Rüyada Hasta Olmak
Güncellendi ·
Genel anlamı
Bu rüyadan uyanan insanın ilk düşündüğü şey bellidir: bir şey mi olacak. Klasik sözlüklerin cevabı, bugün Türkçe internette hiç geçmeyen bir cümledir ve beklenenin tam tersini söyler. Hastalık rüyada bedenin değil kalbin işidir. Maddeyi açan karşılık nifaktır: içinin dışına uymaması, söylenenle yapılanın ayrışması.
Bunun hemen arkasından gelen satır sayfanın tamamını yönetiyor. Kendini hasta gören kişinin o yıl dini eksilir, bedeni sağlam olur. Aynı hüküm üç ayrı eserde durur ve ikisi bunu bir kaideye bağlar: hastalıkların geneli dinde okunur, ama bu rüya bedenin sıhhatini gerektirir. Yani gelenek bu sahneyi bir hastalık haberi olarak değil, gevşemiş bir tarafın uyarısı olarak kaydetmiştir.
Bir eserin koyduğu ön eleme de burada işe yarıyor: kötü görünen bir rüya çoğunlukla olacak şeyi değil, yakın zamanda olmuş şeyi anlatır. Onun için tabirden önce sorulacak soru şudur: son günlerde gerçekten hasta oldunuz mu, evde yatan biri var mı. Cevap evetse o rüyanın hükmü yoktur; uykuya geçen şey gündüz taşınandır. Sahne hastanede geçtiyse okuma rüyada hastane görmek bahsine kayar.
İslami rüya tabiri
Bu maddede tek bir hastalık yoktur. Kaynaklar hastalığı kimin gördüğüne, kimin hasta olduğuna, hastalığın cinsine ve bedende neyin değiştiğine göre ayırır ve her ayrımda hüküm baştan kurulur.
Hangi hastalık sahnesini gördünüz
| Rüyanızda ne oldu? | Kısaca nasıl okunur |
|---|---|
| Kendinizi hasta gördünüz | O yıl gevşeyen bir taraf; beden okuması sağlam tarafta |
| Darlıktaydınız, kendinizi hasta gördünüz | Sıkıntının kalkması; hastalık şiddeti götürür |
| Eliniz genişken gördünüz | Muhtaçlık: birine el açmak zorunda kalmak |
| Yolculuğa hazırlanıyordunuz | Yolun durması, planın ertelenmesi |
| Süren bir çekişmeniz var | Karşı tarafın ağır basması |
| Bir arzunuz, bir isteğiniz vardı | O işin zorlaşması, kapının geç açılması |
| Tanıdığınız birini hasta gördünüz | Yorum o kişiye gider |
| Tanımadığınız birini hasta gördünüz | Yorum size döner |
| Eşinizi hasta gördünüz | Onun dini tarafında okunur, bedeni sağlam sayılır |
| Babanızı hasta gördünüz | Okuma başa taşınır; baş babanın yerindedir |
| İki oğlunuzu hasta gördünüz | Okuma göze taşınır; göz evlat sayılır |
| Küçük çocuğunuzu hasta gördünüz | Ana babaya düşen gam ve tasa |
| Bir âmiri, idareciyi hasta gördünüz | Himmetinin zayıflaması, karşı tarafın öne geçmesi |
| Halkın tamamı hastaydı | Kıtlık ve geçimin durgunlaşması |
| Biri size hastalığından şikâyet etti | Ondan size geçen bir tasa |
| Şikâyet eden uyanıkken hasmınız | Okuma tersine döner: ferahlık ve sevinç |
| Hastalık sıcaktı, yakıyordu | Üstünüzdeki bir yetkiden gelen sıkıntı |
| Hastalık kuruydu | Malın yerinde harcanmaması |
| Nöbetli, gelip giden bir hastalıktı | Farzlarda gevşeme; nöbetin düzeni ayrıca okunur |
| Ateşiniz, hummanız vardı | Kapanan bir borç, yerine gelen bir söz |
| Bir uzvunuz titriyordu | Titreyen yere göre okunur |
| Vücudunuz kaşınıyordu | Akrabaların hâlini yoklamak |
| Şişmiştiniz, kilo almıştınız | Elin genişlemesi; hasta için kurtuluş |
| Zayıflamış, erimiştiniz | Malın azalması ve hâlin gevşemesi |
| Bir tabip yanınıza girdi | İlletin kalkması, doğru öğüdün gelmesi |
| Size ilaç verildi ve içtiniz | Dinde düzelme; tadı acıysa kısa süren bir sıkıntı |
| Bir hırsız girdi, bir şey almadan çıktı | Evdeki hastanın kurtulması |
| Gerçekten hastasınız ya da yakınınız hasta | Önce şu sorulur: rüya olmuş bir şeyi mi anlatıyor |
Sözlükler hastalığı bedende değil kalpte arar
Maddenin açılışı tek kelimedir ve bugünkü rüya sitelerinin hiçbirinde bu kelime geçmez: nifak. Bir eser bu karşılığın altına ayrıca şerh düşer, yani kelimeyi tesadüfen kullanmamıştır.
Bugünkü karşılığı ahlâk dersi değil, insanın kendi bildiği şeydir: verilip tutulmayan söz, yüzüne başka arkasından başka konuşulan bir iş arkadaşı, her sabah bir sebep bulunup ertelenen mesele. Kaynak aynı maddede bunu daha da açar: kendini hasta gören kişi için çok bâtıl ve bozgunculuk kaydı düşülür.
Aynı yerde üç kayıt daha var ve üçü de sahneyi bambaşka yerlere taşır. Hastalık bir yerde malın harcanması, bir yerde tövbe, dua ve yalvarmadır. Üçüncüsü geleneğin en insanî cümlelerinden biridir: hastalık aşktır, aşk da bir hastalıktır. Yani içini kemiren şey bir günah da olabilir, kimseye söyleyemediği bir bağlılık da.
Aynı hastalık, kimin üstüne düştüğüne göre döner
Bu maddede en çok iş gören ayrım budur ve bir eser kaideyi doğrudan yazar: tek bir şeyi, onu görenin hâlinin farklılığına göre değerlendir.
Darlıkta olan biri kendini hasta görürse kurtulur. Gerekçesi metinde yazılıdır: hastalık şiddeti giderir. Karşılığı tanıdıktır; aylardır süren bir davanın karara bağlanması, ödenemeyen bir taksitin yapılandırılması, dayanılmaz hâle gelmiş bir işten çıkabilmek. Aynı yerde daha açık bir nakil durur: kendini hasta gören kişi düşmanlarını alt eder, rahat yaşar, eline büyük bir mal geçer.
Eli geniş biri kendini hasta görürse okuma tersine döner. Karşılığı muhtaçlıktır ve gerekçe yazılıdır: her hasta muhtaçtır. Bugünkü hâli birinden borç istemek, tek başına yapılan işte ilk defa yardım çağırmak, hesabı başkasının ödemesine razı olmak.
Yolculuğa hazırlanan biri için yol durur. Gerekçe yine yazılıdır: hastalar hareketten men edilmiştir. Karşılığı iptal edilen bir bilet, ertelenen bir tayin, çıkmayan bir izindir.
Bir arzusu ya da ihtiyacı olan için o iş zorlaşır, çünkü tabipler hastaya canının çektiğini vermez. Süren bir çekişmesi olan için hasmı ağır basar; kaynak burada hastayı hasmın, tabibi de yardımcının delili sayar. Bunların hiçbirinde bulunmayan sıradan bir insan içinse okuma tek kelimedir: boşta kalmak.
Rüyada hasta olan siz değilseniz
Ayrımı yapan şey hastalığın kendisi değil, o kişiyi tanıyıp tanımadığınızdır. Tanıdığınız biriyse yorum ona gider; tanımadığınız biriyse rüyayı görene döner. Mantığı basittir: meçhul şahıs sözlüklerde çoğunlukla görenin kendisidir.
Bundan sonrası maddede tek tek sayılıdır ve her birinin gerekçesi yazılıdır. Babasını hasta gören kişide okuma başa taşınır, çünkü baş sözlüklerde babanın yerine geçer; bir eser bunu yaşanmış bir vaka olarak nakleder. İki oğlunu hasta gören kişide okuma göze taşınır, çünkü göz ile evlat birbirinin yerine geçer; başka bir eserde aynı bağ ters yönden kurulup gerekçesi yazılır: iki göz evlat gibidir, sevilir ve onlarla yol bulunur.
Geri kalanı da somuttur. Küçük çocuğun hastalığı ana babaya düşen gam ve tasadır. Muallimin hastalığı öğrencilerinin dağılması, âlimlerin hastalığı dinde zayıflamadır. Bir idarecinin hastalığı himmetinin düşmesi ya da karşı tarafın öne geçmesidir. Halkın tamamının hasta olduğu sahne umumi okunur: kıtlık ve geçimin durgunlaşması. Aynı satırda bunun tabiplere kazanç diye de kaydedilmesi, geleneğin tek bir işareti mesleğe göre nasıl ters çevirdiğini gösterir.
Bir sahne daha kayıtlıdır ve çok görülür: biri size hastalığından şikâyet eder. Karşılığı, şikâyet edenden size geçen bir tasadır. Ama o kişi uyanıkken hasmınızsa okuma tamamen döner ve ferahlık tarafına geçer.
Hastalığın cinsi: sıcak, kuru, nöbetli ve ateşli
Kaynaklar hastalığın mizacıyla sıkıntının cinsi arasında birebir eşleme kurar ve iki eser bunun iki maddesinde bağımsız olarak birleşir.
Sıcak, yakan hastalık üstünüzdeki bir yetkiden gelen sıkıntıdır: bir müdür, bir kurum, hakkınızda karar veren bir merci. Kuru hastalık malın yerinde harcanmamasıdır; karşılığı savrulan bir para, alınıp kullanılmayan bir şey, geri ödenmeyen bir borçtur. Nöbetli, gelip giden hastalık farzlarda gevşemedir ve nöbetin düzeni ayrıca okunur: her gün tutan ateş bir işte ısrar, gün aşırı tutan bedeli ödenip dönülmüş bir hata, dört günde bir tutan ise defalarca dönüp yine aynı yere düşmektir.
Ateş ve humma ayrı bir maddedir ve şaşırtıcı biçimde borç tarafında okunur: borcun kapanması. Gerekçesi yazılıdır, humma günahlara keffaret sayılır. Aynı yerde ateş verilmiş bir sözün yerine gelmesi diye de geçer. Kaynak sayıyı bile hesaplar: borç ise altmış dirhem olabilir, çünkü bir günlük ateş bir yılın karşılığı sayılır. Karşılığı bugün nettir; kapanan bir kredi, silinen bir icra, sözü verilip unutulmuş bir ödemenin nihayet gelmesi. Ayrıntısı rüyada borç görmek sayfasındadır. Aynı madde ters yönde bir kayıt daha taşır: kendini ateşler içinde gören kişinin ömrü uzar, bedeni sağlam olur, malı çoğalır ve insanlar ona sığınır.
Bedende ne olduğu: titreme, kaşıntı, şişme, zayıflama
Bu ayrım bugünkü sayfalarda hiç aktarılmıyor, oysa rüyayı hatırlayan insanın elinde tam da bu ayrıntı kalıyor.
Titreme zorluktur ve nerede olduğuna göre bölünür: başta ise üstünüzdeki kişiden gelen bir sıkışma, sağ elde geçimin daralması, uylukta akraba tarafından gelen bir zorluk, bacaklarda hayatın kendisinde, ayaklarda ise malda. Kaşıntı akrabaların hâlini yoklamaktır; kaşındıkça dinmiyorsa altından kalkılamayan bir iş gelir, dindiyse yorulup sonunda rahatlamak.
Şişme ve kilo almak elin genişlemesi ve hâlin düzelmesidir; hasta olan biri için doğrudan kurtuluş sayılır. Zayıflama ve erime ise malın azalmasıdır. Kan aldırmak ayrı bir ölçüyle okunur: bedenin kanı çıkarmaya ihtiyacı varsa âfiyet ve borcun kapanması, yoksa tersi.
Bir de en çok merak edilen taraf var: şifa hangi sahnede sayılır. Kaynaklar bunu tek bir hüküm değil bir işaretler kümesi olarak verir. Bedende genişleme, yüksek bir yere ya da meyveli bir ağaca tırmanmak, tatlı su içmek, suyla yıkanmak, uzaktan koyun ve sığır görmek. Tırmanma sahnesinde eserler ayrışır: biri yüksek yere çıkmayı doğrudan şifa sayar, öbürü çıkışın kolay mı zor mu olduğuna bakar ve zorlanarak varılan zirveyi işin uzaması diye okur; ayrıntısı rüyada dağ görmek sayfasındadır. Sezgiye aykırı bir kayıt daha var: dişlerin dökülmesi sağlam kişilerde yatağa düşmek diye okunurken hastalarda çabuk kurtuluş sayılır.
Tabip, kaynaklarda hekim değil âlimdir
Sözlüklerdeki tabip beyaz önlüklü bir doktor değildir. Maddenin ilk cümlesi onu âlim diye tarif eder; müftü, fakih, kadı ve vaiz de aynı yerde tabip sayılır. Eşitlemenin gerekçesi kaynakta yazılıdır ve Hz. Îsâ’ya nispet edilen bir söze bağlanır: tabip ancak hastanın yanına girer. Bir eser şerhini de düşer, tabibi âlime hastayı da günah sahibine benzetir. Bu, sayfanın açılışını tamamlıyor: hastalık nifaksa, tabip de o nifakı gideren kişidir.
Bunun sahnedeki karşılıkları nettir. Tabip hastanın yanına girerse illet kalkar; sağlam birinin yanına girerse okuma ters yöne döner ve ona ihtiyaç duyulacak bir hâl olarak kaydedilir. Bir eser bunu genel bir kaideye bağlar: bir sanat sahibini ya da aletlerinden birini gören ona muhtaç olur. Bir âlimin size öğüt verdiğini görmek ise doğrudan kalpten şüphenin ve nifakın çıkması, dinin düzelmesi diye okunur.
Maddede iki kayıt daha var. Tabip insanın annesidir; annenin sözlüklerdeki karşılığı da geçim ve dayanaktır, ayrıntısı rüyada anne görmek sayfasındadır. İkincisi bir uyarıdır: kefen satan bir tabip görülürse ondan sakınılsın, kaynak onu tababetinde hain sayar. Bugünkü karşılığı tanıdıktır; çözüm getirdiğini söyleyip meseleyi büyütenden medet ummak.
İlaç ayrı bir maddedir ve karşılığı dinde düzelmedir: bedenini düzeltmek için ilaç içen dinini düzeltir, almazsa haktan sapar. Ölçü ise ilacın tadıdır. Kolay içilen her ilaç hastanın şifasına delildir; tadı acı, güç yutulan ilaç ardından iyileşme gelen kısa bir sıkıntıdır. Sarı renkli her şurup ise hastalık tarafında okunur ve bu, maddedeki tek renk kaydıdır.
Hırsız, kaynakların hastalığı ikinci kez yazdığı yer
İki eser hırsız maddesini şu cümleyle açar: hırsız rüyada hastalıktır, tabiatlardan bir illettir. Rengi de ayrılır; siyahsa sevdâ, kırmızıysa kan, sarıysa safra, beyazsa balgam.
Asıl değerli olan devamıdır, çünkü teşhisi de neticeyi de sahneye bağlar. Bir şey götürdüyse hastalık götürdüğü şeyin cinsine göre okunur. Bir şey almadan çıktıysa geçici bir sıkıntı gelir ve çabuk geçer; evde hasta biri varsa doğrudan onun kurtulması sayılır. Hırsıza yapıştıysanız o hastalığın çaresini öğrenir ve ona ulaşırsınız. Ayrıntısı rüyada hırsız görmek sayfasındadır.
Ne demek değil: Bu sayfadaki hiçbir satır sizin ya da bir yakınınızın sağlığı hakkında bilgi değildir. Burada bir teşhis, bir tedavi önerisi ya da bir hastalığın seyrine dair ima yoktur ve klasik metinler de bu maddeyi bir sağlık haberi olarak kurmaz. Yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm, fetva ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı ve rüyalarla amel edilmeyeceği belirtilir. Kendinizin ya da bir yakınınızın sağlığından endişeliyseniz muhatabınız hekiminizdir. Sahneyi doğru okumanın usûlü rüya tabiri nasıl yapılır sayfasındadır.
Psikolojik açıdan
Psikolojik okumada hastalık rüyaları çoğunlukla bedenle değil taşıma kapasitesiyle ilgilidir. Rüyayı anlatan kişinin hatırladığı ayrıntı da genellikle hastalığın adı değil, yataktan kalkamamış olmasıdır: durdurulma hissi.
İki sık grup var. Birincisi uzun süredir dinlenmemiş kişilerdir; rüya burada bir uyarı değil, ertelenmiş bir yavaşlama talebidir. İkincisi gerçekten bir sağlık süreci yaşayan ya da yakınında hasta bulunan kişilerdir ve o sahne bir işaret değil, gündüz taşınan kaygının uykuda devam etmesidir. Klasik tabircilerin yorumdan önce kişinin gerçek hâlini sorması da aynı sebeptendir.
Kimsenin ilgilenmediği hastalık sahnesi de sık bildirilir ve genellikle yalnız başa çıkma duygusunu gösterir: rahatsız eden şey hasta olmak değil, hasta olduğunun fark edilmemesidir. Sahne yataktan çıkamamak üzerine kurulduysa okuma rüyada yatak görmek bahsine geçer.
Olumlu anlamları
- Darlıktaysanız: sıkıntının kalkması; kaynaklarda hastalık şiddeti götüren şeydir
- Ateşiniz varsa: kapanan bir borç, yerine gelen bir söz
- Bir tabip yanınıza girdiyse: illetin üstüne gidilmesi, doğru öğüdün gelmesi
- Dağa ya da meyveli bir ağaca tırmandıysanız: şifa tarafında sayılan sahne
- Tatlı su içtiyseniz ya da yıkandıysanız: hastanın âfiyeti
Dikkat edilmesi gerekenler
- Eliniz genişken gördüyseniz: muhtaçlık; kaynakta gerekçesi her hastanın muhtaç olmasıdır
- Yolculuğa hazırlanıyorsanız: yolun durması, planın ertelenmesi
- Süren bir çekişmeniz varsa: karşı tarafın ağır basması
- Bir arzunuz ya da isteğiniz varsa: o işin zorlaşması
- Halkın tamamı hastaysa: kıtlık ve geçimin durgunlaşması
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
Bağlantılı semboller
Sık sorulan sorular
Rüyada hasta olmak hastalanacağım anlamına mı gelir?
Klasik sözlükler bunun tam tersini yazar. Hastalık maddesi bedenle değil kalple açılır ve nifak tarafında okunur; hemen ardından gelen cümle de şudur: kendini hasta gören kişinin o yıl dini eksilir, bedeni sağlam olur. Yani gelenek bu rüyayı bir sağlık haberi olarak değil, taşınan şeyde bir gevşeme uyarısı olarak kaydeder. Hiç kimse bir rüyaya bakarak sağlık hükmü veremez; gerçek bir endişeniz varsa muhatabınız hekiminizdir.
Rüyada iyileşmek ne anlama gelir?
Kaynaklar şifayı tek bir sahneyle değil, bir işaretler kümesiyle verir: bedende genişleme ya da kilo, yüksek bir yere yahut meyveli bir ağaca tırmanmak, tatlı su içmek, suyla yıkanmak, kolay içilen bir ilaç. Bunlardan birinin geçtiği sahne kaynaklarda âfiyet tarafında sayılır. Tırmanma sahnesinde iki eser ayrışır: biri yükselmeyi doğrudan şifa sayar, öbürü çıkışın kolay mı zor mu olduğuna bakar ve zorlanarak çıkılan yolu işin uzaması diye okur.
Rüyada bir yakınımın hasta olduğunu gördüm, ona bir şey mi olacak?
Kaynaklarda bu sahne ikiye ayrılır ve ayrımı tanıyıp tanımadığınız yapar: tanıdığınız biriyse yorum o kişiye, tanımadığınız biriyse rüyayı görene döner. İkisi de bir sağlık haberi değildir. Eşini hasta gören kişi için verilen okuma bile bedeni sağlam tarafta bırakır. Bir yakınınızın sağlığından gerçekten endişeliyseniz doğru adım rüya yorumu aramak değil, onu hekime yönlendirmektir.
Rüyada doktor görmek ne anlama gelir?
Sözlüklerde tabip bir hekim değil bir âlimdir; müftü ve fakih de aynı maddede tabip sayılır. Eşitlemenin gerekçesi kaynakta yazılıdır ve Hz. Îsâ'ya nispet edilen bir söze bağlanır: tabip ancak hastanın yanına girer. Bir eser bunu açıkça şerh eder, tabibi âlime hastayı da günah sahibine benzetir. Bu yüzden tabibin hastaya girmesi illetin kalkması, âlimin öğüt vermesi ise kalpten şüphe ve nifakın çıkması diye okunur.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
bâbü'l-mîm, maraz maddesi; ayrıca tabîb, devâ, hummâ ve lıss maddeleri
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Gannâm
bâbü'l-mîm, el-maraz bahsi; ayrıca lâm babındaki el-lıss bahsi
- KitapMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
hastalıklar, ağrılar ve âfetler babı ile tedaviler, ilaçlar ve şuruplar babı. İbn Sîrîn'e nispet edilir; nispeti sahih değildir.
- KitapTa'bîru'r-rü'yâİbn Kuteybe
meseller ve mütedâvel lafızlar faslı; tabip ile âlimin eşitlendiği yer
- KitapKavâidü tefsîri'l-ahlâmŞihâbüddîn en-Nablusî
tek şeyin görenin hâline göre değerlendirilmesi faslı; rüyanın vaktine dair dördüncü fasıl
- İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
- WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?
Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı)