Rüyada Balık Yemek
Güncellendi ·
Genel anlamı
Balık yemek rüyanın en sık anlatılan sofra sahnelerinden biri ve klasik kaynaklar burada beklenmedik bir yere bakar: balığın nasıl pişirildiğine.
Sözlüklerde aynı balık, kızartılmışsa bir şey, ateşte közlenmişse başka bir şey, tuzlanmışsa bambaşka bir şey anlatır. Bu ayrıntı çoğu Türkçe aktarımda tamamen düşer ve geriye tek bir genel yorum kalır. Aşağıdaki bölümler kaynakların bu sofrayı nasıl ayırdığını takip ediyor.
İslami rüya tabiri
Birinci soru: balık canlı mıydı?
Sudan yeni çıkmış balığı yemek doğrudan menfaattir.
Canlı bir balık görüp onu sudan yahut başka bir yerden alarak yediğini gören: bu menfaate delâlet eder.
Ta’tîru’l-enâm
Aynı maddede canlı balık yemek için ikinci ve daha yüksek bir karşılık daha var: kişinin hükümdara ulaşması, yani bir makama ya da yetkili birine erişmesi.
İkisinin ortak yanı tazeliktir. Beklemeden, bozulmadan, aradan zaman geçmeden elde edilen bir şey kastediliyor.
İkinci soru: balık nasıl pişmişti?
Pişme biçimi kaynakta üç ayrı hükme bağlanıyor.
Kızartılmış balık duanın kabulüne delâlet eder. Denildi ki: ateşte pişirilmiş balık, ilim talebi için bir yolculuktur.
Ta’tîru’l-enâm
Tuzlu balık ise ayrı bir satırda ve ters yönde.
Tuzlu balık yediğini görene yorgunluk ve şiddet isabet eder.
Ta’tîru’l-enâm
Üçü yan yana konunca görülen şey şu: hazırlanmış balık hayra, saklanmış balık zahmete yoruluyor. Kızartma ve közleme o an yapılan, tuzlama ise zamana karşı yapılan bir işlem.
Üçüncü soru: tuzlu balığa bakmak mı, onu yemek mi?
Kaynak aynı maddede tuzlu balık için iki ayrı hüküm verir ve ikisi de gerekçeli.
Tuzlu balık hayra ve kalıcı mala delâlet eder, çünkü tuz balığı bozulmaktan korur.
Ta’tîru’l-enâm
Bu, bir önceki bölümdeki kaydın tersi gibi görünüyor ama değil. Ayrım fiilde: balığın kendisi kalıcı maldır, çünkü korunmuştur; onu yemek ise yorgunluktur, çünkü tuzlu yemek zahmetlidir.
Gerekçelerin metinde yazılı olması bu maddenin en öğretici yanı. Sözlük hükmü havadan vermiyor, nesnenin kendi özelliğinden çıkarıyor. Aynı maddede tuzlu balık için üçüncü bir kayıt daha geçer ve orada okuma hizmetlilerden gelen bir gam tarafındadır.
Dördüncü soru: sofrada başka ne vardı?
Bir sahne ayrıca kaydedilmiş: kokmuş balığı tercih etmek.
Nablusî önünde temiz ve iyi bir yemek dururken kokmuş bir balık yiyen kişi için ayrı bir satır açar. Burada okunan şey balık değil, tercihtir: elinin altındaki iyi olanı bırakıp bozuk olana yönelmek.
Balığın büyüklüğü ve sayısı da sofrada ölçü olmaya devam eder. Küçük balık kaynakta gam sayılır ve gerekçesi yazılıdır: kılçığı etinden çoktur, yiyene zahmet verir. Hem büyük hem küçük balığın bir arada bulunduğu bir sofra ise sakıncasız sayılıp doğrudan rızka yorulur.
Balığın sudan nasıl çıkarıldığı, suyun duruluğu ve avlanma sahnesi ayrı okunur; tamamı rüyada balık tutmak sayfasında. Maddenin sayı ekseniyle açılan genel çerçevesi ise rüyada balık görmek sayfasında.
Ne demek değil: Balık yemek tek başına bolluk müjdesi değildir; kaynakların aynı maddede yorgunluk ve sıkıntı kayıtları da vardır. Klasik usûlde rüya bir hüküm kaynağı sayılmaz ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da rüyaların delil olmadığı, rüyalarla amel edilmeyeceği açıkça belirtilir.
Buradaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz.
Psikolojik açıdan
Yemek sahneleri rüyada doyma ve alma duygusuyla birlikte anlatılır; balık bunlar içinde emek isteyen bir yiyecektir, çünkü ayıklanması gerekir.
Bu yüzden balık yeme rüyaları sıklıkla uğraşılarak elde edilen bir şeyin ardından görülür. Kolay gelen değil, üzerinde çalışılmış bir kazanç.
Kılçık ayrıntısı da anlamlıdır. Klasik metnin küçük balığı zahmete yorması ile gündelik his aynı yere bakar: faydası az, uğraşması çok bir işin ardından görülen sofra, rüyada da rahat bir sofra olmaz.
Olumlu anlamları
- Sudan yeni çıkarıp canlı yediyseniz: doğrudan menfaat
- Kızartılmış balıksa: kaynaklarda duanın kabulü tarafında
- Izgara, közlenmiş balıksa: ilim için çıkılan bir yol
- Hem büyük hem küçük balık bir aradaysa: sakıncası yok, rızık tarafında
Dikkat edilmesi gerekenler
- Tuzlu balık yediyseniz: yorgunluk ve sıkıntı
- Kokmuş balık yiyip önünüzdeki temiz yemeği bıraktıysanız: kaynakta ayrı kayıtlı
- Küçük ve kılçıklı balıksa: zahmeti faydasından çok bir iş
- Yemek yarıda kaldıysa: tamamlanmamış bir menfaat
Balık rüyasının diğer ayrıntıları
Rüyanızdaki ayrıntıyı seçin, o ayrıntıya özel yoruma gidin.
Rüya günlüğü
Siz de bu rüyayı gördünüz mü?
Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.
Ana yoruma dön
Bu rüyanın genel anlamı ve tüm ayrıntıları için.
İlgili rüyalar
Rüyanızdaki sahne bunlardan birine daha çok benziyorsa oradan devam edin.
Sık sorulan sorular
Rüyada balık yemek ne anlama gelir?
Kaynaklar sahneyi balığın hâline göre ayırır. Nablusî canlı balığı sudan alıp yiyen için doğrudan menfaat kaydeder. Pişme biçimi ise ayrı bir eksendir: kızartılmış balık duanın kabulü, ızgara balık ilim talebiyle çıkılan bir yolculuk, tuzlu balık yemek ise yorgunluk ve şiddet olarak yazılır. Yani aynı yemek üç ayrı sofrada üç ayrı şey anlatır.
Rüyada tuzlu balık yemek neden olumsuz okunur?
Burada kaynağın kendi içinde ilginç bir ayrımı var. Tuzlu balığı yemek yorgunluk ve sıkıntı olarak kaydedilir; ama tuzlu balığın kendisi hayır ve kalıcı mal sayılır ve gerekçesi de yazılıdır: tuz balığı bozulmaktan korur. Yani balığa bakmakla onu yemek aynı hüküm değildir. Aynı maddede tuzlu balık için bir de hizmetlilerden gelen bir gam kaydı geçer.
Rüyada kızarmış ya da ızgara balık yemek ne demek?
İkisi ayrı kaydedilmiştir. Kızartılmış balık için kaynak duanın kabulünü yazar. Izgara, yani ateşte pişirilmiş balık için ise ilim talebiyle çıkılan bir yolculuk kaydedilir. İkisinin de ortak yanı balığın hazırlanmış olmasıdır; ham bir imkân değil, üzerinde emek harcanmış bir şey kastedilir.
Kaynaklar
Bu yorumda başvurulan kaynak alanları
Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.
- KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
- İslami kaynakMüntehabü'l-kelâm fî tefsîri'l-ahlâm
- AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
