda değilse zulüm ana babaya geçer; yalanla suçlanırlar, haklarında çok konuşulur ve ateş kızartmayı pişirmedikçe bunların hepsi asılsız kalır. Bugünkü karşılığı fazlasıyla tanıdıktır: okulda çocuk hakkında dolaşan bir söz, aile hakkında mahallede konuşulanlar, bir velinin adının karıştığı bir dedikodu.
İkincisi, kişinin kendi çocuğunu kurban ettiğini görmesidir. Bir metin bu rüyayı zâhiri çirkin, bâtını hayırlı sınıfına koyar ve karşılıklarını tek tek sayar: verilen bir adağın yerine getirilmesi, ibadet için yola çıkmak, anneye faydası dokunmak, çocuğunu evlendirmek, akrabayla arayı düzeltmek, emanetleri sahibine geri vermek. Gerekçesini de yazar: bu okuma Hz. İbrâhim’in oğlunu kurban etme rüyasına kıyasla kurulmuştur.
Bu iki satır sayfanın omurgası sayılabilir: klasik tabir, çocukla ilgili en ağır sahneyi bile bir haber olarak değil bir hâl olarak okur.
Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır çocuğunuzun ömrü, sağlığı ya da geleceği hakkında bilgi vermez; bir doğumun cinsiyetini de bildirmez. Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir ve dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir.
Çocuk, görünmediği hâlde başka sahnelerin arkasından çıkar
Sözlükler çocuğu kendi maddesinde bırakmaz. Omurga çocukla tabir edilir: belinde zayıflık yahut kuvvet gören bunu evladına nispet eder. Ökçe de aynı yere konur, çünkü kişinin ardında kalan iz odur. El kardeş sayılırken parmaklar evlat sayılır. Boğazlanan ya da binilen bir oğlak ile kuzu doğrudan evlat bahsine gider. Kuş maddesi ikisini birden verir: kuşlar çocuklara yorulur, çünkü nefisler onlarla sevinir.
Bu sahnelerden biri rüyanıza girdiyse, hele elinizden çıktıysa ya da kırıldıysa, bahsi yalnız kendi başlığında aramayın.
Psikolojik açıdan
Psikolojik okumada rüyadaki çocuk çoğu zaman gerçek bir çocuk değil, henüz taşımayı öğrenmediğiniz bir sorumluluğun sureti sayılır: bakılması gereken, ilgi isteyen, ihmal edildiğinde sesini duyuran bir şey.
Bu yüzden çocuk rüyası en çok iki dönemde anlatılır. Yeni bir şeye başlanan günlerde ve yorgunluğun arttığı günlerde. Anne babalarda çocuğun kaybolduğu sahne çok yaygındır; bu, gündüz taşınan tedirginliğin uykuda sürmesi olarak açıklanır ve bir işaret sayılmaz. O sahnenin klasik okuması ayrı sayfadadır: rüyada kaybolan çocuk görmek.
Klasik gerekçeyle modern okumanın buluştuğu yer de burasıdır. İkisi de çocuğa değil, çocuğun getirdiği yüke bakar. Biri ona kaygı der, öbürü sorumluluk; ölçtükleri şey aynıdır.
Olumlu anlamları
- Ergenliğe yaklaşmış ya da yetişmiş bir oğlan gördüyseniz: müjde, izzet ve kuvvet
- Bir çocuğu kucağınıza alıp taşıdıysanız: bir işin idaresini üstlenmek
- Küçük bir kız çocuğu bulduysanız ve sıkışıklıktaysanız: sıkıntının açılması
- Sıkıntıdaki bir yere güzel yüzlü bir çocuk girdiyse: o yerin tamamına gelen ferahlık
- Eliniz darken kendinizi çocuk gördüyseniz: masrafın bir süre başkasına geçmesi
Dikkat edilmesi gerekenler
- Kucakta taşınan bir bebekse: kaynakların açılış okuması kaygı ve keder
- Çok sayıda çocuğunuz olduysa: taşınamayan yük, bölünen ilgi
- Süren bir davanız varken kendinizi çocuk gördüyseniz: sözünüzü geçirememek
- Eliniz genişken kendinizi çocuk gördüyseniz: kendi malınızda karar verememek
- Sütten kesilmiş bir çocuğu emzirdiyseniz: kalkamamak, bir kapının kapanması
Rüyanın detaylarına göre yorumu
Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.
Hangi haldeydi?
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
İlgili rüyalar
Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.
Sık sorulan sorular
Rüyada çocuk görmek iyiye mi kötüye mi yorulur?
Klasik sözlükler bu maddeyi sevinçle açmaz. Açılış satırı kucakta taşınan bebeği kaygı ve keder tarafında kaydeder ve gerekçesini de yazar: çocuklar ancak sıkıntıya katlanılarak büyütülebilir. Ama aynı maddenin ikinci satırı okumayı çevirir: ergenliğe yaklaşmış oğlan müjde, erginlik çağına gelmiş oğlan izzet ve kuvvettir. Yani soru "çocuk iyi midir" değil, "hangi yaştaydı ve sahnede ne oldu" olmalıdır.
Rüyada kız çocuk mu erkek çocuk mu daha hayırlı sayılır?
Klasik metinlerin çoğunluk okuması halkın beklediğinin tersidir: kız çocuğu ferahlık, oğlan çocuğu meşguliyet tarafında yazılır. Kaynak dilde ferahlığı karşılayan kelime ile kızı niteleyen kelimenin aynı harflerden kurulması bu bağın gerekçesidir. Buna karşılık aynı külliyatın içinde yönü ters çeviren bir satır da vardır. Bu yüzden sayfa cinsiyetten kesin bir hüküm çıkarmaz; kaynaklar burada tek ses değildir ve konuştukları şey bir çocuğun değeri değil, dönemin masraf hesabıdır.
Rüyada kendini çocuk görmek ne anlama gelir?
Kaynak bu tek sahneyi görene göre böler ve her birinin gerekçesini yazar. Eliniz darsa okuma rızık tarafındadır, çünkü çocuğun külfeti kendisine değil bakanına aittir. Eliniz genişse kısıtlanmadır, çünkü çocuk kendi malında tasarruf edemez. Süren bir davanız varsa sözünüzü geçirememektir, çünkü çocuk delilini açıkça ifade edemez. Genel olarak yetişkinin kendini çocuk görmesi övülmez ve işleri anlayışsız yapmak diye okunur; ancak şiddetli bir darlık içindeyse aynı sahne ferahlığa çıkar.
Hamileyken rüyada oğlan gördüm, kız mı doğuracağım?
Klasik metinler bu sahneyi tersine okur ve sebebini de yazar: tevilde kız ferahlık, oğlan meşguliyet sayıldığı için tabirciler bu rüyayı ters çevirmişlerdir. Ama hemen ardından geleneğin kendi istisnası gelir: bir kadın hamileliği boyunca hep oğlan görüp oğlan doğuruyorsa ters okuma kalkar ve tefsir onun kendi âdetine göre yapılır. Yani kaide kişinin kendi tecrübesinin önüne geçmez. Hiçbiri bir cinsiyet bildirimi değildir; doğumla ilgili bilgi hekimden alınır.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
bâbü's-sâd, sabî ve sabiyye maddeleri; bâbü'l-vâv, veled ve vilâde maddeleri; ayrıca ez-zebh ve er-radâ bahisleri
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm
es-sabî, el-vilâde, es-sulb ve el-akib bahisleri
- KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
21. bâb, insanların rüyası bahsi. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.
- KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî
rüya çeşitleri faslı, zâhiri mezmûm bâtını mahmûd nevi; ayrıca kuş ve kafes faslı
- İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
- WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?
Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)