Rüyada Ağlayarak Dua Etmek
Güncellendi ·
Genel anlamı
Dua ediyordunuz ve bir noktada gözünüzden yaş geldi; belki ne istediğinizi söylerken, belki hiçbir şey söylemeden. Uyandığınızda hatırladığınız şey sözler değil, o ağlamaydı.
Klasik tabirde bu sahnenin ölçüsü tam olarak oradadır. Dua bahsinde yorum ne istediğinize ve hangi hâlle istediğinize bakar; gözyaşı eklendiğinde bakılacak ayrıntı bir tane daha artar ve bu ayrıntı beklendiği gibi gözyaşının miktarı değildir. Kaynakların ayırdığı şey gözyaşının sesidir. Sessiz ağlamak ile feryat ederek ağlamak iki ayrı bahis olarak kaydedilir, üstelik hem ağlamak maddesinde hem dua maddesinde aynı ayrım tekrarlanır. Maddenin genel çerçevesi rüyada dua etmek sayfasındadır; buradaki sayfa yalnızca gözyaşının eklendiği sahneye bakar.
İslami rüya tabiri
Birinci soru: ağlamanız sessiz miydi, sesli mi?
Kaynakların bu sahnede sorduğu ilk ve en belirleyici soru budur.
Nablusî dua maddesinde bu iki hâli yan yana koyar ve aralarına açık bir sınır çeker:
Dua baskın bir şiddet ve çığlıkla olursa musibetlere ya da fitnelere delâlet eder. Dua gizli olursa mübarek bir evlâtla rızıklanır.
Ta’tîru’l-enâm, dua bahsi
Aynı ayrım ağlamak maddesinde de kurulur. İbn Gannâm şartı daha kısa söyler:
Rüyada ağlamak sevinçtir, yanında inleme ya da yüksek bir çığlık yoksa; varsa gam ve hüzündür.
Ta’bîru’r-rü’yâ
Müntehabü’l-kelâm da gözle ağlamayı sevinç tarafında kaydeder ve beraberinde feryat, çığlık ya da inleme bulunduğunda bunun musibet ve keder olacağını söyler. Aynı eser tabir usûlünü anlattığı bölümde bu okumayı bir örnek olarak kullanır: ağlamanın ferah olarak yorulması, yanında inleme bulunmadığı sürece geçerlidir. Bu, tek bir kaynağın kaydı değil, geleneğin üzerinde buluştuğu bir ölçüdür.
Bu yüzden sessizce ağlayarak dua ettiyseniz sahne kaynakların olumlu tuttuğu taraftadır. Bağırarak, dövünerek ya da yaka yırtarak dua ettiyseniz okuma ağırlaşır; ancak buradaki kayıt da bir ceza değil, uyandıktan sonra kalan hissin yorumu hangi tarafa çektiğine dair bir işarettir.
İkinci soru: gözyaşı neden geldi?
Nablusî ağlamanın sebebini üç başlıkta sayar ve üçünü birden olumlu tarafta kaydeder.
Ağlamak Allah korkusundan, bir Kur’an dinlemekten ya da bir günaha pişmanlıktan ise, ferahlığa, sevince, gam ve sıkıntıların gitmesine delâlet eder.
Ta’tîru’l-enâm, ağlamak bahsi
Dua ile birlikte gelen gözyaşı çoğunlukla bu üç sebepten birine bağlanır, çünkü duanın kendisi zaten bir yakarıştır. Gündelik karşılığı sade olabilir: uzun süre ertelenmiş bir özür, hatırlandıkça rahatsız eden bir davranış, ya da bir meselenin ilk defa gerçekten kabul edilmesi. Nablusî aynı yerde bu ağlamanın susuz kalmış ve yağmura ihtiyacı olan kimse için yağmurun inmesine de delâlet ettiğini ekler; gözyaşı ile yağmur arasındaki bu bağ İbn Gannâm’da da geçer ve gözyaşı yağmur mertebesinde sayılır.
Buna karşılık öfkeyle, isyanla ya da birine beddua ederken dökülen gözyaşı bu üç başlığın hiçbirine girmez. Kaynaklar bedduayı duadan ayrı bir bahis olarak ele alır; o sahne bu sayfanın değil, kök maddenin konusudur.
Üçüncü soru: nerede ve hangi hâlde duruyordunuz?
Karanlıkta ve darda kalmış hâlde edilen dua, kaynakların en açık şekilde ferahlık tarafında tuttuğu sahnedir.
Karanlıkta Rabbine dua eden gamdan kurtulur.
Müntehabü’l-kelâm
Bu kayıt Nablusî’nin dua maddesinde de aynı cümleyle durur. Ağlayarak edilen dua rüyalarda sıklıkla tam bu dekorla gelir: gece, yalnızlık, kapalı bir oda ya da yolu görünmeyen bir yer. Kaynakların buradaki okuması sahnenin karanlığını bir uğursuzluk değil, duanın edildiği darlık olarak alır.
Müntehabü’l-kelâm aynı tarafı başka bir yerde bir daha kaydeder ve kederli, çaresiz kalmış dua edenin duasının kabul edileceğini söyler; gerekçesini de dua ederken gözün göğe doğru kalkmasına bağlar. Bu iki kayıt birlikte okunduğunda ortaya çıkan ölçü şudur: ağlayarak dua etmenin ağırlığı, kaynaklarda sahnenin aleyhine değil lehine işler.
Mekân da ayrıca dikkate alınır. Nablusî duanın icâbete delâlet etmesini özellikle mescid ve cami gibi Allah’ın evlerinde edilmiş olmasına bağlar; böyle bir yerde ağlayarak dua ettiyseniz o mekânın kendi bahsi de yorumun içine girer.
Dördüncü soru: yanınızda kimse var mıydı?
Gizlice ve kendi başınıza ağlamak ile kalabalık içinde ağlamak kaynaklarda ayrı kaydedilir.
Nablusî gizli yani sessiz ve kimseye duyurulmayan duayı bereket tarafında kaydeder. Müntehabü’l-kelâm ise kişinin yalnız kendisi için ettiği duayı ayrıca anar. Kimsenin görmediği bir yerde ağlayarak dua etmek bu sebeple bir eksiklik değil, kaynakların özellikle andığı hâldir.
Bir topluluk içinde ağlayarak dua ediliyorsa okuma değişir ve birlik tarafına geçer. Nablusî bir topluluğun dua üzerinde toplanmasını nimetlerde artış, bereket, izzet ve sıkıntının gitmesi olarak kaydeder. Rüyada herkesin birlikte ağladığı bir dua meclisi gördüyseniz bu, kişisel bir yakarıştan farklı okunur.
Kaynakların uyarıyla andığı tek sahne, duada gösterişin bulunmasıdır. Nablusî ve Müntehabü’l-kelâm, içinde Allah’ın adı geçmeyen bir duayı riyâ tarafında kaydeder. Bu ölçü gözyaşına da uygulanabilir: rüyada ağladığınızı başkalarına göstermeye çalışıyorsanız sahnenin okuması o tarafa kayar.
Ne demek değil: Rüyada ağlayarak dua etmek, başınıza bir musibet geleceği anlamına gelmez. Türkçede yaygın olan “rüyada ağlamak sevinçtir” sözü de olduğu gibi bir kural değildir; kaynaklardaki hâli bir şarta bağlıdır ve o şart gözyaşına eşlik eden sestir. Yine bu rüya, duanızın kabul edildiğine dair elinize geçmiş bir belge de değildir. Klasik usûlde rüya zannî bilgi verir, kat’î delil sayılmaz; rüyaya dayanarak bir karardan vazgeçilmez ya da bir karar verilmez. Rüya çeşitleri arasındaki ayrımlar rüya çeşitleri sayfasında toplanmıştır.
Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz.
Psikolojik açıdan
Ağlamanın uykuda gelmesi, gündüz tutulduğu anlamına gelir. Bu sahne çoğunlukla kişinin kendini toplamak zorunda kaldığı dönemlerle birlikte anlatılır: hasta bir yakının yanında güçlü görünmek, çocukların önünde sakin kalmak, işte sorun yokmuş gibi davranmak.
İkinci yaygın okuma muhatap arayışıdır. Dua bir seslenmedir ve gözyaşı o seslenmeye eşlik ediyorsa, mesele genellikle derdin kendisinden çok onu anlatacak kimsenin bulunmamasıdır.
Sahnenin bıraktığı his burada özellikle kayda değerdir. Ağlayarak uyanmak ile ferahlıkla uyanmak aynı rüyayı iki ayrı yere götürür; klasik usûlün sorduğu soru da zaten budur.
Olumlu anlamları
- Sessizce, ses çıkarmadan ağlayarak dua ettiyseniz: kaynakların ferahlık ve sıkıntının gitmesi tarafında tuttuğu sahne
- Gözyaşı bir pişmanlıktan ya da Allah korkusundan geldiyse: haşyet tarafında; kaynaklarda açıkça olumlu kaydedilir
- Karanlıkta ağlayarak dua ettiyseniz: gamdan kurtulma tarafında
- Kimse görmeden, kendi başınıza ağlayarak dua ettiyseniz: gizli duanın bereket tarafında okunması
Dikkat edilmesi gerekenler
- Bağırarak, çığlık atarak dua ettiyseniz: kaynakların musibet ve fitne tarafında ayrı tuttuğu hâl
- Ağlamaya dövünme, yaka yırtma ya da feryat eşlik ettiyse: gam ve hüzün tarafında
- Ağlayarak dua etmek isteyip ses çıkaramadıysanız: dile getirilemeyen bir ihtiyaç
Dua rüyasının diğer ayrıntıları
Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.
Ne oldu, ne yaptınız?
Hangi haldeydi?
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
Ana yoruma dön
Bu rüyanın genel anlamı ve tüm ayrıntıları için.
İlgili rüyalar
Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.
Bağlantılı semboller
Sık sorulan sorular
Rüyada ağlayarak dua etmek iyiye mi işarettir?
Kaynaklar tek bir cevap vermez, gözyaşının sesine bakar. Nablusî ağlamayı Allah korkusundan, bir Kur'an dinlemekten ya da bir günaha pişmanlıktan gelmişse ferahlık ve sıkıntıların gitmesi tarafında kaydeder. Aynı eser, duanın baskın bir şiddet ve çığlıkla edilmesini ise ayrı ele alır. Yani sahneyi iyiye ya da ağıra çeken şey ağlamanın kendisi değil, ona eşlik eden sestir.
Rüyada hüngür hüngür ağlayarak dua etmek ne demek?
Bu, kaynakların temkinli tuttuğu taraftır. İbn Gannâm rüyada ağlamayı sevinç olarak kaydeder, ancak yanında inleme ya da yüksek bir çığlık bulunmaması şartını koyar; varsa gam ve hüzün der. Müntehabü'l-kelâm da aynı ayrımı kurar. Buradaki kayıt bir ceza hükmü değildir; uyandıktan sonra kalan hissin ağır olması hâlinde yorumun o tarafa bakacağını söyler.
Rüyada ağlayarak dua ettim, uyandığımda gerçekten ağlıyordum, bu ne anlama gelir?
Yastığın ıslak olması bu rüyada yaygındır ve tek başına bir anlam taşımaz. Klasik usûl yorumdan önce rüyanın kim tarafından, nerede ve ne zaman görüldüğünün tespit edilmesini ister. Yakın zamanda bir kayıp yaşandıysa ya da uzun süredir taşınan bir yorgunluk varsa, sahne çoğunlukla o yükün uykuda boşalması olarak okunur ve yorum ancak bu tespitten sonra kurulur.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
- İslami kaynakMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm
- AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
