Rüyapedia
Nesneler

Rüyada Kitap Görmek

Güncellendi ·


Genel anlamı

Para gibi harcanmaz, ekmek gibi tükenmez. Kitap, tabirin ele aldığı nesneler arasında kabı ile içi birbirinden ayrılabilen az sayıdaki örnekten biridir: cilt elinizde durabilir ve içindeki size hiç geçmemiş olabilir. Bu sembolün bütün ayrımları o boşluktan çıkar.

Arapçada kitâb “yazılmış olan” demektir; ciltli bir eseri de, gönderilmiş bir yazıyı da, konulmuş bir kaydı da karşılar. Türkçe aynı genişliği deyimlerinde tutmuştur: “kitabına uydurmak”, “kitabında yeri olmamak”, “birinin kitabını okumak”. Üçünde de kastedilen ciltli nesne değil, insandan bağımsız duran yazılı ölçüdür. Muabbirin dilin iştikakını ve deyimlerini bilmesi klasik usûlde ehliyet şartları arasında sayılır (TDV İslâm Ansiklopedisi, “Rüya” maddesi); bu sembolde şartın karşılığı doğrudan görünür.

Yazılı olanın ikinci niteliği kalıcılıktır. Söz söylenir ve geçer, yazı siz bakmasanız da yerinde durur. Klasik okumanın kitabı ilim ve haber başlıklarında toplaması bu iki nitelikten çıkar: içine ulaşılması gereken bir muhteva, ve unutulsa bile yerinde kalan bir kayıt.

Bu sayfa genel kitabı ele alır. Rüyada görülen şey Kur’an-ı Kerim ise okuma bambaşka bir yerden kurulur; rüyada Kur’an görmek sayfasına bakılmalıdır. Aradaki fark şudur: orada yorumun merkezinde nesneye gösterilen saygı ve üstlenilen emanet vardır, burada merkezde içindekine ulaşılıp ulaşılamadığı durur.

İslami rüya tabiri

İbn Sîrîn’e nispet edilen külliyat, Abdülganî en-Nablusî’nin Ta’tîru’l-enâm fî ta’bîri’l-menâm’ı ve Halîl b. Şâhîn ez-Zâhirî’nin el-İşârât fî ilmi’l-ibârât’ı gibi tabirnâmelerde yazılı olan, ilim ve haber başlıklarıyla anılır. Bu maddede cildin rengi, kalınlığı ya da yeni olup olmadığı belirleyici sayılmaz; bakılan şey muhtevanın kişiye geçip geçmediğidir.

Rüya; mekâna, hâle ve görene göre farklı yorumlanır. Aşağıdaki karşılıklar herkeste aynı okunmaz.

Ne demek değil: Kitap görmek bir tahsil haberi değildir. Sembol yazılı olanın kendisini karşılar; onunla ne yapılacağını değil.

Cilt mi vardı, içi mi

Bu sembolün ilk ve en ayırıcı sorusu budur, çünkü kitap elde tutulduğu hâlde ulaşılmamış olabilen bir şeydir. Türkçedeki “açık kitap” deyimi de tam bu sebeple içini saklamayan şey demektir.

Kitabın açılması ve yazının görünür hâle gelmesi, kapalı duran bir şeyin içine girilmesi yönünde okunur. Gündelik karşılığı bellidir: aylardır kimsenin açmadığı bir hesabın maddeleriyle önünüze gelmesi, imzaladığınız bir sözleşmenin şartlarını nihayet tek tek görmeniz.

Kapağı hiç açılmayan kitap ise engel tarafında değil, mesafe tarafında durur: adı alınmış, içine girilmemiştir. Rafa dizilip okunmamış kitap, kaydolunup başlanmamış kursla aynı yerde kaydedilir.

Ne demek değil: Kapalı kitap bir yasak alâmeti sayılmaz. Kapalı olan, size kapatılmış olan değil, sizin henüz açmadığınızdır.

Yazı yerinde duruyor muydu

Yazının kalıcılığı bu sembolün ikinci eksenidir. Söz uçtuğu için tabirde ayrı, yazı durduğu için ayrı okunur.

Harflerin net durması ve okunanın akılda kalması, elde tutulanın gerçekten sizde kalması yönünde ele alınır: bir işin usulünü artık bakmadan uygulayabilmek, bir konuyu başkasına anlatabilecek hâle gelmek.

Yazının silikleşmesi, harflerin dağılması ya da tanınmayan bir alfabeyle karşılaşılması eksiklik tarafındadır. Buradaki eksiklik kişide değil elindeki malzemededir: yarım anlatılmış bir mesele, ucu açık bırakılmış bir yazı, kaynağı belli olmayan bir haber.

Okunup hiçbir şeyin akılda kalmaması ayrı kaydedilir ve yazının niteliğinin tam tersidir: kalması beklenen şey kalmamıştır.

Rüyanızı bulun

Rüyanızda ne oldu? Kısaca nasıl okunur
Kitabı açtınız, yazı okunuyordu Kapalı duranın içine girmek
Cilt elinizdeydi, hiç açmadınız Adı alınmış, başlanmamış iş
Okudunuz ve aklınızda kaldı Bilginin sizde durması
Okudunuz ama hiçbir şey kalmadı Kalması beklenenin kalmaması
Yazı silikti ya da tanımadığınız bir alfabeydi Elinizdeki malzemenin eksikliği
Sayfaları çevirdiniz, hepsi boştu Adı konmuş, içi dolmamış bir şey
Kitap yırtıktı, formaları eksikti Yarım ulaşan aktarım
Islanmış ya da yanmış bir kitap gördünüz Dışarıdan gelen bozulma
Size kitap verildi Verenden eksilmeyen bir şeyin elinize geçmesi
Siz birine kitap verdiniz Verdiğiniz hâlde sizde de kalan fayda
Bedelini ödeyip satın aldınız Emek karşılığı elde edilen bilgi
Raf dolusu kitap vardı, birini seçemediniz Ayıklanmamış yığın
Dağınık kitapları topladınız, dizdiniz Birikenin tasnif edilmesi
Bir kitabı birine sesli okudunuz Yazılı olanın sesle aktarılması
Yerini bildiğiniz kitabı bulamadınız Elde olduğu hâlde kullanılamayan imkân

Kitap el değiştirdiyse

Kitabın verilip alınması tabirde mal bahsinden ayrı durur ve ayrımın sebebi doğrudan nesnenin kendisindedir: kitabı veren, verdiğini kaybetmez. Ekmek verilince azalır, para verilince eksilir; kitapta muhteva her iki tarafta birden kalır. Klasik metinlerin bu sahneyi ilim başlığı altında kaydetmesinin mantığı budur.

Bu yüzden size kitap verilmesi bir yük devri olarak değil, çoğalma olarak okunur: elinize, verenin elinden eksilmemiş bir şey geçmiştir. Gündelik karşılığı genellikle küçüktür ve yazıya bağlıdır; birinin bildiğini size yazması, elinize bir belgenin geçmesi, bir tanıdığın tecrübesini aktarması.

Sizin vermeniz de aynı sebeple kayıp sayılmaz. Öğretilen şey öğretende durmaya devam eder; bu sahnede okunan, karşınızdakine geçen değil, ikinizde birden kalan şeydir.

Bedel ödenerek alınan kitap ayrı durur, çünkü araya emek girer. Bu sahnenin mal tarafı için rüyada para görmek sayfasındaki ölçüler birlikte okunabilir.

Bir kitap mı, kitaplar mı

Bu sembolü tek nesneli sembollerden ayıran bir özellik daha var: kitap sayıyla gelir. Raf, yığın ya da sandık dolusu kitap sık anlatılan bir sahnedir ve tek kitaptan farklı okunur.

Çokluk burada bolluk tarafında değil, ayıklanmamışlık tarafındadır: toplanmış ama tasnif edilmemiş bir birikim. Karşılığı çoğunlukla şudur; malzeme fazladır, hangisinin işe yarayacağı belli değildir.

Sahnenin tersi de kaydedilir. Dağınık kitapları toplamak, dizmek ya da yığından bir tanesini seçip almak, ayıklamanın nihayet yapılması yönünde okunur.

Yerini bildiği kitabı bulamamak ise üçüncü bir hâldir ve kaybetmekle karıştırılmamalıdır: kitap durur, yeri de bilinir, ulaşılamaz. Okuması, elde olduğu hâlde kullanılamayan bir imkândır.

Yırtık, boş ve bozulmuş kitap

Bozulma hâlleri iki ayrı yere düşer ve ayrım, kap ile iç ayrımının aynısıdır.

Kap bozulmuşsa (yırtık, formaları eksik, ıslanmış, yanmış) okuma yarım ulaşan aktarım tarafındadır: başlanıp bitirilmemiş bir öğrenme, tamamlanmamış bir söz, yarısı gelen bir haber. Bozulmanın dışarıdan gelmiş olması ayrıca kaydedilir; o durumda eksiklik rüyayı görene yazılmaz.

Kap sağlam olduğu hâlde iç boşsa sahne başkadır. Cilt yerindedir, sayfalar açılır, yazı yoktur. Bu, adı konmuş ama karşılığı henüz oluşmamış şeyler tarafında ele alınır: kurulmuş ama işlemeyen bir düzen, verilmiş ama içi doldurulmamış bir söz.

Hiçbiri bir felaket alâmeti değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı yayını Hadislerle İslâm’da (c. 1, s. 467) Hz. Peygamber’in rüyaların daima hayra yorulmasını istediği kaydedilir.

Bu sayfadaki yorumlar klasik tabir literatüründen derlenmiştir; dinî bir hüküm veya fetva niteliği taşımaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlarında da belirtildiği üzere rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez.

Psikolojik açıdan

Kitap anlatımlarında en çok tekrar eden ayrıntı okunamayan yazıdır: kişi metni görür, harfleri seçer, ama cümle bir türlü kurulmaz. Bu genellikle henüz adı konmamış bir mesele ile ilişkilendirilir; kişi neyi düşündüğünü bilir, ona verecek kelimeyi bulamamıştır.

Sembolleri kişinin iç dünyasındaki karşılıklarıyla okuyan yaklaşımda (C. G. Jung, İnsan ve Sembolleri) yazılı olan, birikmiş ve bir kenara konmuş içeriğin görüntüsü sayılır. Açılmamış kitabın ertelenmiş uğraşlarla, raf dolusu kitabın ise yetişilemeyen bir listeyle birlikte anlatılması bu çerçevede ele alınır.

Bu imgeyi rüyada okul görmek anlatımlarından ayıran nokta, sahnede başka kimsenin bulunmamasıdır. Orada bir saat, bir sınav ve bir ölçen vardır; kitapta ölçü koyan kimse yoktur, kişi metinle baş başadır. Bu yüzden kitap rüyaları çoğunlukla telaşla değil, sessizlikle anlatılır.

Okunmamış kitapların birikmesi de sık bildirilir. Bu, bir yetersizlik göstergesi olarak değil, kişinin kendine ayırdığı zamanın daraldığı dönemlerle ilişkilendirilir: alınmış, saklanmış, sırası hiç gelmemiş şeyler.

Olumlu anlamları

  • Kitabı açıp yazıyı okuyabildiyseniz: kapalı duran bir şeyin içine girmek
  • Okuduğunuz sayfa aklınızda kaldıysa: bilginin sizde durması
  • Size kitap verildiyse: verenin elinden eksilmeyen bir şeyin elinize geçmesi
  • Siz kitap verdiyseniz: verdiğiniz hâlde sizde de kalan fayda
  • Bedelini ödeyip aldıysanız: emek karşılığı elde edilen bilgi
  • Dağınık kitapları toplayıp dizdiyseniz: birikenin ayıklanması

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Cilt elinizdeydi ama içini hiç görmediyseniz: adı alınmış, içine girilmemiş iş
  • Yazı silikse, harfler tanınmıyorsa: elinizdeki malzemenin eksikliği
  • Sayfalar bomboşsa: adı konmuş, içi henüz dolmamış bir şey
  • Kitap yırtıksa, formaları eksikse: yarım ulaşan bir aktarım
  • Raf dolusu kitaptan birini seçemediyseniz: ayıklanmamış yığın; mahrumiyet hükmü değil

Rüya günlüğü

Siz de bu rüyayı gördünüz mü?

Anonim olarak kaydedilir. Ad, e-posta veya kişisel veri toplanmaz.

Bağlantılı semboller

Sık sorulan sorular

Rüyada kitap okumak ne anlama gelir?

Bu sahnede bakılan şey okuma fiilinin kendisi değil, okunanın kalıp kalmadığıdır. Klasik okumanın kitabı ilim tarafında tutmasının sebebi yazının kalıcı olmasıdır: söz söylenip geçer, yazı siz bakmasanız da yerinde durur. Harflerin net durması ve okunanın akılda kalması, elde tutulanın gerçekten sizde kalması yönünde ele alınır. Okunduğu hâlde hiçbir şeyin kalmaması ise bunun tam tersi olarak ayrı kaydedilir.

Rüyada kitap hediye almak ne demek?

Kitabın el değiştirmesi tabirde mal bahsinden ayrı durur ve ayrımın sebebi nesnenin kendisindedir: kitabı veren verdiğini kaybetmez. Ekmek verilince azalır, para verilince eksilir; kitapta muhteva her iki tarafta birden kalır. Bu yüzden size kitap verilmesi bir yük devri olarak değil, çoğalma olarak okunur. Gündelik karşılığı genellikle yazıya bağlı ve küçüktür: elinize bir belge geçmesi, birinin bildiğini size yazması.

Rüyada yırtık kitap görmek ne anlama gelir?

Yırtık, formaları eksik, ıslanmış ya da yanmış kitap bozulmanın kap tarafına düşer ve yarım ulaşan bir aktarım olarak ele alınır: başlanıp bitirilmemiş bir öğrenme, tamamlanmamış bir söz, yarısı gelen bir haber. Bakılan şey kaybın büyüklüğü değil, aktarımın tamamlanmamış olmasıdır. Bozulmanın dışarıdan gelmiş olması ayrıca kaydedilir; o durumda eksiklik rüyayı görene yazılmaz.

Rüyada kitap görmek ile Kur'an görmek aynı şey midir?

Aynı değildir ve kaynaklarda ayrı ayrı ele alınır. Mushaf bahsinde yorumun merkezinde nesneye gösterilen saygı ve üstlenilen emanet vardır; sahnedeki fiil, yani okumak, dinlemek ya da verilmek, ayrı ayrı kaydedilir. Genel kitapta ise merkezde içindekine ulaşılıp ulaşılamadığı durur. Rüyada gördüğünüz şey Kur'an-ı Kerim ise o sayfaya bakılmalıdır; iki bahsi birbirinin yerine koymak yorumu baştan yanlış yere çeker.

Kaynaklar

Bu yorumda başvurulan kaynak alanları

Metinler bu kaynaklardan kopyalanmaz; sembolün klasik tabir literatüründeki ve psikolojideki karşılıkları araştırılıp karşılaştırılarak yazılır.

  • İslami kaynakTabirnâme geleneği (İbn Sîrîn'e nispet edilen külliyat)
  • KitapTa'tîru'l-enâm fî ta'bîri'l-menâmAbdülganî en-Nablusî
  • Kitapel-İşârât fî ilmi'l-ibârâtHalîl b. Şâhîn ez-Zâhirî
  • KitapHadislerle İslâmDiyanet İşleri Başkanlığı

    c. 1, s. 467: rüyaların daima hayra yorulmasının istenmesi

  • AkademikTDV İslâm Ansiklopedisi, "Rüya" maddesi
  • Psikolojiİnsan ve SembolleriC. G. Jung
  • WebRüyalarla Amel Etmek Gerekir mi?

    Diyanet Haber (Diyanet İşleri Başkanlığı): "rüyalar bir delil değildir, onlarla amel edilmez"